Alternatif Tatil

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 08/08/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Bizim ülkemizde bu kavram herkese göre değişiyor. Tatil kimilerimiz için bir eğlenceye ve şölene dönüşürken kimilerimiz için türlü sıkıntıların başlangıcı oluyor. Daha doğrusu imkanı olanlar için sonu gelmeyen seçenekler sınırsız eğlence ve dinlence seçenekleri hazırlanıyor. Ultra her şey dahil kavramı parayı verenen çalacağı düdüğün sesinin nasıl çıktığının en büyük göstergesi. Gelişen dünya düzeninde artık her adımınız paraya endekslenmiş durumda. Paranız varsa itibar görüyorsunuz. Paranız varsa hizmet alıyorsunuz. Paranız varsa muhatap buluyorsunuz. Paranız varsa sağlık hizmetini eksiksiz ve tam olarak alıyorsunuz. Paranız varsa eğitimi eğitim gibi görüyorsunuz. Ve ne yazık ki paranız varsa tatil yapabiliyorsunuz.
Muhteşem coğrafya
Ülkemiz dört mevsimin yaşandığı, bir köşesinde denize girilirken diğer bir köşesinde kış sporlarının yapıldığı muhteşem bir coğrafya üzerinde. Her köşesi ayrı bir güzelliği barındırıyor. Ne var ki bugüne kadar tüm yatırımlar belli bölgelere yapılmış. Belli bölgeler turizm bölgesi olarak yatırıma açılmış. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili. Yine ülkemizin dört bir yanı doğal güzelliklerin arasında gizli kalmış tarihi ve kültürel bir mirası barındırıyor. Turizm konusunda da bir takım yanlışlardan doğan sıkıntılar bugün hala daha aşılamamış durumda. Ülkemizde turizm sektörü ile ilgili bir bilinç oluşturulamamış. Bir çok şey gelişigüzel gelişmelerin sonucunda tabu haline gelmiş. Turizm bölgelerimizde inanılmaz bir israf yaşanıyor. Yanlış pazarlama politikaları sonucunda kendi özkaynaklarımızı heba ediyoruz. Yurtdışında yaşayan ve işsiz olduğu için işsizlik maaşı alan bir insan işsiz olduğu için devletin kendisine verdiği maaş ile ülkemizde krallar gibi tatil yapıyor. Bizim kendi insanımız ise bırakın işsizlik maaşını aylarca çalışıp dişinden tırnağından artırdığı para ile kendisini zor geçindiriyor. Milyonlarca ailenin turizm bölgelerimize gidip tatil yapması neredeyse bir hayal haline gelmiş durumda. Dolayısıyla iç turizme yönelik daha sosyal politikalar oluşturabilir. Yapılacak doğru yatırımlar ile yurdun her tarafında turistik tesisler inşa edilmeli. Karadeniz ve doğu bölgelerimiz alternatif turizme açılmalı. Eksik olan yollar yapılmalı. Ulaşım olanakları geliştirilmeli. Bu bölgelerimizde yatırımcılara sağlanacak kolaylıklarla yurdun her tarafına yatırımların gitmesi sağlanmalı.
Bu yaz çocuklarımız ve gençlerimiz için güzel programlar hazırlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Erdek'te düzenlediği kamp ile tüm ilçelerden binlerce çocuğu izci kampına götürdü. 6000 Yeni İzci Yetiştiriyoruz sloganı ile başarılı öğrencilerin yaz tatillerini taçlandıran Büyükşehir Belediyesi çocuklarımıza ve gençlerimize unutulmaz günler yaşattı. Bu kamp sayesinde çocuklarımız hem tatil yaptılar. Hem de bir çok şey öğrendiler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Kadir Topbaş gençlerimize ve çocuklarımıza verdiği değeri bir kez daha gösterdi. İstanbul'da ulaşmadık çocuk bırakmamaya kararlı olan başkanımız ilçelerimizdeki eğitim yuvalarının yenilenmesi ile ilgili çalışmaları da hızla sürdürüyor. Yine İstanbul'un içinde ve çevresinde açılan yaz kampları ile uygun fiyatlar ile çocuklarımızın yaz tatillerini hem eğlenerek hem öğrenerek geçirmesi mümkün oldu. Bu kamplarda çocukların gelişimine direkt olarak katkı sağlayacak bir çok aktivite düzenli programlar halinde sunuluyor. Çocuklarımıza tatilin denizden, kumdan ve güneşten ibaret olmadığını göstermeliyiz. Onlarla birlikte vakit geçirmeli ve bir çok aktiviteyi çocuklarımızla paylaşmalıyız. Çocuklarımızı okul kapandı diye yazlığa gönderip aylarca orada boşluk içinde kalmasının adı tatil olmamalı. Yazın çoluk çocuk ailecek yapacağımız akraba ziyaretleri ile tatilleri şenlendirmeliyiz.
Bugün ülkemizdeki genç nüfus üzerinde bir araştırma yapılmış olsa gençlerimizin büyük bir çoğunluğu doğduğu yerin dışına çıkamamıştır. Kendi ülkemizdeki doğal zenginlikleri, tarihi ve kültürel mirası kendi neslimize tanıtamıyoruz. Ülkemizde tatil denildiği zaman akla güneş, deniz ve kum üçgeninin olduğu yerler geliyor. Herkes gücünün yettiğince bir deniz kıyısına ulaşmaya çalışıyor. Paranın hükmettiği değil sevginin, paylaşmanın, mutluluğun hakim olduğu tatiller planlamalıyız.
Eksiğimiz yatırım ve tanıtım
Ülkemiz alternatif tatil açısından büyük bir zenginliğe sahip. Doğa turizmi, tarih turizmi, inanç turizmi, sağlık turizmi gibi bir çok seçenek ülkemizin topraklarında gizli. Bu güzellikleri yapılacak yatırımlar ile süslemeli ve hem halkımızın hem de tüm dünya insanlarının hizmetine açmalıyız. Yine ülkemizin her köşesindeki kültürel ve tarihi mirası dünyaya tanıtacak organizasyonlar yaparak ülkenin turizm hacmini büyütmeliyiz. Tüm güzellikleri hep birlikte yaşamak dileğiyle.