Bankamız Ülkemiz İçin
Projeler ve Fikirler Bankası

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 17/07/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Ülkemiz hızla işini iyi yapamayan insanlar topluluğu haline geliyor. Her meslek grubu öteki meslek gruplarını eleştiriyor. Ülkemizdeki yaşam sistemlerinin bir çoğu çalışamaz hale gelmiş durumda. Bürokrasi yüzünden sağlık, eğitim, hukuk gibi bir çok noktada vatandaşlarımız canından bezmiş durumda. Bu durumun altında yatan en önemli sebep ise yapılan her işin gelişigüzel ve sıradan yapılması. Ülkemizde AR-GE (Araştırma ve geliştirme) üzerine yapılan çalışmalar henüz çok yeni. Özel sektör ile başlayan AR-GE çalışmaları henüz birkaç senedir kamu kurum ve kuruluşlarında da kurulmaya başladı.
Beyin göçüne son
Ülkemizde yıllardır devam eden beyin göçü yüzünden kendini yetiştirmiş özel insanlarımız yurtdışında şansını deniyor. Türkiye’de istediği çalışma ortamını ve desteği bulamayan insanlarımızın yurtdışında ulaştıkları noktalar ise çok çarpıcı. Dünyaca ünlü beyin cerrahımız Sn. Prof. Dr. Gazi Yaşargil bunun en önemli örneklerinden biridir. NASA’da görev yapan Türk mühendisler yine çok önemli buluşlara imza atarak tüm Dünya’nın takdirini kazanmıştır. Son yıllarda bir çok doktorumuz sağlık alanında devrim niteliğinde buluşlar gerçekleştirerek tıp biliminin büyük aşamalar kaydetmesini sağlamışlardır. Yine ülkemizde hiçbir şey yapamadığı için yurtdışına giden ve inanılması güç başarı portleri çizen işadamlarımız tüm Dünya’nın gündeminde yer alıyor. İşci olarak başladığı iş hayatında onbinlerce insana iş ve istihdam sağlayan, yaşadığı ülkenin ekonomisine büyük katkılar sağlayan Türk işadamlarının sayısı küçümsenemeyecek kadar fazla. Yine yurtdışında yaşadığı ülkelerde siyaset ve politika hayatına atılan ve kilit noktalarda görev alan Türk vatandaşlarının son dönemde oldukca arttığını görmekteyiz. Oysa ki biz ülkemizde yetişmiş insanların azlığından ve alternatifsizlikten şikayetciyiz. Peki, bu insanlarımızı neden ülkemizde tutamıyoruz ve onların bu önemli potansiyelinden neden faydalanamıyoruz? İşte bu sorunun cevabı yine ülkemizde varlığını sürdüren özürlü sistemlerin içerisinde yatıyor. Ülkemizde kendini geliştirmek isteyen, bir şeyler üretmek ve faydalı olmak isteyenler bir takım kişisel hırs ve çıkarlar uğruna harcanıyor. İş yapamaz hale getiriliyor. Önü kapatılıyor. Destek verildiği zaman büyük başarılara imza atacak önemli değerler makam uğruna, mevki uğruna, kişisel çıkar ve hırslar uğruna küstürülüyor. Türkiye’de özel sektörün yeni bir gelişim süreci yaşadığını göz önüne aldığınız zaman bu insanların çalışacak ve üretecek görev alanları bulamadığı ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu özel insanlar yurtdışında kendilerine sağlanan imkanları belki de istemeye istemeye kabul ediyor ve yurtdışına gidiyor. Biz de onların yurtdışında sergilediği muhteşem performansla övünüyoruz(!). Onlara bu kadar ihtiyacımız varken ve ülkenin büyük bir zihin değişimine ihtiyacı varken yurtdışına kaçırdığımız insanların başarısını alkışlarken keyifleniyoruz. Zaten birçok çocuğumuz daha eğitim ve öğretim aşamasında kendi yeteneklerinden ve özündeki önemli güçlerden koparılıyor. Okullarımızda çocuğun tüm üreticiliği ve hayal gücü elinden alınıyor. Çocuklar hayata küstürülüyor. Bunun da sorumlusu tamamen ülkemizde geçerli olan eğitim ve öğretim sistemi. İşte bu noktada ülke genelinde kurulmasını istediğimiz bir projeler ve fikirler bankası için çalışıyoruz. Bu aslında tüm Türkiye genelinde üreten ve ürettiğini hayata geçirmeye hazır insanların potansiyellerinin buluştuğu ve değer kazandığı bir bilgi platformu olacak. Çok iyi biliyoruz ki, “Ben Başbakan olsaydım şöyle yapardım, eğitim konusunda şunu yapsalar çok iyi olacak, hukuk konusunda yapılması gerekenler bunlar, güvenlikle ilgili önemli düşüncelerim var ama…” diyen insanlarımızın sayısı çok. Gerçekten bir çoğunu dinlediğiniz zaman aslında çözüm noktasında faydalı düşünceler olduğunu görüyorsunuz. İşte bu bilgi platformunda toplanacak olan ve kişinin sunumu ile birlikte patentlenecek projeler Projeler ve Fikirler Bankası’nın uzmanları ile birlikte değerlendirilerek reel bir hale getirilecek. Ve ülkenin hizmetine sunulacak. Sosyal, kültürel, idari, ekonomik ve yapısal anlamda bir çok düşüncenin ve projenin buluşacağı bu platformda ya devlet bünyesinde kurulacak. Veya İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi ya da İstanbul Ticaret Odası gibi ülkenin bu noktadaki sıkıntılarını göğüsleyebilecek ölçüde kamu kurum ve kuruluşlarından oluşan bir birlikteliğin bünyesinde oluşturulacak.
Keyiflenmeyeceğiz, keyfini süreceğiz
Bu projeyi Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a sunduğumuzda çok olumlu yaklaştı. Sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Kadir Topbaş ile paylaştık ve kendileri de projenin önemli olduğunu ve sahip çıkılması gerektini söyledi. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Sn. Murat Yalçıntaş başkan seçildikten sonra İTO bünyesinde bir teknopark projesini başlattı. Bu proje paralelinde böyle bir bilgi platformu oluşturulması noktasında kendisini ziyaret edeceğim. İnanıyorum ki, bu platformu hayata geçirdiğimizde içimizden birileri çok önemli işler başaracak. Ve hepimiz bu önemli hizmetleri hem alkışlayacağız hem de keyfini yaşayacağız. Böylesi daha güzel değil mi? İyi bir hafta dileğiyle.