2007 Hepimiz İçin
Hayırlı Olsun

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 01/01/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Ülke ve millet olarak huzur, barış ve esenlik içinde bir mübarek bayramı daha idrak ediyoruz. Kurban bayramının en önemli özelliği paylaşmanın doruğa çıktığı ve insanların yardımlaşmak, kaynaşmak ve paylaşmak için birbiriyle yarıştığı bir bayram olmasıdır. Bu bayram insanların arasında eşitlik duygularının yerleştiği, insanların birbirleri arasında hiçbir ayrımın yapılmadığı günleri hüzünle yaşayan ya da tam anlamı ile idrak edemeyen onbinlerce insan ve bir çok ülke var. Bizim üzerimize düşen ise hem kendi ülkemiz de hem de bu ülkelerde garip, yoksul ve mazlum insanların din, dil, ırk ve ayrım gözetmeksizin yüzlerinin gülmesini ve bayramı bayram yaparak yaşamalarını sağlamaktır.
2006 ve 2007
Filistin hala daha kan ağlıyor. Bir takım anlaşmalar yapılıyor, İsrail asker çekiyor, Seçim yapılıyor, demokrasi deniyor ancak gerçek olan tek bir şey varsa “Filistin” hala kan ağlıyor. Bu bayramıda Filistin’liler kan ve barut kokusu ile geçiriyor. Lübnan aynı şekilde yaşadığı travmayı atlamadı. Afrika ülkeleri açlık ve kuraklık içerisinde bayramı yaşamaya çalışıyor. Maalesef Dünya’mızda yiyecek bir parça bulamadığı için açlıktan ölen insanların olduğu yerler var. Ve komşumuz Irak bir iç savaşın eşiğinde bayrama girdi. Ülkeyi Saddam Hüseyin’in elinden kurtarmak ve demokrasiye kavuşturmak adına girişilen operasyon zaten komik olan (!) olan hedefinin dışına taştı. Irak içine düştüğü büyük boşluk ve bunalımdan uzun yıllar kurtulamayacak gibi görünüyor. Bu savaşın sorumluları valentine günlerini kutlarken Irak halkı acı ve gözyaşı içerisinde kurban bayramını geçiriyor. Geçtiğimiz hafta alınan bir diğer karar ise Irak’ı çok daha karanlık günlere taşıyacak nitelekteydi. Devrik lider Saddam Hüseyin yargılandığı Duceyl davasından idama mahkum edilmişti. Ve bu idam kararı yüksek mahkeme tarafından onaylandı ve kesinleşti. Saddam Hüseyin çok hızlı bir şekilde idam edildi. Yargı süreci ile ilgili Dünya siyaset çevrelerinden gelen “tarafsızlığın” olmadığı suçlamalarına karşın ABD’li yetkililer ve Iraklı siyasetçiler hızlı bir şekilde idam sürecinin tamamlanmasını sağladılar. İdamın hemen peşinden yapılan saldırıda ise bir şii kenti olan Küfe şehrinde 30 kişi öldü 45’in üzerinde kişi de yaralandı. Savaşın başlamasından beri Irak’ta hiçbir şeyi kontrol altına alamayan ABD yönetimi ve idaresindeki Irak yöneticileri şimdi nasıl bir yol izleyecekler bilinmez. Ancak görünen o ki, Irak’ta kardeş kanı akmaya devam edecek ve Irak’ta şiddet her geçen gün artacak. Özellikle Saddam’ın kurmuş olduğu Baas Partisi’nin sürekli yaptığı açıklamalar hem tansiyonu yükseltiyor hem de gelecek kötü günlerin habercisi niteliğini taşıyor.
Ortadoğu’da Saddam Hüseyin’in idamı ile birlikte çok daha farklı bir süreç başladı. Bugüne kadar yapılan her türlü hareketin merkezine konulan Saddam Hüseyin’in ve diktatör yönetiminin olmadığı bir Irak’ta ve bölgede kimin ne şekilde hangi gerekçelerle nasıl hareket edeceğini hep birlikte göreceğiz. İşte bu yeni dönemde çok ciddi ve akılcı dış politikalara ihtiyacımız olacak. Ülkemizin içeride yakalayacağı bir birlik ve beraberlik havası, dış politikada ihtiyacımız olan herşeyin ana zeminin oluşturabilir. Ne var ki, 2007’in geçmiş yıllara göre daha sancılı bir yıl olacağı bir gerçek. Özellikle 2006 yılının son çeyreğinde başlayan Cumhurbaşkanlığı ve erken seçim tartışmaları hiç hızını kesmedi. Ve 2007’in ilk günlerinden itibaren bu tartışmaların daha da alevlendiğini gördük. Türk milletinin büyük teveccühü ile hem merkezi hükümet noktasında hem yerel yönetimler noktasında tek başına iktidar olan Ak Parti’nin ve dolayısıyla Ak Parti’nin büyük bir kısmını oluşturduğu mevcut Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanını seçemeyeceği yönündeki muhalif görüşler zaman ilerledikçe farklı yollar peşinde koşuyor. Ülkeye zarar verecek her türlü yaklaşımı sergilemekten kaçınmayan muhalefet çevreleri bu kaotik hareket planlarından vazgeçecek gibi görünmüyor. Sn. Deniz Baykal’ın “10 dakika içerisinde mahkemeye başvururum” açıklaması trajikomik olduğu kadar muhalefet çevrelerinin içinde bulunduğu zihniyeti de ortaya koyan bir açıklamadır.
Gerginliklerden Uzak Durmak
Ben 2007 yılının ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Ak Parti’nin gerginliklerden uzak durma politikası bugüne kadar ülkemizde siyasi ve ekonomik istikrarın devamındaki en büyük etkenlerden biriydi. İnancım o dur ki, bu kez de milletimiz kendi iradesini en iyi temsil eden ve ortaya koyan Ak Parti’nin önümüzdeki seçimlerde de 1. parti olarak sandıktan çıkmasını sağlayacaktır. Bu siyasi ve ekonomik istikrarın devamını sağlayacak ve ülkemizi dışa bağımlı ekonomik politikalardan kurtaracaktır. İyi bir hafta dileğiyle.