Hedef Cazibe Merkezi
TÜRKİYE

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 03/07/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın Dünya çapındaki şirketlerin CEO’ları ve iş dünyamızın önde gelen isimleri ile birlikte yapılan Yatırım Danışma Konseyi toplantısında önemli mesajlar ortaya çıktı. Türkiye ve ekonomisi üzerine ortaya atılan bir takım yanlış söylemlerin ne denli yersiz ve dayanaksız olduğunu bu toplantı ortaya koydu. Herşeyden önce Türkiye’nin kredibilitesinin düştüğü ve kredi notlarının olumsuz bir düşüş içine girdiğini söyleyenler ve felaket tellallığı yapanların içine düştükleri yanılgı ortaya çıktı. Türkiye’nin yatırımcılar için ne denli önemli ve güven veren bir ülke olduğu mesajı bu toplantıda vurgulanan en önemli noktaydı.
Büyüyen ülkeye büyüyen hedefler…
Türkiye’nin iyice zayıflayan, kırılgın hale gelen ve bunalan ekonomisi Ak Parti’nin iktidar olması ile birlikte hızlı bir toparlanma sürecine girdi. Bir önceki hükümet döneminde ard arda yaşanan krizler sonucu büyük bir darboğaza ekonomimiz Devlet Bakanı Sn. Ali Babacan ve ekibinin uyguladığı sıkı politikalar ile birlikte büyük gelişmeler kaydederken daha önce kaybetmiş olduğu itibarını da kazanmaya başladı. Tüm Dünya’ya örnek olacak bir şekilde ve büyük bir başarı ile gerçekleştirilen paradan sıfır atılması sürecini tamamladık. Başbakanımız özellikle 2007-2013 yılları arasını kapsayan 9'uncu Kalkınma Planı döneminde sıkı para politikasından kesinlikle taviz verilmeyeceğini de söyledi. Bir başka önemli nokta ise Başbakanımızın Türkiye adına bahsettiği “Ekonomik dönüşüm” idi. Türkiye’nin son durumunu özetleyen başlıkları istikrarlı büyüme, gelirin adil dağılımı, küresel rekabet gücü edinmiş, bilgi toplumu olma yolunda ilerleyen, AB'ye tam üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye olarak ortaya koyan Başbakanımız Sn. Recep Tayip Erdoğan hepimizin yüreğine su serpti. Bir takım muhalif ve siyasi çevrelerce ortaya konan kara tablolara inat ortaya konan bu reel makro veriler ülkemizin geleceği açısından çok umut verici niteliktedir. Şu anda Avrupa’da bir çok ülkede yaşanan siyasi ve ekonomik krizler ülkemizde hiç gündeme getirilmiyor. Ülkemizde benzine yapılan zamlar çok fazla speküle ediliyor ancak tüm Dünya’da artan petrol fiyatları kimsenin gündemine girmiyor. Bunun sebebi bir takım çevrelerin ülkemizin ve Ak Parti iktidarının dışında gelişen en ufak bir olumsuzluğu bile kendi siyasi ya da kişisel çıkarları doğrultusunda kullanmaktan çekinmemesidir. Ak Parti iktidarının uygulamaya koyduğu bu orta vadeli program sayesinde ekonomi politikaları öngörülebilir hale gelecek. Ve bu sayede başta yerli ve yabancı yatırımcılar olmak üzere ekonomi çevreleri daha uzun vadeli bir süreç kazanacak. Başbakanımız yine makroekonomik gelişmeleri kalıcı hale getirecek yapısal reformlara da ağırlık verdiklerini belirterek. Türk milletini hak ettiği refaha kavuşturmak üzere uygulanan politikalarla ülke ekonomisinin yeniden yapılandırılmasında büyük mesafeler alındığını söyledi. Bu sürecin en belirgin özelliği Ak Parti iktidarının politikalarının Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde uygulanması öngörülen politikalarla tamamen örtüşmesidir. 35 bölüm üzerinden yürütülen müzakerelerle ilgili tarama sürecinin devam ediyor ve bu süreç Dışişleri Bakanımız Sn. Abdullah Gül ve Devlet Bakanı ve Başmüzakareci Sn. Ali Babacan önderliğindeki ekip tarafından büyük bir başarı ile sürdürülüyor. Ülkemiz Ak Parti iktidarı ile birlikte hukukun üstünlüğünü benimsemiş, demokratik bir toplum olma yolunda büyük ilerlemeler kaydetti. Son toplantıda öne çıkan bir diğer husus ise bir önceki Yatırım Danışma Konseyi toplantısında ortaya konan önerilerin bir çoğu ile ilgili reel adımların Ak Parti iktidarı tarafından hayata geçirilmiş olmasıydı. Geçtiğimiz dönemde 25 milyar dolar düzeyinde özelleştirme ihalesi yapıldı. Vergi yasalarının basit ve anlaşılabilir bir hale getirilmesi noktasında Kurumlar Vergisi Reformu hayata geçirildi. Ve vergi oranı %30’dan %20’ye çekildi. Gelir Vergisi ile ilgili reformsal çalışmalar başlatıldı. Sosyal güvenlik reformu kapsamında sosyal güvenlik kurumlarını tek bir çatı altında toplayan idari etkinliği sağlamayı hedefleyen Sosyal Güvenlik Kurumu Yasası ile Genel Sağlık Sigortası ve Emeklilik Yasası hayata geçirildi.
Doğrudan yatırım hedefi…
Son dönem uluslararası doğrudan yatırımlar alanında
kaydedilen gelişmeler, Türkiye ekonomisinin orta vadeli
görünümüne ilişkin olumlu beklentileri en iyi şekilde
yansıtıyor. 2003 öncesinde yıllık ortalama 1 milyar
dolar düzeyinde seyreden uluslararası doğrudan
yatırımlar, 2005 yılında 9.7 milyar dolarla rekor düzeye
ulaştı. Bu yıl ki hedef ise çok daha yukarılara çekildi.
İşte bu rakamlar ve açıklamalar Ak Parti iktidarı ile
ülkemizin yakaladığı makro ölçekteki çıkışın ve
gelişmenin bir iz düşümü. Kısır siyasi perspektiflerden
değil de daha geniş ve ulusal bir pencereden baktığınız
zaman reel olarak büyüyen ve gelişen bir Türkiye ile
karşılaşıyorsunuz. Tabii ki bu noktada işadamlarımızın
büyük katkılarından bahsetmek gerek. Örneğin Yatırım
Danışma Konseyi’nde olan TABA Eski Başkanı, İspanya ve
Sudan Fahri Konsolosu ve GEN-PA Yönetim Kurulu Başkanı
Sn. Zeynel Abidin Erdem yaptığı yurtdışı lobiler ile hem
ülkemizin yurtdışındaki imajına büyük katkılar
sağlamakta. Sn. Erdem artık bir işadamı olmaktan çok
daha öte edindiği misyon ve vizyon ile ülkemizin
ekonomik gelişimine büyük katkılar sağlayan önemli bir
isim. Ben onun şahsında tüm işadamlarımızı da tebrik
ediyorum. Güzel gelişmelerle müjdelenen iyi bir hafta
geçirmeniz dileğiyle.