Birilerinin Adamı Olmak!

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 11/07/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

 

Bu ülkede yıllardır birilerinin adamları dolaşıyor. Bu ülkede bir şey olmak için birilerinin adamı olmak zorundasınız. Birilerinin adamı olmak kadar rahatlatıcı, iç açıcı, kolaylaştırıcı bir başka şey yoktur. Bu ülkemizde yaşamın her alanında her kapıyı açan yegane unsurdur. Doğdunuz anda tanıştığınız bu kavram yaşamınızın sonuna dek karşısınıza çıkar. Ve bir gün geldiğinde ya siz de birilerinin adamı olursunuz, ya da hiçbirşey olarak yaşamınızı sürdürürsünüz. Bu birilerinin adamları siyaset kurumunun içinde de çok önemli yerlerde çok önemli işler yaparlar. Tanımazsınız, bilmezseniz ama bildiğiniz bir şey yine de vardır. O birilerinin adamıdır. O birilerinin adamı olduğu için herkesten bir adım öndedir. Siz çalışırsınız, çabalarsınız, emek sarfedersiniz, iyi niyet beslersiniz, zamanınızı harcarsınız. Ve hep yetinmek zorunda kalırsınız. Birilerinin adamları ise o meşhur sosyal statüleri (!) vasıtası ile birilerinin verdiği yerlere oturur, birilerinin verdiği makamları işgal eder, birilerinin onu sunduğu imkanları kullanır. Ve sadece birilerine hesap verir. Sadece birilerine hizmet eder. Bu bitmek tükenmek bilmeyen bir kısır döngüdür.

Birilerinin Ettikleri

Bugün ülkenin çok önemli hizmet makamlarından tutun da en küçük kilit noktalara kadar bir çok birilerinin adamı keyif sürmektedir. Vatandaş hizmet beklerken, sıkıntı içinde yaşarken birilerinin adamları şaşaalı ve keyif dolu bir hayatın içinde zaman geçirmektedir. Bunun böyle olduğunun en büyük göstergesi de bugün ülkemizde yaşamın her alanında görülen çeşitli sıkıntılar, yoksunluklar, engellerdir. Siyaset kendi içinde kilitlenmiş. Yeni yüzler, yeni beyinler yetişmiyor. Hizmet noktasında sıkıntılar had safhada. Herkes birbirine çamur atıyor. Nadiren çıkan hizmet insanları da bu birilerinin adamları yüzünden çalışamıyor. İcraat yapamıyor. Halkın beklentilerine karşılık veremiyor. Sanat camiasına baktığınızda hep birilerinin adamları ile dolu. Gerçek sanatçının kendisini bulamadığı, kimlik edinemediği ülkemizde birilerinin adamları her türlü imkana sahip bir şekilde dolaşıyor. Spor da da bu böyledir. Çok belirgin olmasa da birilerinin adamları yine birilerinin verdiği yetkilerle inanılmaz işler yapmaktadır. Eğitim derseniz her gelenin kendine göre değiştirdiği kurallarla yapboz tahtasına çevirdiği karmaşık bir hal almıştır. Eğitimin ulusal boyutunu düşünmeden, ülkenin geleceğine direkt olarak etki eden önemini umursamadan herkes bir takım düzenlemeler yapmıştır. Bugün ülkemizde çocuklarımız ve gençlerimiz çok büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Hala daha okul olmayan ilçelerimiz ve köylerimiz var. Genç bir nüfusa sahip olmamıza rağmen okur-yazar oranı çok düşük rakamlar sergiliyor. Ülkemizde birbirini takip eden iki nesil arasında çok büyük bir uçurum oluştu. Gençlerimiz uyuşturucu, alkol ve sigara tehdidi altında yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyor. Oysa ki yurt genelindeki verilere baktığınız zaman uyuşturucu kullanan gençlerin sayısı sürekli artış gösteriyor. Alkol kullananların sayısı hızlı bir ivme ile artıyor. Sigaraya başlama yaşı 13 olarak ifade ediliyor. İşte tüm bu sıkıntılara ve olumsuzluklara karşı bir şeyler yapmamız gerekiyor. Ama hala daha reel çözümler bulunamıyor? Reel projeler üretilemiyor? Neden? Çünki birilerinin adamları asla “Ne olacak bu gençlerimizin hali, ne olacak bu ülkenin yarınları?” diye sormuyor. Birilerinin adamları birilerinin çevresindeki çocuklar için zaten gerekli yatırımı yapmıştır. Yine sağlık sistemine baktığınızda dramatik bir tablo ile karşılaşıyorsunuz. Normal bir hastalıktan dolayı hastaneye giden bir çocuğa yanlış iğne yapılıyor ve çocuğun kolu kesiliyor. Sizce bunun sebebi ne olabilir? Ben hemen söyleyeyim. Birilerinin adamları yüzünden. Birilerinin adamları birileri istediği için doktor yerine hemşire, hemşire yerine hastabakıcı atıyor. Ülkedeki tüm sağlık kurumları birilerinin adamları tarafından kontrol altına alınmış. Siz bir vatandaş olarak sağlık hizmeti mi almak istiyorsunuz? Ne mümkün? Hemen birilerinin adamı olmalısınız. Ya da birilerinin adamı olan birilerini tanımalısınız.

Halk Adamı

İşte böyle sevgili dostlar. İğneyi kendimize, çuvaldızı başkalarına batıralım. Artık bazı konularda vatandaş olarak daha duyarlı olmalıyız. Hizmet makamlarına siz sahip çıkabilirsiniz. Verdiğiniz oyların hesabını siz sorabilirsiniz. Eğer sizin verdiğiniz oylarla birileri bu hizmet koltuklarına oturuyorsa bunun hesabını siz sorabilirsiniz. Hizmet makamlarını rantiye kapılarına çevirenlere hesap sorun. Hizmet kapılarını yüzünüze kapatanları asla unutmayın. Ve size hizmet etmek için çırpınanlara da sahip çıkın. Çünki ancak bu şekilde kalkınabiliriz. Bu şekilde daha iyi koşullarda bir yaşama sahip olabiliriz. Bu şekilde çocuklarımızın yarınlarını teminat altına alabiliriz. Birilerinin adamları ile değil halk adamları ile.