Özür Dileriz!

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 05/12/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Evet. Bu satırlardan tüm toplum adına sizlerden özür diliyorum. Sizleri ne kadar ihmal ettiğimizi hep unuttuk. Gören gözlerimizle sizleri göremedik. Sağlam ayaklarımızla yanınızdan hızla yürüyüp geçtik. Oysa ki bir çoğunuzun gözü bizimkiler gibi görüyordu bir zamanlarda. Bir çoğunuz bir zamanlar bizler gibi yürüyebiliyordu. Bir çoğunuz belki toplumun her alanında cemiyet yaşamına çok büyük katkılar sağlıyordunuz. Ve hiç kimsenin yaşamak istemeyeceği bir durumla karşılaşarak yaşam yetilerinizin bazılarını kaybettiniz. Maalesef bizler toplum olarak sizlerin kaybettiklerinizle aslında bizlerin neler kaybettiğini hiç anlayamadık.
Özürlülere Özürlülük!
3 Aralık Dünya Özürlüler günüydü. Böyle bir günün varlığından bir çoğumuzun haberi yoktu belki. Kimilerimiz ise gazete sütunlarından böyle bir günün varlığından haberdardı ancak hepsi bununla sınırlıydı. Her zaman söylemişimdir, biz özürlülere karşı özürlü olan bir toplumuz. Bugün yurdumuzun dört bir yanında binlerce engelli vatandaşımız var. Ve bu insanların hepsi birimizin babası, birimizin annesi, birilerimizin kardeşi, çocuğu, teyzesi. Daha düne kadar ülkemizde engelli vatandaşlarımız için yaşam standartları çok düşüktü. Hatta engelli bir vatandaşımızın toplum yaşamı içinde yeri yoktu. Tabiri yerindeyse engelli vatandaşlarımızın tüm zorlukları ile cemiyet hayatının dışına itiliyordu. 90'lı yıllarında başında hayata küsmeyen, tüm zorluklara inat yaşama dört elle sarılan bazı engelli öncüler bir sivil toplum hareketi başlattılar. Kendilerine olan ilgisizliğe küsmediler. Toplumu ve engelli vatandaşlarımızı bu konuya daha duyarlı ve bilinçli kılmak için çalışmalar başlatıldı. İstanbul'a ve bu şehirde yaşayanlara ilkleri yaşatan dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'da tamamen bir dönüşüm başlattı. O dönemde kentin her noktası engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını kolaylaştıracak ve yaşam standartlarını yükseltecek bir şekilde değişime uğradı. O güne kadar engelli vatandaşlarımızın hiçe sayıldığı bir çok uygulama yeniden yapılandırıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi kadroları engelli vatandaşlarımıza açıldı. Otübüs durakları, umumi tuvaletler, alışveriş merkezleri, sinemalar, kamu binaları, trafik ışıkları, tramvay ve metro istasyonları, yaya kaldırımları, yaya geçitleri, üstgeçitler ve daha bir çok mekan revize edilerek engelli vatandaşlarımız için hareket alanları oluşturuldu. Yine o dönemde kurulan bütün sivil toplum kuruluşlarına büyük destekler sağlandı. Bu hareketlere öncülük eden bir avuç yürekli insanın önü açıldı. Sn. Başbakanımızın başlatmış olduğu bu süreç daha sonra da çığ gibi büyüyerek devam etti. Bir sonraki dönemin başkanı Sn. Ali Müfit Gürtuna'da engelli vatandaşlarımız konusunda çok büyük duyarlılık gösterdi. Özellikle "Can'da Özür Olmaz" diyerek başlatılan kampanya ülkenin her köşesinde büyük yankılar uyandırdı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan merkez ile şehirdeki bütünleşik sorunlar koordine edildi. Ve hızla çözüme kavuşturuldu. Sn. Recep Tayyip Erdoğan 59. hükümeti kurduğu zaman bu konuda bölgesel değil ulusal bir çözüm hareketi başlattı. Engelli vatandaşlarımız için özel bir yasa çıkartıldı. Engelli vatandaşlarımızın eğitim, sağlık, hukuk gibi birçok alandaki hakları yasa ile garanti altına alındı. Yine bu yasa ile tüm bu yaşam biçiminin standartları belirlendi. Yine 59. hükümet bugüne kadar oluşturulmuş sivil toplum kuruluşlarının ve kurulacak olan derneklerin çalışma alanlarını genişleterek katılımcı bir toplumun önünü açmış oldu. Ve Sn. Başbakanımız bu konudaki hassasiyetlerini bir kez daha sergilemiş oldu. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu dönem "2005 yılında 2005 akülü araba" kampanyasına öncülük ediyor. Omurilik Felçlileri Derneği ile birlikte yürütülen bu kampanya için çok özel hazırlıklar yapıldı. Bu gibi daha bir çok konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmaları sürüyor. İşte bu noktada en büyük görev bizlere düşüyor.
Gönüllerinizi Onlara Açın
Gelin, bir özür de siz dileyin. Unuttuklarınız için, göremedikleriniz için, arkanızda bıraktıklarınız için. Gelin, onların engellerini ortadan birlikte kaldıralım. Her sağlam insanın en büyük engelli adayı olduğunu bir an olsun unutmayalım. Bu konuda yapılacak tüm çalışmalarda en büyük esas gönüllülüktür. Ben hepinizden gönüllerinizi böyle sıkıntı çeken kardeşlerimize açmanızı istiyorum. Biliyorum ki, hiçbirimizin hikayesi farklı değil. Fazla söze ne gerek var. Gerçekten, CAN'DA ÖZÜR OLMAZ.