Bir Büyüğün Ardından,

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 13/06/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

 

Siyasete yeni atıldığım yıllarda tanıdım onu. Çok büyük bir insandı. O benim büyüğümdü. Ama büyüklüğü benim ile sınırlı değildi. O hepimizin büyüğü idi. Anlayabilen bir kaçımıza çok şey öğretti. Böyle insanlar deryada damla gibidir. Böylesine değerleri çok kolay bulamazsınız. Toplum olarak bulamazsınız, cemiyet olarak bulamazsınız, parti olarak bulamazsınız, öğrenci olarak bulamazsınız. Böylesine büyüklere sahipseniz çok şanslı olduğunuza inanmalısınız. Çünki 70 milyonluk nüfusu ile koca bir toplumun içinde herkese yetecek kadar böyle büyük yok denecek kadar az. Hele ki siyaset dediğimiz sistemin içinde nefes alıp veriyorsanız bunun şanstan daha öte bir nasip meselesi olduğunu göreceksiniz. Herkesin birbirini hor gördüğü, makam ve mevki hırsının insanları ve ilişkileri harap ettiği, yıkıp geçtiği, yalanın başrol oynadığı bir ilişkiler yumağında, fırtınadan sığınacak bir liman bulmuşcasına sığınırsınız böyle büyüklerinize. İşte O öyle bir büyüktü. Hep doğruyu söyleyen, bildiğini paylaşan, yol gösteren, vefalı bir dosttu.

Adam gibi adam,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanvekili Sn. Ümit Özerol’dan bahsediyorum. Ümit ağabey geçtiğimiz cumartesi günü yapılan bir törenle Ak Parti’den istifa ederek Anavatan Partisi saflarına katıldı. Ümit ağabey artık yoluna Anavatan Partisi İstanbul İl Başkanı olarak devam edecek. Herşeyden önce aldığı bu kararın O’na ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Ümit ağabey çok ilkeli bir siyasetçidir. Siyasete Anavatan Partisi ve Rahmetli Turgut Özal ile başlamıştı. Rahmetli Özal’ın O’nu siyasete çekmek için çok büyük ısrarları olmuştur. Kartal Belediyesi’nde Meclis Üyeliği, Başkan Vekilliği ve Bütçe Plan Komisyon Başkanlığı yaptı. Çok başarılı bir hizmet döneminin ardından 1994 Yerel Seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yolları Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ile kesişti. O dönemde Ümit Ağabey Anavatan Partisi’nden seçilerek Meclis Üyesi olmuştu. Sn. Başbakanımız ise Refah Partisi mensubu olarak başkan seçilmişti.  O dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bütçe Plan Komisyon Başkanlığı gibi önemli bir makama Ümit Ağabey layık görüldü. Herkesin üzerinde uzlaştığı nadir isimlerden biri idi. Ve yine ismine yakışır bir şekilde bu görevini yerine getirdi. İstanbul o dönem üzerindeki tüm karanlığı yırttı attı. Tüm olumsuzluklar yapılan projelerle bir bir düzeltildi. İstanbul muhteşem bir hizmet dönemi yaşadı. Kısa zamanda büyük sonuçlar alındı. Bir sonraki dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Ali Müfit Gürtuna oldu. O dönemde Ümit Ağabey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak istikrarlı bir siyaset çizgisi sürdürdüğünü göstermiştir. O kişiliği ile, beyefendiliği ile, dürüstlüğü ile, ilkeleri ile partiler üstü bir kimlik kazanmıştır. Her görüş kendisini Ümit Ağabey’e yakın hissetmiştir. O’na herkes güvenmiştir. Takip eden dönemde Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu Ak Parti saflarına katılan Ümit Ağabey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı olmasına rağmen Sn. Başbakan’nın tercihi ile Kadıköy Belediye Başkan Adayı oldu. Kimilerine göre siyasi intihardı bu, kimilerine göre siyasi linç. Ancak Ümit Ağabey yine ilkelerine sahip çıkmış, yine siyasi istikrarını bozmamış ve Kadıköy’de partisi adına bu yarışa katılmıştır. Heyecanını ve deneyimini tüm ekip arkadaşları ile paylaşan ve Kadıköy’deki seçim atmosferine partisi adına önemli bir dinamik katan Ümit Ağabey seçimi kazanamasa bile başarılı olmuştur. Ben yıllardır siyasetin içinde olan birisi olarak bu gibi durumlarla karşı karşıya kalan siyasetçilerin nasıl davrandığını çok iyi bilirim. Bunu dönem dönem milletçe de görmüşüzdür. Aynı gün içinde 3 parti birden değiştiren insanlar hep bir takım makam ve mevkilerin peşinde tüm değerleri hiçe sayarak hareket ediyor. Partisine küsenler, dostunu satanlar, vefasızlar yıllar boyu siyaset sahnesinde başrolü oynadılar. Hala da oynamaktalar. Ama Ümit Ağabey gibi değerler ilkelerinden asla taviz vermediler. Asla makam ve mevki peşinde koşmadılar. Hep hizmet neferi oldular. Asla “Ben” duygusuna kapılarak hareket etmediler.  

O, Hepimiz “Ümit Ağabey”i

Ümit Ağabey artık Anavatan Partisi’nde hizmetlerini yürütecek. O’nun kendisi için hareket etmediğini çok iyi biliyorum. O’nun hizmetin peşinden gittiğini çok iyi biliyorum. O’nun asla “Ben” diyerek gitmediğini çok iyi biliyorum. Ümit Ağabey “Ben” diyerek hareket etseydi, daha önce gelen büyük tekliflerin peşinden giderdi. O, muhakkak ki orada daha iyi hizmet edebileceğine inanmıştır. Ümit Ağabey’in yokluğunu Ak Parti fazlasıyla hissedecektir. O, Ak Parti için bir kayıptır. Anavatan Partisi için ise önemli bir kazanımdır. Burada önemli olan ise partisi ne olursa olsun, bu milletin “Ümit Ağabey”lere ihtiyacı vardır. O, şimdi Anavatan Partisi İstanbul İl Başkanı. Ama hala benim büyüğüm. Hala bizim büyüğümüz. Ve O’nun yüreği bu millete hizmet aşkıyla çarpıyor. Önemli olan da bu değil mi?