553. Yıl Kutlu Olsun

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 29/05/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Dünya Başkenti olan, yüzyıllar boyunca bir çok medeniyetin ve kültürün ev sahipliğini yapan İstanbul'un fethinin 553. yıldönümü bugün. Tarihteki bu altın yaprağı bugün bir kez daha coşkulu bir şekilde kutluyoruz. İstanbul'da bir çok belediye bugün için özel kutlamalar düzenliyor. Mehteran takımlarımız bu gösterilere renk katıyor. Ve hepimizi tarihin derinliklerindeki o muhteşem zafere götürüyorlar. Aslında bu önemli gün sadece bizler için değil tüm Dünya için bir dönüm noktasıdır. Bu büyük zafer ve sonrasında ortaya konulan irade bugün tüm Dünyanın ihtiyaç duyduğu demokrasi ve demokratik yaşam biçimi noktasında hepimize büyük ipuçları vermektedir.
Nereden Nereye?
Fatih Sultan Mehmet Han bir çağı kapatıp bir çağı açan padişahtı. İstanbul’un surlarını aştığında tüm bizans halkını korku dolu bir bekleyis sardı. Koca bizansın ve halkının kaderi iki dudaklarının arasından çıkacak sözdeydi. Ancak kayıtsız şartsız koca bizansı teslim alan o büyük padişan tarihe geçecek açıklamasını Bizanslıların şaşkın bakışları altında yapıyordu. “Hiçbir kilise yıkılmayacak. Hiç kimse öldürülmeyecek. Din adamlarına dokunulmayacak. Herkes dininde özgürdür. Kimsenin düzeni bozulmayacak.” İşte o cihan padisahı İstanbul'u fethinin hemen ardından yazdığı ilk fermanını tamamen insan hakları üzerine bina etmişti. Böylesine bir anlayışın hüküm sürdüğü topraklarda demokrasi teori ve pratikte altin çağını yaşıyordu. Bugün insanların düşünmeye bile cesaret edemediği farklı milletlere ve dinlere mensup insanların ayni sınırlar içerisinde yaşaması fikri asırlar boyunca Osmanlı topraklarında sürmüştür. Çünki bu yaşam biçimi sevgi üzerine tesis edilmistir. Sevginin serpildigi topraklarda kan, kin, nefret veya düşmanlık hiçbir zaman yer almamıştır. İstanbul'un fethinin üzerinden 553 yıl geçti. O günden bugüne kadar sınırlar değişti. Nesiller değişti. Ve yeryüzü gittikçe kirlendi. Düşmanlığın bile Mertce yapıldığı bir dünyadan, dostlukların Kalleşce yaşandığı bir dünya haline geldi. Bugün Dünya üzerinde hangi ülkeye giderseniz gidin. Ve nereden ve hangi bakış açısı ile bakarsanız bakın. Açlığın, sefaletin, yokluğun, saygısızlığın, düşmanlığın, fitnenin ve tahammülsüzlüğün kol gezdiği bir yaşam görüyorsunuz. 553 yıl önce dağda yaşayan kurtların sert geçen kış günlerinde aç kalarak ülke sınırları içerisinde yolculuk edenlere ya da köylerde yaşayan insanlara saldırmaması için dağlara yiyecekleri et bırakan bir yaşam biçimi vardı. Bugünse dağdaki kurtlardan daha tehlikeli insanların dolaştığı şehirlerde yaşamak zorunda kalıyoruz. 553 yıl önce dükkanlarını gönül rahatlığı ile açık bırakarak namaz kılmaya ya da başka işlerini görmeye giden insanların yaşadığı bir yaşam biçimi vardı. Bugün ise dükkanında ekmeği için çalışan insanlar olduğu halde gidip buralara saldıran insanların olduğu şehirlerde yaşamak zorunda kalıyoruz. 553 yıl önce sabah kendi dükkanını açtığında siftah yaptığı zaman gelen müşteriyi siftah yapmayan komşusuna yönlendiren bir ticari zihniyetin hakim olduğu yaşam biçimi vardı. Bugün ise her noktada birbirini bitirmek için uğraşan ve acımasızca sahteciliğin, yalancılığın ve dolandırıcılığın gölgesinde yaşanan ticari savaşların hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bugün ticari emelleri uğruna savaşlar çıkartan, toplu ölümlere yol açan bir zihniyetin dünyaya hakim olduğu bir yaşam biçimi görüyoruz. 553 yıl geriye gittiğimizde aynı sınırlar içerisinde barış ve huzur içerisinde yaşayan çeşitli milletlere mensup insanların olduğu şehirler görüyoruz. Bugün ise kilometrelerce öteden birbirlerini öldürmek için uğraşan insanların hakim olduğu şehirler ve ülkeler görüyoruz.
Ne mutlu o muzaffer Kumandana
İşte bu yüzden İstanbul'un fethinin 553. yıldönümü tüm Dünya insanlığı için çok önemlidir. Bir çağın kapanıp yeni bir çağın başladığı bugünde tüm Dünya'ya barış ve demokrasi adına çok büyük mesajlar çıkıyor. Bu mesajları çok iyi okuyup hem kendi ülkemizde hem de tüm Dünya'da barış ve huzurun tesis edilmesi, demokrasinin iyi anlaşılıp tüm yaşamımıza hakim olması için çalışmalıyız. Bizim atalarımız bunu yüzyıllar boyunca başarmıştı. Biz de istersek bunu yapabiliriz. Bugünde Fatih Sultan Mehmet ve aziz askerlerini rahmet ve minnetle anıyoruz. İyi bir hafta dileğiyle.