Ak Parti ve Diğerleri

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış 07/05/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

Anamuhalefet Partisi CHP’nin Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal tüm tükenmişliği ve olanca hırsı ile ülkemize gittikçe artan zararlar vermeye devam ediyor. Sn. Baykal müzmin şovlarına geçtiğimiz hafta sonu bir yenisini daha ekledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma iradesinin önündeki tek engel ne yazık ki yine Türk milletinin kendilerine verdiği oylar ile Türkiye Büyük Millet Meclisimizin ikinci büyük partisi olan CHP haline gelmiştir. Sn. Deniz Baykal’ın son dönemde ortaya koymuş olduğu siyasi tarz artık kendi teşkilatlarını bile rahatsız eder hale gelmiştir.

Muhalefet milletimize bedel ödetiyor

Türkiye’de son bir ayda Sn. Deniz Baykal’ın medyaya ve kamuoyuna yansıyan açıklamalarına, konuşmalarına baktığınız zaman karşılaştığınız tablo gerçekten bu ülkedeki gerginliğin kim tarafından ve hangi amaçlarla çıkartıldığını ortaya koyuyor. Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi uslübünü beğenmediğini ve kaba bulduğunu her fırsatta dillendiren Sn. Deniz Baykal’ın son bir aydır kabadayılığında ötelerine geçerek neredeyse ağzından köpükler çıkarta çıkarta bağırıp çağırmalarına tüm milletimiz şahit oldu. Sadece rutin bir Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine 80 milyonluk bir ülkenin kaderine ipotek koyan Sn. Baykal son dönemde çok kez şahit olduğumuz sömürge siyasetinin de başrol kahramanı haline geldi. Ak Parti’yi islamcı olmakla suçlayan ve Ak Parti’yi din eksenli siyaset yapmakla suçlayan CHP Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal son bir aydır Türkiye’de Atatürk, Cumhuriyet ve laiklik üzerinden yaptığı kuru siyasetle Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetine en büyük zararları verdi ve hala daha vermeye devam ediyor.

Sn. Baykal ve tüm muhalefet partileri Cumhurbaşkanlığı seçimi süresince “Erken seçim” çığlıkları ile ortalığı inlettiler. Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ise milletimizin Ak Parti’ye 5 yıllık bir dönem için görev verdiğini ve erken seçim kararının milletin iradesine ters düşmek olacağını söylemişti. Ne var ki, başını CHP Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal’ın çektiği diğerleri (!) Türkiye’nin ekonomisini, dış ilişkilerini ve istikrarını hiç umursamadan sürekli tetikledikleri gerginlikle ülkeyi bir kaos ortamına sürüklediler. Ak Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde normal zamanı gelmiş bir Cumhurbaşkanlığı seçimini yapmaması için Türk milletinin vekilleri olarak Genel Kurula katılmayarak milletimizin iradesinin tecelli ettiği en yüksek makam olan yüce meclisin çalışmasına engel oldular. Ak Parti’nin bugüne dek yapılan tüm Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Anayasamızda belli olan hükümleri göre Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni toplayarak gerçekleştirdiği 1. Tur oylamayı biter bitmez Anayasa Mahkemesine taşıdılar. Tüm bunların ötesinde CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin kendi siyasi amaçları doğrultusunda  sürekli gerginlik siyaseti yapmaları bu siyasi partileri benimseyen vatandaşlarımızı da bu anlamsız gerginliğin bir tarafı haline gelmesine neden oldu. Ve tüm bunlar olurken Genelkurmay Başkanlığının yapmış olduğu bir basın açıklaması herşeyin üzerine tuz biber oldu. Bu bildiri belki CHP Genel Başkanı Sn. Baykal’ın ağzını sulandırmış olabilir. Çünki Sn. Baykal T.B.M.M.’nin yaptığı 1. Tur oylamayı Anayasa Mahkemesine taşıdıktan hemen sonra “Anayasa Mahkemesi’nin 367 milletvekili bulunmadan cumhurbaşkanı seçilebileceği yönünde karar vermesi durumunda bu Türkiye’yi tehlikeli bir çatışmaya sürükleyecektir.”  diye açıklama yaparak Türkiye’nin karışması ve bu karışıklıktan duyduğu umudu bir kez daha ortaya koymuştu.

Ancak Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Ak Parti’nin bugüne kadar ülkemizi her türlü gerginlikten uzak tutma isteği burada bir kez daha kendini gösterdi. CHP Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal’ın ve tüm muhalefet partilerinin Ak Parti’yi ısrarla taraf haline getirmeye çalıştıkları bu gerginlik siyasetinde asla yer almayan Ak Parti aksine tüm milletimizi kucaklamaya ve milletimizin iradesini her şeyin üzerinde tutmaya gayret etmiştir.

Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ise “Bugün Türkiye’nin ön yargılardan sıyrılmış bir sevgiye çok ihtiyacı var. Birbirimize sevgiyle yaklaştığımız sürece çok şeyleri aşarız..” açıklaması ile ülkemize ve milletimize olan sevgisini bir kez daha ortaya koymuştur.

Seçim isteyenler seçim korkusu ile farklı arayışlara girdi

Şimdi Ak Parti bir kez daha ülkemizi içine düştüğü bu sıkıntılı durumlardan kurtarmak için erken seçim kararı aldı. Aylardır erken seçim çığlıkları atan muhalefet partileri şimdi korkularıyla yüzleşiyor. Çünki hiçbirisinin bu ülkeyi düze çıkaracak, bu ülkeyi geleceğe taşıyacak ve bu ülkenin sorunlarını çözecek programı kadrosu ya da çalışması yok. Şimdi hangimiz bir olalım da kendimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altına sokalım hesaplarına girdiler. Daha iki hafta önce milletimizin onları taşıdığı Büyük Millet Meclisi’nden kaçtıklarını ve milletimizin bunun hesabını onlardan soracağını biliyorlar. Ve şimdi Ak Parti bir tarafta diğer tüm partiler bir tarafta. Milletimiz 22 Temmuz’da yapılacak olan seçimde herkesi hak ettiği ve layık olduğu sonuca kavuşturacaktır. İyi bir hafta dileğiyle.