Despotizm İtirafı

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış 24/09/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Neymiş?.. Şehirlerarası seyahat eden otobüsteki yolculardan biri “Namaz kılmam lazım, aracı hemen müsait bir yere çekin” demiş. İşte bu olay bizim seçkinci yazarlarımızı büyük bir irtica bunalımına soktu. Kiminin büyük korkuları döküldü satırlara, kiminin dinmez endişeleri.. Aslında çok basit bireysel bir hareket belki bu.. Ama bizim seçkincilere göre ilerisi için hem önemli bir ipucu.. Ve ortaya koydukları kehanetin ilk belirtileri.. Oysa ki, islamiyete göre yolculuk yapan bir Müslüman namazlarını erteleyebilir, birleştirebilir gibi bir çok kolaylığa sahip. Yine yolculuk yapan Müslüman oruç tutmak zorunda kalmıyor. Amaç ne? Bireysel bir hareket ile çok önemli bir anayasa çalışmasını sabote etmek mi?

Ödleri patlıyor. Peki, neden? Birileri ellerinde sopalarla bizim seçkincilere oruç tutturabilirmiş.. Ya da sahillerde mayoları ile süzülen kadın fotoğraflarını bir daha göremeyecek olmak.. Öyle ya, düşünsenize.. Bugün otobüsü namaz kılmak için zorla yol kenarına çektirenler.. Yarın bizim seçkincilerin seyahat ettiği bir uçağı yere indirmeye kalkabilerler..

Ne dersiniz?

Korkuları yersiz mi (!) sizce? Efendim, Ak Parti yeni bir Anayasa üzerinde çalışıyor ya.. Bu Anayasa ile türban serbest kalacakmış.. Nasıl derler, dakika bir gol bir.. Türk kadını artık korkmalıymış.. Yakın gelecekte açık gezmeyi tercih edecek olan hanımlara destopizm uygulanabilirmiş.. Bu cümle bugüne kadar inançlarını yerine getirmeye çalışan binlerce genç kızımıza karşı takınılan tutumun itirafından başka ne olabilir ki?

Beyler, artık yeter.. Sadece dini inaçları adına saçlarını göstermemek için başlarını örten yavrularımızdan bahsediyoruz.. Bizim kızlarımızdan.. Bu gençlerimizi devletin eğitim yuvalarından dışarı atmak da neyin nesi? Farkında mısınız bilmem? Bu çocuklarımızı bir siyasi istismarın parçası haline getirenler sizlersiniz.. Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatlarını T.C. Anayasası’nın onlara tanıdığı bir hakkı kullandıkları için başka bir Anayasal hakkı olan eğitim hakkında mahrum ediyorsunuz.. Türbanı siyasi simge (!) olduğu için üniversiteler de istemeyenler.. Size soruyorum..

Türbanlı ya da türbansız, hiç farketmez.. Okumak isteyen, kendini yetiştirmek isteyen her gencimizi okutmak, aydın birer insan olarak yetiştirmek bizlerin görevi.. Aksi durumda, türbanlı ya da türbansız farketmez.. Disiplin mekanizmasını işletir, eğitimde başarı ve de kaliteyi yakalarsınız..

Ak Parti ülkemizi gereksiz tartışmaların odağı olmaktan çıkaracak adımlar atıyor.. Ülkemizi her alanda kalkındaracak genç nesiller yetişmesinin önünü açmak istiyor.. Çok vakit kaybettik.. Elden giden ne rejim, ne de laiklik.. Koca bir nesli kaybettik.. Artık bir nesil daha kaybetmeye tahammülümüz yok.. Temel değerlerimiz üzerinde hep birlikte tek bir hedefe doğru yol almalıyız..

Bölgesinde yönetilen değil, yöneten lider ülke..

Türkiye Cumhuriyeti..