Formula Gazladı,

        Turizm Patladı

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 22/08/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Formula 1 ülkemizden ve kentimizden hızlı bir şekilde geçti. Bu kadar hızlı bir organizasyonun ülkemize ve kentimize kattığı değerler gerçekten muhteşem oldu. Üç gün sürecek organizyon için İstanbul'daki tüm oteller doldu. Aynı zamanda tüm marinalarımız ultra lüks yatlarla doldu. Aylar önceden yapılan rezarvasyonlar sebebi ile tatil ve çeşitli amaçlar ile ülkemize gelen turist ve işadamı kafileleri çevre illerdeki otellere yönlendirildi. Bursa'da otel ve pansiyon odaları yıllar sonra ilk kez % 100 doluluk oranına ulaştı. Formula 1 Türkiye Grand Prix organizasyonu tüm Dünyada 203 ülke televizyonu tarafından 3 gün boyunca canlı yayınlandı. Bu yayınlar ile 2.2 milyar insanın gözü ülkemizde oldu. Sadece yarışlar için ülkemize gelen yabancı konukların 200 milyon dolarlık bir alışveriş hacmi oldu. Formula 1 Türkiye Grand Prix, 3 milyar dolarlık tanıtıma eşdeğer bir organizasyon olarak muhteşem geçti.
Tanıtım ve Yatırımın Önemi
Bu organizasyon bir kez daha göstermiştir ki, istenildiği zaman iyi işler yapılabiliyor. Yıllarca aynı materyalleri, aynı yüzleri, aynı yolları, aynı eserleri pazarlamaya çalıştık. Ülkemizde turizm adına özel sektörün çabaları hariç bir türlü yatırımlar yapılmadı. Turizm konusunda bir toplum bilinci oluşturulmaya yönelik projeler hazırlanmadı. Turizm denilince aklımıza Antalya, Bodrum, Marmaris geldi. Oysaki turizm bir ülke için adeta candamarı diyebileceğimiz bir sektör. Ve ülkemiz turizm açısından çok büyük potansiyele sahip. Ülkemizin dört bir yanı muhteşem doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Yine coğrafyamız yüzyıllar boyunca bir çok topluma ev sahipliği yapmış, bir kültür ve medeniyet beşiği olmuştur. Bugün hangi ilimize giderseniz gidin, yüzyıllar öncesinden kalma bir eser görebilirsiniz. Her ilimizin ayrı bir tarihi dokusu, her ilimizin ayrı ayrı bir hikayesi muhakkak vardır. Ancak, biz bu değerleri henüz kendi ülkemizin insanlarına bile anlatabilmiş durumda değiliz. Tanıtım eksikliğimizin ne kadar çok olduğu apaçık ortada. Ancak bundan daha da önemlisi yatırım eksikliğimizdir. Türk turizmi kendi içinde henüz teşkilatlanmasını bile tamamlayamamış haldedir. Öncelikle bürokrasi turizm sektörünün işlevselliğine büyük sekte vurmaktadır. Yıllar boyunca bir çok yatırımcının önü bir takım bürokratik engellerle kapatılmıştır. Yatırımlar yıllar boyunca belli başlı bölgelerle sınırlı kalmış. Buna rağmen yatırımın yapıldığı bölgelerde bile bir çok konu göz ardı edilmiş. Bugün tüm dünya üzerinde geçerliliği bulunan turizm kıstaslarından bir çoğu göz ardı edilmiş. Turistik bir bölgenin yapılanmasında dikkat edilmesi gereken bir çok husus var. Öncelikli olarak turistik bir bölgede ulaşım için her türlü imkanın tesis edilmesi gerekiyor. Turistlerin hava, kara ve deniz yoluyla ulaşımlarının en rahat biçimde sağlanması gerekiyor. Yine turistik bölgelerdeki konaklama tesislerinden rahat bir şekilde ulaşabilecek konumda tam donanımlı hastaneler olması şartı aranıyor. Bu hastanelerde yeterli derecede personelin istihdam edilmesi yine çok önemli bir başka husus. Yine kritik noktalarda turizm irtibat büroları ve bu bürolarda ülkeyi ziyarete gelen turistlerin tümünün ihtiyacına cevap verecek nitelikte personelin bulunması gerekiyor. Bu ve bunlar gibi bir çok konu yıllar boyunca ülkemizde göz ardı edilmiş durumda. Bir çok bölgenin yolları bile henüz tamamlanmamış halde. Örneğin, bugün her yaz sezonu tıka basa dolan ve hem yurt içinden hem de yurt dışından onbinlerce insanın tatilini geçirdiği Avşa adasında her şey gelişigüzel yapılmakta. Yatırım sıfır. Adada yerleşik bulunan yerlilerin kendi evlerini oda oda bölerek tatilcileri ağırladığı bir sistemden ibaret. Adada çok sıradan vakaların dışında hiçbir müdahele imkanı bulunmayan bir sağlık ocağı var. Adaya en hızlı ulaşım hava durumunun müsait olduğu bir durumda 2 saat. Adada doğru dürüst bir helikopter pisti bile yok. Yine hiçbir şekilde Turizm Bakanlığının denetiminde olan bir tesis mevcut değil. Yine Karadeniz bölgemiz doğal ve tarihi zenginlikleri ile dopdolu olan ve gezdikce doyamayacağınız manzaralar sergileyen bir bölge. Ancak bugün Karadeniz bölgesine karayoluyla ulaşmak gerçekten bir eziyet. Her şey oluruna bırakılmış. Buradaki tabii ve tarihi güzellikler deyimi yerindeyse kaderine terkedilmiş.
Türk Turizmi Formula Hızıyla Gelişecek
Tüm bunlara rağmen son yıllarda turizm adına çok güzel işlere imza atılıyor. Birbiri ardına yapılan organizasyonlar ile tüm dünyanın ilgisi üzerimizde toplandı. Özellikle 59. hükümetimiz döneminde yıllar boyu sümen altında kalmış veya başlandığı halde bitirilememiş tüm yatırımlar hızlandırıldı. Sanat alanındaki başarılarımız Eurovision organizasyonunda tescillenerek büyük bir organizasyon ülkemize geldi. Formula 1 Türkiye Grand Prix organizasyonu ile Türk turizmi artık şahlanacaktır. Turizm yatırımlarına yönelik özel ilgisi nedeni ile başta Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'a ve Formula 1 projesini büyük bir emek ve özveri ile hızla tamamlayarak güzel bir organizasyona imza atan İTO Başkanı Sn. Murat Yalçıntaş'a ve güzel evsahipliğinden ötürü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Kadir Topbaş'a ve emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Tüm bu güzellikleri hep birlikte yıllarca yaşamak dileğiyle.