İttifak Enkazında

                        Ağır Yaralı Partiler

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış 11/06/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

22 Temmuz Genel Seçimleri yaklaşıyor. Geçtiğimiz hafta içerisinde aday adaylığı maratonu sona erdi ve tüm siyasi partiler listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na teslim ettiler. Aday listelerinin teslimi ile eş zamanlı olarak kamuoyuna açıklanması kimilerini sevindirdi, kimilerini ise üzdü. Aday listelerinin açıklanması ile birlikte bir çok siyasi partinin teşkilatlarının memnun olmadığı ortaya çıktı. Tüm seçimlerden önce parti teşkilatları ile yapılan temayül çalışmalarının bazı partilerimizde şirinlik yoklaması haline geldi apaçık. Siyasi partilerin kılcal damarları olan teşkilatların tepki ve tavırları başarı noktasında en önemli etkenlerden biridir.

İttifak oyunları

Bundan sonra  seçim süreci daha da hareketlenecek. Siyasi partiler ve liderler yoğun bir miting çalışmasına hazırlanıyor. Artık hemen hemen tüm siyasi liderler sokaklara ve meydanlara inerek Türk milleti ile yüzyüze gelecek. Ve bütün partilerin milletvekili adayları seçim bölgelerine giderek partilerinin ve kendilerinin yapacaklarını, hedeflerini ve çalışma planlarını anlatarak vatandaşlarımızdan oy isteyecek. Ne var ki, bazı siyasi partilerimizin ve liderlerinin son bir aydır Türk milletine yaşatmış olduğu sıkıntılar bize bir kez daha Türk siyasetinin olumlu gelişimi için uzun bir süre daha sabredilmesi gerektiğini hatırlatacak cinstendi. 22 Temmuz genel seçimlerini farklı bir seçimhaline getiren en önemli ayrıntı Ak Parti’nin korkusuyla hem sağın hem solun birleşme çabalarına girmesidir. Milletimizin büyük güveni ve teveccühü Ak Parti’yi hem sağ hem de sol da merkeze taşımış ve Ak Parti ülkemizin en büyük partisi haline gelmiştir. Türkiye’ye ilkleri yaşatan ve ülkemizin en kara günlerinde sorumluluk alarak çok büyük bir gelişim trendine sokan Ak Parti’yi 4,5 yılı aşan iktidarı döneminde truva atları, türlü oyunlar ve iftiralar ile yıkamayanlar şimdi güçbirliği arayışlarına yöneldi. Sandık korkusu ile gerçekleştirilmeye çalışılan bu güçbirlikleri maalesef trajikomik görüntülere sahne olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal artık kavgaların ve gerginliklerin baş aktörü haline geldi. Partisinin grup toplantılarında yapmış olduğu konuşmalarda ülkemize zarar veren tüm hareketlerini büyük bir başarıymış gibi lanse etmeye çalışan, ancak attığı her adımla milletin iradesine ters düşen Sn. Baykal seçim sürecine de gölge düşürebilmek adına her yolu deniyor. Görünen o ki, Sn. Deniz Baykal her zaman olduğu gibi bu genel seçimde de bütün umudunu çıkacak gerginlikleri bağlamış durumda.

Sağda birleşme çabasına giren Doğruyol Partisi ve Anavatan Partisi ise bırakın birleşmeyi ufacık bir ortak söylem bile bulamadılar. Doğruyol Partisi’ni kapatarak Demokrat Parti adını alan DYP şimdilerde peşpeşe yaşanan istifalarla çok sıkıntılı bir sürece girdi. Doğruyol Partisi’nin teşkilatları, milletvekili adayları ve DYP’ye gönül vermiş bir çok kişi peşpeşe istifalarını vererek bu sorumsuzluğun bir parçası olmak istemediklerini gösterdi. Bu birleşme planlarının sadece Ak Parti karşısında seçim sandığına tek başlarına gitmekten korkmak olduğunu bilen ve bunu kabullenemeyen teşkilatlar hızla bir ayrışmaya sürüklendi. Anavatan Partisi’nin durumu ise çok daha kötü bir hal aldı. Rahmetli Turgut Özal’ın emaneti olan bu parti ne yazık ki üst yönetimin beceriksizliği ve anlaşılamaz tavırları ile seçimden çekilmek zorunda kaldı. Anavatan Partisi’nin başına getirilen Sn. Erkan Mumcu partiyi iflasın eşiğine getirmiştir. Bugüne kadar bulunduğu her noktada huzursuzluk kaynağı olan Sn. Mumcu Anavatan Partisi Genel Başkanlığı’nı taşıyamamıştır. Sn. Mumcu ve beyin takımının bugünden sonra siyasi ikbal uğruna neler yapabileceğini de önümüzdeki süreçte hep beraber izleyeceğiz.

Ak Parti tüm bu karışık senaryoların ve fırtınaların ortasında sessiz sedasız hizmet gemisini yürütüyor. Türkiye’de hemen her alanda istikrar kelimesinin tam karşılığı olan Ak Parti 23 Temmuz sabahı çok daha güçlü bir şekilde iktidar olacaktır. Ak Parti milletimizin göstermiş olduğu büyük teveccühü ve  güveni boşa çıkarmamış, göz boyamakla değil hizmet etmekle uğraşmış, seçimleri değil nesilleri düşünmüş, garibi, fakiri gözetmiş, yetimin hakkını yedirmemiş ve ülkenin en ücrasına kadar hizmeti taşımıştır. Üstelik Ak Parti’nin iktidar olduğu seçimlerde Türkiye ekonomik olarak çökmüş ve on yıllarca geriye gitmiş bir haldeydi.

Ak Parti’nin başarısı

Ak Parti hiçbir zaman enkaz edebiyatı yapmadı. Büyük bir inanç ve kararlılık ile ülkemizi o kötü günlerden alarak kendisine güvenen, söz sahibi olan, aydınlık bir ülke haline getirdi. Bugünkü tablonun dört dörtlük bir tablo olduğunu iddia etmiyorum. Kaldı ki bu zaten imkansız. Ancak Ak Parti’nin hükümeti kurduğu gün ile bugün arasında hem bilimsel hem de reel verilerle bir kıyaslama yapıldığı zaman hiçbir vicdan sahibi Ak Parti’nin başarısız olduğunu iddia edemez. Zaten az önce yukarıda da bahsetmiş olduğumuz ve son bir aydır kimi zaman üzülerek kimi zaman gülerek izlediğimiz bu birleşme senaryoları da Ak Parti’nin büyük başarısı ve milletimizin Ak Parti’ye karşı olan büyük güveninin bir göstergesidir. Seçim sürecinin bundan sonraki kısımlarında siyasi partilerin milletimiz ile olan buluşmalarını da izleyeceğiz. Bu buluşmalar hepimize sahte ittifakların mı yoksa gerçek Türkiye sevdalılarının mı başarılı olacağı hakkında önemli ipuçları verecektir. İyi bir hafta dileğiyle.