Geçmiş Olsun

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 01/05/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan geçirdiği rahatsızlıktan sonra yoğun temposuna kaldığı yerden devam ediyor. Geçirdiği rahatsızlık tüm milletimizi üzdü. Ama çok şükür iyileşmesi ile yine sevindik. Başbakanımızın bu ülke için ne kadar önemli olduğu büyük bir gerçek. Ülkemizi nereden alıp nerelere getirdiğine hepimiz şahit oluyoruz. Ülke tam bir darboğaza düşmüştü. Gece gündüzü, gündüz geceyi tutmuyordu. Para birimimiz dibe vurmuştu. Siyaset kurumuna güven kalmamıştı. Ülkenin girdiği belirsizlik ortamı hepimizi büyük bir bunalımın eşiğine getirmişti.

Gelişen Türkiye...

Bugüne gelene dek çok büyük badireler atlattık. Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın çile dolu hizmet yaşamını hepimiz çok yakından biliyoruz. Demokrasi tarihimize kara bir leke olarak düşen hapis olayını dün gibi hatırlıyoruz. Sn. Başbakanımızın yaşadığı bunca sıkıntıdan sonra küsmeyip hizmet yarışının peşine düşüyor olması onun bu ülkeye olan sevgisini ve bağlılığını gösterir. Bu ülke kahraman insanlara ve kendisine hizmet edenlere her zaman bir bedel ödetmiştir. Sn. Başbakanımızın ne yaptığı ve ne yapmadığı apaçık ortada iken daha önceden yazılmış bir şiiri okuduğu için özgürlüğü elinden alındı. Bundan önce de yaşadık. Ve daha önce de yazdık. Istanbul'da yaşanılan kara tablolardan bahsettik. Çöp dağlarının her sokağı, her köşebaşını esir aldığı günleri yaşadık.Suların günlerce akmadığı ve insanlarımızın en temel ihtiyaç olan temizlik ihtiyacını günlerce gideremediği zamanları yaşadık. Derelerin taştığı, hava kirliliğinin insan sağlığını had safhada tehdit ettiği günlerde yaşadık. Büyükşehir Belediyesi'nin tüm kurumlarında hizmetler tıkanmış, dedikodular ayyuka çıkmıştı. Ve herkesin ümidi kırılmışken, herkes vazgeçmişken karşımıza o çıktı.  Böylesine büyük bir şehrin çığırından çıkmış sorunlarını tek tek çözdü. Sorunları çözmekten ötesini yaptı. Hayatımıza değer kattı. Istanbul'da yaşamaktan bıkmış insanları Istanbul'da yaşamaktan mutlu insanlara dönüştürdü. Bugün Istanbul'un havası Avrupa'da en üst sırada. Musluklarımızdan akan su hiç kesilmediği gibi içiliyor da. Altyapı sorunları tamamen çözülmüş durumda. Ve sürekli düzelen, olumlu gelişen, olumlu büyüyen bir hale gelmiş durumda. Bu süreci başlatan Sn. Başbakanımız ve ekibidir. Işte böyle bir hizmet döneminin ardından yukarıda da bahsettiğimiz gibi bir şiirle özgürlüğü elinden alındı. Ama o yılmadı. Küsmedi, yıkılmadı. Ve yine hepimizin dara düştüğü, çıkmaza düştüğü, esnafın kepek kapattığı, siyaset kurumunun onulmaz yaralar aldığı bir dönemde hepimizin önüne geçti. Bu büyük sorumluluğu omuzlarına aldı. Ve Başbakan olduğu günden beri nice yarım kalmış rüyalarımız tamamlandı. Bizim için hayal olan bir çok gelişme gerçeğe dönüştü. Yıllardır sürüncemede kalan, bir arpa boyu yol gidemediğimiz Avrupa Birliği konusunda dev bir adım attık. Değerini tamamen yitiren para birimimiz de bol sıfırlar tarihe karıştı. Yapılan para operasyonu Dünyada gerçekleşen en başarılı örneklerden biri olarak gösteriliyor. Ama ne yazık ki ülkemizde halen daha direnç noktası olmaktan vazgeçmeyen çevreler var. Millete rağmen her türlü gelişmenin önünü tıkayan çevreler var. Ve bizim ülkemizde bir çok şeyin yanlışlığı kadar yanlış olan bir muhalefet anlayışı var. Katılımcı olmaktan uzak, uzlaşma yönünde bir iradesi olmayan, ortak paydaları ile hareket etmekten kaçınan bir muhalefet modeli ülkemizde kronikleşti. Isimler değişiyor, liderler değişiyor, kadrolar değişiyor. Ama ne yazık ki, sistem değişmiyor. Kafalar değişmiyor.

Dünya değişiyor...

Ve bu çevrelerin hepsi değişime karşı alerjileri varmışcasına karşı. Oysa ki Dünya değişiyor. Dünyanın düzeni değişiyor. Değişime direnenler, değişimden kaçanlar geri kalmaya, çağın ve yeni Dünya düzeninin dışında kalmaya mahkum olmaktan kurtulamayacak. Sn. Başbakanımız ve ekibi bunun farkında. Sn. Başbakanımız iktidara geldiği günden bugüne dek bir çok sıkıntılı süreç atlattı. Bunların hepsinde tercih edilen hareket tarzının doğruluğunu her geçen gün daha iyi görebiliyoruz. Bu kriz ortamlarının hepsinde sergilenen yönetim tarzı sayesinde ya badiresiz ya da çok az bir badire ile atlattık. Sn. Başbakanımız ile daha nice güzel günlere ulaşacağımıza inancımız tam. Felaket tellalları ve direnç noktalarına rağmen. Iyi bir hafta dileğiyle.