|
Anamuhalefet Partisi
CHP’nin Genel Başkanı
Sn. Deniz Baykal tüm
tükenmişliği ve olanca
hırsı ile ülkemize
gittikçe artan zararlar
vermeye devam ediyor.
Sn. Baykal müzmin
şovlarına geçtiğimiz
hafta sonu bir yenisini
daha ekledi. Türkiye
Büyük Millet Meclisi’nin
çalışma iradesinin
önündeki tek engel ne
yazık ki yine Türk
milletinin kendilerine
verdiği oylar ile
Türkiye Büyük Millet
Meclisimizin ikinci
büyük partisi olan CHP
haline gelmiştir. Sn.
Deniz Baykal’ın son
dönemde ortaya koymuş
olduğu siyasi tarz artık
kendi teşkilatlarını
bile rahatsız eder hale
gelmiştir.
Muhalefet milletimize
bedel ödetiyor
Türkiye’de son bir ayda
Sn. Deniz Baykal’ın
medyaya ve kamuoyuna
yansıyan açıklamalarına,
konuşmalarına baktığınız
zaman karşılaştığınız
tablo gerçekten bu
ülkedeki gerginliğin kim
tarafından ve hangi
amaçlarla çıkartıldığını
ortaya koyuyor.
Başbakanımız Sn. Recep
Tayyip Erdoğan’ın siyasi
uslübünü beğenmediğini
ve kaba bulduğunu her
fırsatta dillendiren Sn.
Deniz Baykal’ın son bir
aydır kabadayılığında
ötelerine geçerek
neredeyse ağzından
köpükler çıkarta çıkarta
bağırıp çağırmalarına
tüm milletimiz şahit
oldu. Sadece rutin bir
Cumhurbaşkanlığı seçimi
üzerine 80 milyonluk bir
ülkenin kaderine ipotek
koyan Sn. Baykal son
dönemde çok kez şahit
olduğumuz sömürge
siyasetinin de başrol
kahramanı haline geldi.
Ak Parti’yi islamcı
olmakla suçlayan ve Ak
Parti’yi din eksenli
siyaset yapmakla
suçlayan CHP Genel
Başkanı Sn. Deniz Baykal
son bir aydır Türkiye’de
Atatürk, Cumhuriyet ve
laiklik üzerinden
yaptığı kuru siyasetle
Atatürk’ün kurduğu
Türkiye Cumhuriyetine en
büyük zararları verdi ve
hala daha vermeye devam
ediyor.
Sn. Baykal ve tüm
muhalefet partileri
Cumhurbaşkanlığı seçimi
süresince “Erken seçim”
çığlıkları ile ortalığı
inlettiler. Başbakanımız
Sn. Recep Tayyip Erdoğan
ise milletimizin Ak
Parti’ye 5 yıllık bir
dönem için görev
verdiğini ve erken seçim
kararının milletin
iradesine ters düşmek
olacağını söylemişti. Ne
var ki, başını CHP Genel
Başkanı Sn. Deniz
Baykal’ın çektiği
diğerleri (!)
Türkiye’nin ekonomisini,
dış ilişkilerini ve
istikrarını hiç
umursamadan sürekli
tetikledikleri
gerginlikle ülkeyi bir
kaos ortamına
sürüklediler. Ak
Parti’nin Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nde
normal zamanı gelmiş bir
Cumhurbaşkanlığı
seçimini yapmaması için
Türk milletinin
vekilleri olarak Genel
Kurula katılmayarak
milletimizin iradesinin
tecelli ettiği en yüksek
makam olan yüce meclisin
çalışmasına engel
oldular. Ak Parti’nin
bugüne dek yapılan tüm
Cumhurbaşkanlığı
seçimleri ve
Anayasamızda belli olan
hükümleri göre Türkiye
Büyük Millet Meclisi’ni
toplayarak
gerçekleştirdiği 1. Tur
oylamayı biter bitmez
Anayasa Mahkemesine
taşıdılar. Tüm bunların
ötesinde CHP’nin ve
diğer muhalefet
partilerinin kendi
siyasi amaçları
doğrultusunda sürekli
gerginlik siyaseti
yapmaları bu siyasi
partileri benimseyen
vatandaşlarımızı da bu
anlamsız gerginliğin bir
tarafı haline gelmesine
neden oldu. Ve tüm
bunlar olurken
Genelkurmay
Başkanlığının yapmış
olduğu bir basın
açıklaması herşeyin
üzerine tuz biber oldu.
Bu bildiri belki CHP
Genel Başkanı Sn.
Baykal’ın ağzını
sulandırmış olabilir.
Çünki Sn. Baykal
T.B.M.M.’nin yaptığı 1.
Tur oylamayı Anayasa
Mahkemesine taşıdıktan
hemen sonra “Anayasa
Mahkemesi’nin 367
milletvekili bulunmadan
cumhurbaşkanı
seçilebileceği yönünde
karar vermesi durumunda
bu Türkiye’yi tehlikeli
bir çatışmaya
sürükleyecektir.” diye
açıklama yaparak
Türkiye’nin karışması ve
bu karışıklıktan duyduğu
umudu bir kez daha
ortaya koymuştu.
Ancak Başbakanımız Sn.
Recep Tayyip Erdoğan’ın
ve Ak Parti’nin bugüne
kadar ülkemizi her türlü
gerginlikten uzak tutma
isteği burada bir kez
daha kendini gösterdi.
CHP Genel Başkanı Sn.
Deniz Baykal’ın ve tüm
muhalefet partilerinin
Ak Parti’yi ısrarla
taraf haline getirmeye
çalıştıkları bu
gerginlik siyasetinde
asla yer almayan Ak
Parti aksine tüm
milletimizi kucaklamaya
ve milletimizin
iradesini her şeyin
üzerinde tutmaya gayret
etmiştir.
Başbakanımız Sn. Recep
Tayyip Erdoğan ise
“Bugün Türkiye’nin ön
yargılardan sıyrılmış
bir sevgiye çok ihtiyacı
var. Birbirimize
sevgiyle yaklaştığımız
sürece çok şeyleri
aşarız..” açıklaması ile
ülkemize ve milletimize
olan sevgisini bir kez
daha ortaya koymuştur.
Seçim isteyenler seçim
korkusu ile farklı
arayışlara girdi
Şimdi Ak Parti bir kez
daha ülkemizi içine
düştüğü bu sıkıntılı
durumlardan kurtarmak
için erken seçim kararı
aldı. Aylardır erken
seçim çığlıkları atan
muhalefet partileri
şimdi korkularıyla
yüzleşiyor. Çünki
hiçbirisinin bu ülkeyi
düze çıkaracak, bu
ülkeyi geleceğe
taşıyacak ve bu ülkenin
sorunlarını çözecek
programı kadrosu ya da
çalışması yok. Şimdi
hangimiz bir olalım da
kendimizi Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nin
çatısı altına sokalım
hesaplarına girdiler.
Daha iki hafta önce
milletimizin onları
taşıdığı Büyük Millet
Meclisi’nden
kaçtıklarını ve
milletimizin bunun
hesabını onlardan
soracağını biliyorlar.
Ve şimdi Ak Parti bir
tarafta diğer tüm
partiler bir tarafta.
Milletimiz 22 Temmuz’da
yapılacak olan seçimde
herkesi hak ettiği ve
layık olduğu sonuca
kavuşturacaktır. İyi bir
hafta dileğiyle. |