İstanbul Artık
ÇOK Büyükşehir

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 17/10/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Geçtiğimiz hafta içerisinde polemiklere neden olan bir
anlaşma imzalandı. Dubai şeyhi El Maktum ile Sn.
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 5 milyar
dolarlık bir yatırım anlaşması imzalandı. İstanbul'a
yapılması planlanan bu 5 milyar dolar yatırım rakamının
kentimizin vizyonunu değiştireceği bir gerçek. Ne yazık
ki, bu hamle de bir takım çevreleri memnun etmedi. Bu
duruma en güzel açıklama da yine Sn. Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'dan geldi. Her şeye karşı çıkmayı
muhalefet olarak algılayan ve her şeye karşı çıkan bu
zihniyeti "Sermaye ırkçıları" olarak nitelendiren Sn.
Başbakanımız "İsrail sermayesi geliyor, karşı
çıkıyorlar, Arap sermayesi geliyor, karşı çıkıyorlar"
diyerek karşıt çevrelerin içine düştüğü büyük tezatı da
ortaya koymuştur.
Yatırımlar hızla artacak
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Kadir Topbaş,
göreve seçildikten 2 ay sonra Dünya Gayrimenkul
Yatırımcılar Birliği'nin kongresine katılmıştı. 2005
yılındaki kongre ise kentimizde yapılmıştı. İşte bugün
Sn. Kadir Topbaş'ın bu çalışmalarının semereleri
alınıyor. 5 milyar dolarlık gayrimenkul yatırım
ortaklığı anlaşmasını aylar süren zorlu bir süreç
sonunda imzalayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Sn. Kadir Topbaş önümüzdeki dönem yabancı yatırımların
giderek artacağını ve İstanbul'un kendine has tasarımlar
ve kentin dokusunu bozmayacak yatırımlarla bir Dünya
başkenti olacağını ifade ediyor. Tabii ki herşeyden
önemlisi tüm bunların kuru laflar olmaması ve laftan öte
yapılan icraatlar ile somut bir hale getirilmesidir.
İstanbul ile ilgili verilere baktığımız zaman bugün bir
çok Avrupa ülkesinden daha ileri ve modern bir şehir
görüyoruz. Havası temiz ve gökyüzü gittikçe daha
mavileşiyor. Sahillerimiz hızla temizleniyor. Bugün
şehrimizin bir çok bölgesinde denize girip
yüzebiliyorsunuz. Altın Boynuz Haliç mahkum edildiği
bataklık durumundan kurtarıldı. Artık gerçekten şanına
yakışır bir hal aldı. Bir zamanlar sultan kayıkların
süzüldüğü bu muhteşem sular çarpık kentleşme ve hızlı
göç sonrasında neredeyse bir bataklık haline gelmişti.
Artık çevresinde bulunan mahalleleri bırakın ilçeleri
bile rahatsız eden Haliç yapılan büyük yatırımlar ve
doğru projeler sonunda masmavi suları, içinde
barındırdığı balık çeşitleri ve tertemiz sahil şeritleri
ile İstanbul'luların keyifle vakit geçirdikleri bir yer
haline geldi. Zaten şehrimizin ne kadar büyük bir tarihi
ve kültürel mirası barındırdığını hepimiz biliyoruz. Her
köşesi ayrı bir değer taşıyan bu çok çeşitlilik bugüne
kadar oturtulamayan kentlilik bilincinin eksikliği ile
kimi zaman unutuldu, kimi zaman yok edildi. Ancak
özellikle Ak Parti iktidarı ile başlatılan eğitim
çalışmaları ile görüyoruz ki, bugün bu kentte yaşayan
vatandaşlarımızın bir çoğu İstanbul'lu olmayı bir
ayrıcalık olarak görmeye başladı. Bunu hissetmeye
başladı. Ve tam bir kentlilik bilinci içerisinde hareket
ediyor. Zaten bu bir kıvılcım hareketi gibidir. Evet, bu
kıvılcım yakılmıştır. Artık yaşadığı şehrin değerini
bilen, tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkan, yaşadığı
kenti seven, koruyan, kollayan ve gözeten bir toplumun
tohumları ekilmiştir. Yeni nesilin sadece kitaplarda
okuduğu ve büyüklerinden dinlediği o İstanbul
beyefendileri ve İstanbul hanımefendileri hikaye
kahramanları olmaktan kurtulacak ve bir müddet sonra
tarih yeniden canlanacaktır. Tabii ki şehrimizin
dertleri de gelişim hızına bağlı olarak büyüyor. Ulaşım
İstanbul'un en büyük sorunu olarak göze çarpsa da, şu an
ard arda hayata geçirilen kavşak, köprü, üstgeçit,
altgeçit projeleri ile kalıcı bir çözüme doğru hızla yol
alıyoruz. Birbiri ardına yaplıacak açılışlar ile
trafiğin akış ahengi ve koordinasyonu sağlanacak,
dolayısıyla kent trafiği suni sıkışıklıklar dan
kurtarılacaktır.
Hizmet neferleri muhtarlar
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Kadir
Topbaş, geçtiğimiz günlerde bu güzel şehrin değerli
muhtarlarını bir iftar akşamında aynı çatı altında
topladı. Herşeyden önce Sn. Başkan'a güzel ev sahipliği
için tüm muhtar arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum. O
akşam yemeğimi yerken şunu fark ettim. İstanbul için
yüreği hizmet aşkıyla çarpan, İstanbul'lu için gecesini
gündüzüne katan yüzlerce hizmet adamı ile birlikteydim.
İşte bu kentin nasıl hızla geliştiğini, nasıl hızla
değiştiğini ve güzelleştiğini bir kez daha anladım.
Tabii muhtar kardeşlerimizinde bir çok eksikleri var.
Herşeyden önce kurum olarak bir tüzel kişiliğe sahip
olmaları gerekiyor. Ödenekleri ile ilgili bir takım
sıkıntıları var. Bunlar bu dönem içerisinde Sn.
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın direktifleri ile
bir nebze olsun giderildi. Muhtar kardeşlerimin
sıkıntılarını da bir başka yazımda sizlerle paylaşmak
istiyorum. İyi bir hafta dileğiyle.