|
Cumhurbaşkanımız Sn. Abdullah Gül'ün
seçilme sürecini hepimiz hatırlarız.
Türkiye büyük sıkıntılarla karşı karşı
kaldı. Cumhurbaşkanı'nın nasıl olması
grektiği ile ilgili olarak hemen her
kesim yorumlar yaptı.
Ortaya çıkan en önemli sonuç şöyleydi..
Cumhurbaşkanı uzlaştırıcı olmalı..
Evet, Türkiye'nin Cumhurbaşkanının
vizyonu, misyonu ve hatta en önemli
görev buydu.
Uzlaştırmak.
Israrla Cumhurbaşkanlığı makamının bir
uzlaşı makamı olması gerektiğini ve
seçilecek kişinin bu özelliğe sahip
olması gerektiğini ileri sürüyorlardı.
Ne var ki, gözyaşları ve alkışlarla
uğurladıkları bir önceki
Cumhurbaşkanımız Sn. Ahmet Necdet Sezer
hiç bir zaman uzlaştırıcı bir
Cumhurbaşkanı portresi ortaya koyamadı.
Türkiye'de bir çok kesimin tepkisini
çeken uygulamalara imza atan bir
Cumhurbaşkanı profiline sahip olan Sn.
Sezer, belki de azınlıkta olan bir
kesimin bazı hissiyatlarını keskin
duruşu ile cilalamaktaydı.
Yani bugün uzlaşı diye tutturanların
aslında uzlaşmaktan uzak bir
Cumhurbaşkanı profilini de ayakta
alkışladığını ve arkasından ağladığını
da üzülerek görmekteyiz.
Oysa ki Türkiye'nin bu çok önemli makamı
çok daha önemli hizmetlerin ve
görevlerin yerine getirileceği bir
makamdı.
Bu çok önemli makamı bir maded haline
getirip orada herhangi birini oturtmak
ne kadar yanlış.
Cumhurbaşkanımız Sn. Abdullah Gül
seçildiği günden bugüne dek yapmış
olduğu icraatlar ve sergilemiş olduğu
tavırlar ile Türkiye'de özlenen
tabloların yeniden ortaya çıkmasına
neden oldu.
Yurdun her tarafını ziyaretler
gerçekleştiren Cumhurbaşkanımız Sn.
Abdullah Gül geçtiğimiz hafta içerisinde
de yurtdışına açılarak önemli ziyaretler
gerçekleştirdi.
Sn. Cumhurbaşkanımızın özellikle Avrupa
Konseyi Parlamenterler Meclisi
(AKPM)'nin açılış konuşmasını yaptı.
İlk kez bir Türkiye Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı AKPM'nde konuşma
gerçekleştirdi.
İnsan Hakları ve özgürlüklerden, işkence
ve terör konularından Ortadoğu
Bölgesi'ndeki gelişmelerden küresel
olaylara kadar bir çok konuda çok önemli
açılımlar yaptığı konuşmasında açılışı
ingilizce yaptı. Soru cevap kısmını ise
Türkçe gerçekleştirdi.
Soru cevap kısmında tüm parlamenterler
Cumhurbaşkanımız Sn. Abdullah Gül'e 'Sn.
Cumhurbaşkanım' diye hitap ettiler ve
konuşmanın sonunda tüm parlamento
Cumhurbaşkanımızı ayakta alkışladı.
Bu fotoğraf bile tek başına
Cumhurbaşkanlığı makamının nasıl
doldurulması gerektiğine dair önemli
ipuçları ortaya koyuyor.
Cumhurbaşkanımız Sn. Abdullah Gül’ün
önümüzdeki dönemlerde Türkiye adına çok
daha önemli hizmetlere imza atacağına
inanıyorum.
Sn. Cumhurbaşkanımızın bu dinamizmi ile
Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın
dinmek bilmez hizmet temposu bir arada
buluştukca ülkemiz hızla gelişecek ve
kalkınacaktır.
Ve yine ülkemiz geliştikce inanıyorum
ki, herkes Cumhurbaşkanımız Sn. Abdullah
Gül üzerinde uzlaşmaktan da geri
kalmayacaktır.
İyi bir hafta dileğiyle. |