Bir Kez Daha Başbakan

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 12/02/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Her zaman üzülerek söylediğim bir tespitim Türkiye’nin bir tezatlar ülkesi olduğudur. Maalesef toplum olarak yaşadığım hemen her olayda hem trajikomik hem de insanın akıl sınırlarını zorlayan manzaralar yaşıyoruz. Bununla ilgili önceki yazılarımızda bir çok örneği verdik ve bir çok olay yazılarımızda yer buldu. Bugünlerde bir dejavu gibi üzerimize çöken olay ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Ne yazık ki, özellikle muhalefet çevrelerinin ağızlarına doladıkları Cumhurbaşkanlığı seçimleri aklı selim insanları hayrete düşürecek polemiklere sahne oluyor.
Muhalefet Ak Parti teşkilatlarına hizmet ediyor
Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti’nin ülkemiz için ortaya koyduğu hizmetler ve gayretler taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmıştır. Ak Parti’nin 2002 Kasım’da yapılan seçimlerde büyük bir başarı göstererek tek başına iktidara gelmesinden sonra uzun yıllardır Türk siyaset sahnesinde olan bir çok siyasetçi siyasi zeminin dışında kaldı. Ülkemizde yıllardır devletin her kademesinde görev başında olan siyasi partiler ve temsilcilerinin ülkemizi getirdiği durumları gören halkımız tercihini daha önce yaptığı hizmetlerle kendini kanıtlayan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve kurduğu Ak Parti’den yana kullandı. Ak Parti bugün Türkiye’nin bir numaralı partisi ve iktidar partisi. Ak Parti’nin Genel Başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ise bugün Başbakan. Ve Sn. Başbakanımız Ak Parti ile iktidar süresince çok büyük sıkıntılar yaşamasına rağmen 4 yıllık başarılı bir hükümet dönemi geçirdi. Yaklaşan Genel Seçimler ile ilgili yapılan anketlerin bir çoğu da bu başarının önümüzdeki seçim döneminde milletimiz tarafından sandıkta tescil edileceğini işaret ediyor. Zaten 2002 Kasım’da yapılan seçimlerde Ak Parti’yi tek başına iktidara getiren milletimiz 2004 Mart’ında yapılan yerel seçimlerde Ak Parti’ye olan güveninin ve sevgisinin tazeliğini ve sağlamlığını göstererek Ak Parti’yi yerel yönetimler noktasında da iktidara taşımış ve büyük zaferi getirmiştir. Türkiye’de böyle bir tablo varken şimdi bazıları çıkmış diyor ki, “Sn. Başbakan Cumhurbaşkanı olamaz, izin vermeyiz”. Bunu gerekçe olarak da Sn. Başbakanımızla ilgili çeşitli varsayımlar ileri sürüyorlar. Bu ülkede hizmetin her kademesinden geçmiş ve yüreği millet ile çarpan bir Türkiye sevdalısı olarak Başbakan olmaya layık görülmüş bir insanın Cumhurbaşkanı olması ile ilgili nasıl bir engeli olabilir. Bu ülkede Başbakanlık makamı ile Cumhurbaşkanlığı makamı arasında bu kadar büyük bir fark ya da tezat var mı? Sanıyorum bugün muhalefet çevrelerinin içine düştüğü durumu en iyi yorumlayan eğer hayatta olsaydı Rahmetli Nasrettin Hoca olurdu. Eğer Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmaması gerekiyorsa nasıl oluyorda bu ülkede Başbakan olabiliyor? Ya da Sn. Recep Tayyip Erdoğan (kaldı ki Türk milletinin büyük sevgisi ve teveccühü ile) Başbakan olmuş ise nasıl olurda Türkiye Cumhurbaşkanı olamaz? Ben Cumhurbaşkanlığı meselesini namus meselesi (!) haline getiren değerli muhalefet çevrelerine düştükleri bu tezatı bir açıklık getirebileceklerine de inanmıyorum. Çünki bugüne dek ortaya koydukları hiçbir söylemin bir açıklaması olmadığı net bir şekilde ortadadır. Bu yüzden Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve hiçbir Ak Parti’li de muhalefete “Neden?” diye sorma ihtiyacı hissetmiyor. Ve Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan muhalefettekilerin tüm aczine ve hırçınlığına rağmen yine Devlet Adamlığı vasfını ortaya koyarak ülkesi ve milleti için çalışmaya devam ediyor. Ancak muhalefetin bu tutumu en çok Ak Parti tabanını ve Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı bir dönem daha Başbakan olarak görmek isteyen milletimizi sevindiriyor. Yani muhalefet farkında olmadan (!) millete ve Ak Parti teşkilatlarına hizmet ediyor. Yapılan anketlerden elde edilen sonuçlarda milletimiz Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın hizmetin başında durmasını ve ülkemizin girdiği toparlanma sürecinin devam etmesini istiyor. Başbakanımız da diretmeci, dayatmacı ve uzlazmaş politikalardan her zaman uzak durmuş ve uzlaşı, hoşgörü eksenli politikalar izlemiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili olarak yine bu şekilde davranacağından ve ülkemizin menfaatlerini kollayan politikalarından taviz vermeyeceğinden hiç şüphemiz yok.
Başkanlık sistemi
Bu süreçte önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri Ak Parti’nin belirlediği bir aday seçimi ile sonuçlanır. Ve bir sonraki dönem Türkiye’nin önünü açacak, yönetim boşluklarını ortadan kaldırıcak ve zaaflardan arındırılmış bir başkanlık sistemi modeli üzerine çalışılırsa bu ülkemizin menfaatine olacaktır. İyi bir hafta dileğiyle.