Bayrağı Bayrak Yapan

Üzerindeki Kandır

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 28/03/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

 

 

 

Mersin’de Newroz (Baharın gelişini simgeleyen gün) kutlamaları esnasında üç beş tane çocuğun Türk Bayrağı’nı ezmeleri ve yakmaya çalışmaları büyük infiale yol açtı. Yapılan operasyonlar sonucu en büyüğü 18 yaşında olan bu çocuklar yakalanarak göz altına alındı. Emniyetteki sorgularında bayrağı onlara büyüklerinin verdiğini ve oyun oynadıklarını söylediler. Tüm kamuoyu bayrağa yapılan bu çirkin saldırıyı tartışıyor. Ancak bu olayın arkasındaki provokatörlerin istediği bu olayın büyümesi. Hızla bir karışıklığa dönüşmesi. Toplum içinde bir infiale yol açarak Ülkenin karışmasını hedefleyen bu provokatörler olayın ardından büyük bir hayal kırıklığı yaşadılar. Çünki çocukların elleri ile yapılan bu provokasyon amacına ulaşmadı. Hükümetimiz olaya yaklaşımı ile gerçek hedefteki provakatörleri uyarmış ve bu provokasyonun daha büyük olaylara yol açmamasını sağlamıştır. Yine Askeri yetkililerimiz başta olmak üzere tüm çevreler gereken tepkiyi gerektiği şekilde göstermiştir. Tabii ki yine sivri kalemli bir çok yazar, çizer bu konuda sessiz kalındığını ve hükümetin bayrağı koruyamayacak kadar aciz olduğunu falan yazarak sürekli eleştiri çizgilerini bozmamışlardır. Ortada büyük bir gerçek var. Bunu hep yazdık. Hep söyledik. Ülkemiz üzerine oyunlar oynanıyor. Birileri bu halkı bölmek gibi bir hayalin peşine düşmüş. Her ortamı bir fırsat görüyorlar. Ve hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. Ancak Türk Milleti var olduğu günden günümüze dek düşmanlarına karşı birlik ve bütünlüğünü asla bozmamıştır. Türk Milletinin birliğini, dirliğini bozmaya da kimsenin gücü yetmez.

Gerçeklerden Bahsetmek

Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki hükümetimiz iktidar olduğundan beri ülkemiz içeride ve dışarıda sürekli gelişen bir yapı sergiliyor. Şu an hükümetimiz zor’u bırakın deyimi yerindeyse imkansız ile uğraşıyor. Ülkenin içinde bulunduğu zor günlerde iktidara gelen 59. Hükümet maalesef bir uyum dönemi yaşayamadı. Tek başına iktidar olarak çok kısa zamanda çok büyük hedeflerin çizilmesi hükümetin üzerinde bir baskı oluşmasına neden oldu. Bugüne dek siyaset sahnesinin her perdesinde rol almış siyaset kurtları son seçimlerde aldıkları ağır yenilgileri unutup Ak Parti’nin başarısından nema ummaya başladılar. Yorgun yılların faturasını bu hükümete kesmeye kalkanlar oldu. İşlemeyen ve hantallaşmış bürokratik yapının faturasını hükümete kesenler oldu. Bugün Ak Parti iktidarının ve Ak Parti’yi iktidara taşıyan Sn. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hata yapması için dua eden ve en ufak ayrıntısına kadar didik didik ederek hata araştıran kesimler var. Bunlara göre iktidarın her hareketi hata. Her yaptığı yanlış. Eğer bugün bir hata varsa ortada o da Sn. Başbakanımızın bugüne dek asla enkaz edebiyatı yapmamasıdır. Sn. Başbakanımızın nasıl bir dönemde iktidara geldiği ve hangi yollardan geçerek geldiğini hepimiz biliyoruz. Birileri bu ülkenin paralarını hortumlarken, birileri bu halkı soyarken Sn. Recep Tayyip Erdoğan ülke sevdasının peşinde hapiste yatmaktaydı. Ve bunca sıkıntının, bunca eziyetin izleri tazeyken yılmamış, korkmamış, küsmemiş ve sorumluluktan kaçmamış ülkenin kaderine talip olmuştur. Ve iktidara gelmeden önce de sonra da Sn. Başbakanımızın tüm gerçekleri halkla paylaşmış ve halkı yanıltmamıştır. Sağcının, solcunun, şucunun, bucunun değil Türkiye’nin başbakanı olmuş ve tüm milleti kucaklamıştır. Sn. Başbakanımız çizdiği lider portresi ile Dünya arenasındaki güçlü yerini almış ve tüm Dünyanın dikkatini çekmiştir. Ülkemiz artık dünya siyasetinde söz sahibi olan bir ülke haline gelmiştir. Biz millet olarak önceden beri olumsuz durumların olumlu tarafını araştırarak bir nevi polyannacılık oynardık. Şimdi ise iktidarı hedef edinmiş bir takım nemacılar ülkemizdeki bunca olumlu gelişmeyi didik didik ederek olumsuz bir taraf araştırmaya ve bulmaya çalışıyorlar. Sn. Başbakanımız “Birileri düğmeye bastı” derken bundan bahsediyordu. Birileri and içmişcesine hükümet düşmanı politikalara canla başla hizmet ediyor. Yine hükümeti başarısız göstermek için uğraşan birileri var. Ve hükümetin önüne suni gündem oluşturacak şekilde provokasyonlar yapılıyor. Ülkemizin ve hükümetimizin bu kadar yoğun gündemi arasında gelişen bu üzücü olayların tek amacı hükümeti yıpratmak ve ortalığı karıştırmak.

İzin Vermeyeceğiz

İşte bu menfur olaylarda yine ülkeyi karıştırmak isteyen bir takım çevrelerce düzenlenen bir provokasyondan ibarettir. En büyüğü 18 yaşında olan çocuk grubuna daha bu yaşlarda bayrak düşmanlığını, devlet düşmanlığını öğreten bu kişilere en büyük cevabı yine milletimiz verecektir. Kargaşa ortamını isteyen, karışıklık isteyen bu kişilere toplum huzurumuz tokat gibi inecektir. Yarınlarımızın aydınlığını karartmak isteyenler bunu başaramayacaklar. Hem de hiç başaramayacaklar. Türkiye’de çok şey değişti. Değişmeye de devam edecek. Değiştikce büyüyecek ve gelişeceğiz. Bugünlere kolay gelinmedi. “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyen Atatürk’ün kurucu olduğu Türkiye Cumhuriyeti kendi içindeki barışı ve huzuru korumayı tabii ki bilecektir. Ve tabii ki hem kendi içindeki huzuru koruyacak hem de tüm dünyada huzurun ve barışın en iyi temsilcisi olacaktır. Gençlerimiz yarınlarımızın teminatı. Bakmayın siz gençliğimizi de yerden yere vuranlara. Gençlerimiz maneviyatlarını, bayraklarını ve vatanlarını hiçbir zaman unutmazlar. Ve sahip çıkmasını bilirler. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.