Daha Kaç Müslüman

                Ölecek?

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 16/01/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Bu senede korkulan oldu. 1990 yılında hac ibadetini yerine getirmek üzere kutsal topraklara giden tam 1400 müslüman boğularak, ezilerek, sıkışarak hayatını kaybetti. 2004 yılına gelindiğinde ise yine aynı yerde aynı nedenlerden ötürü 254 insan daha yaşamını yitirdi. Bu yıl ise son açıklanan rakamlara göre 362 kişi Mina'da şeytan taşlama yolunda yaşanan facia sonucu hayatını kaybetti. Bu olay tüm islam alemini derinden yaraladı. Annelerini, babalarını yada akrabalarını bu önemli ibadeti yerine getirmek için kutsal topraklara yollayan insanlarıda yüreklerinden vurdu. Aslında gerçekten korkulan oldu. Ve bir hac dönemi daha acı ve hüzünle sona erdi.
Tedbir kuldan, Takdir Allahtan
Yaşanan bu acı olayın sebepleri sorgulanmaya başladı. Genel olarak şeytan taşlamaya giden hacı adaylarının eşyalarını yanlarında taşımak zorunda kalması ve eşyalarını düşürmelerinin en büyük sebep olduğu söyleniyor. Suudi Arabistan müslümanlar için çok önemli olan ve tüm müminlerin kıblesinin bulunduğu topraklar üzerinde kurulmuş olan bir ülke. Bu çok önemli bölgeler tamamen Suudilerin kontrolünde. Hac ibadeti müslümanlar için 5 yıldır veya 10 yıldır var olan bir şey değil. Hac ibadeti islamiyetin 5 şarti içinde yer alan ve Islam dininin var olduğu günden bu yana olan bir ibadet. Asırlar boyunca yaşayan tüm müslümanlar aynı topraklara yürüdü. Aynı bölgede aynı ibadeti gerçekleştirdi. Bu bölge petrol açısından çok verimli bir bölge. Yani Suudi Arabistan zengin bir devlet. Bu ülkenin nasıl bir ihtişam içerisinde hayat sürdüğünü gazetelerden okuyor, televizyonlardan izliyor ve biliyoruz. Ne var ki, bugüne kadar bu müslüman devlet hac farizasını yerine getirmek için ülkelerine gelen milyonlarca müslümana hala daha turist gözüyle bakmaya devam ediyor. Suudi Arabistan yönetimi ve halkıda hac ibadetini yerine getirmek için kutsal topraklara akın eden islam aleminini rahat ettirmek ve iyi bir ev sahibi olmak için hiç bir çaba göstermiyor. Hac mevsimine turizm sezonu ve hacı adaylarınada turist muamelesi yapılıyor. Tabii genel olarak böyle bir tavır alındığını söylemem mümkün değil. Ancak Suudi Arabistan çok büyük bir sorumluluk taşıyor. Ve bu sorumluluğu layıkı ile yerine getirebilmek için gereken her türlü önlemin alınması ve en ince ayrıntısına kadar bu organizasyonun ele alınması gerekiyor. Bu kutsal mekanların günün ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde projeler yapılarak hazırlanması gerekiyor. 1990 yılındaki faciadan sonra Suudi Arabistan yetkilileri tarafından "Bu Allah'ın takdiri" açıklaması yapılması demin yukarıda bahsetmiş olduğumuz bakıs açısını doğrular nitelikte bir açıklamadır. Bu yıl yaşanan üzücü olaylardan sonra yine Suudi Arabistan'lı yetkileler tarafından, 2010 yılında tamamlanması beklenen ve şu anda kullanılan köprü yerine 4 katlı bir köprü inşa edileceği ve hacı adaylarının "Şeytan taşlama" görevini rahatça yerine getirebileceği bir proje açıklandı. Her ne kadar geç kalınmış bir proje olsa da bu projenin bir an önce yapımına başlanmalı ve hızla hayata geçirilerek bu tür facialara bir son verilmesi gerekmektedir. Bugüne kadar yaşananlar ise islam alemi için üzüntü veren ve islam alemine yakışmayan görüntülerdi. Tabii ki, herşey Allah'ın takdiridir. Ancak Rabbimiz, insanlara cüz-i irade vererek onların yaşamları süresince doğru ve yanlış arasında seçim yapmalarıı dilemiştir. Insanlar sebeplere yapışmalı, doğru hareket etmeli ve sonra Allah'ın onlar için takdir ettiğine razı olmalıdır. "Allah'ın takdiridir" diyerek bir takım sorumluluklardan kaçmak bir müslümana yakışmayacağı gibi böylesine sorumluluk sahibi olan insanların takınmaması gereken bir tavırdır.
Islam ve Teknoloji
Islam dini ilm ve fenni öğrenmeyi emretmiştir. Islam dininde ilim sahipleri hep el üzerinde tutulmuştur. Suudi Arabistan'a düşen ise ilim ve teknolojinin ışığı doğrultusunda gereken çalışmaları yaparak artık bu üzücü görüntülerin önüne geçmesidir. Mekke her türlü teknolojinin kullanıldığı, her türlü konforun sergilendiği bir şehir haline geldi. Kişilerin kendi yaşamlarında gösterdikleri bu özen ve dikkati, islam aleminin ve müslümanların hac ibadetini yerine getirmeleri esnasında da göstermelidirler. Bir daha böyle üzücü görüntülerin yaşanmamasını dilerim.