Gelişen yeni
Dünya düzeninde ülkelerin ve milletlerin
en önemli yaşam dinamikleri arasında
turizm önemli bir yer bulmaktadır.
Ülkelerin gelişme ve kalkınmasında çok
büyük bir önem arzeden turizm konusunda
ülkemizde ne yazık ki Ak Parti
iktidarına dek önemli yatırımlar
yapılamamıştır. Ülkemizin turizm
açısından önem taşıyan bölgelerine
ulaşımda yaşanan ciddi sıkıntılar Ak
Parti iktidarı döneminde yapılan yollar
ile büyük oranda giderilmiştir. Yine
ülkemizde alternatif ulaşım projelerine
yer verilmiş ve turizm bölgelerimiz
rahatlatılmıştır. Ülke olarak bugünden
sonra çarpıcı turizm projelerini el
almalı ve ülkemizi, şehirlerimizi ve
bölgelerimizi birer cazibe merkezi
haline getirmeliyiz.
Gerçek bir
Osmanlı Köyü
Ülkemize ve
İstanbul’a gelen turistlere alternatif
gezi ve tatil imkanları oluşturmamızın
önemi son yıllardaki turizm verileri ile
desteklenmektedir. Bugüne kadar yapılan
yatırımların çok büyük yüzdesi deniz ve
kum turizmine ayrılmıştır. Dünyanın 3/2
si su ve ancak 3/1 i kara. Dolayısıyla
her ülkenin farklı karakterlerde denizi,
kumu ve turistik tesisleri var. Oysa
bizim ülkemize ve şehrimize özel olan
çok değerli bir tarihi mirasımız var.
Bugün tarihi yarımadayı çevreleyen
surların bir çağın kapanıp bir çağın
açıldığı fethin, bitmek tükenmek
bilmeyen savaşların, bir çok dinin ve
kültürün şekillendiği zamanların
günüdümüzdeki tek şahidi olarak
durmaktadir. Ancak ne acıdır ki, yüce
kumandan Fatih Sultan Mehmed Han’ın
şanlı ordusuyla yrüğü bu surların
dibinde artık soğan tarlaları, marul
fidanları var. Surların her köşesinde
ayrı bir tinerci grubu, ayrı bir
uyuşturucu müptelesı var. Bir zamanlar
Fatih Sultan Mehmed’in ve şanlı
askerlerinin nidalarının yankılandığı bu
muhteşem tarih mirası surlarımıza şimdi
sarhoşların nidaları hepimizin
üstlenmesi gereken bir ayıp olarak
çarpmakta. Bırakın gezip dolaşmayı,
surları biraz uzaktan bile bakmaya imkan
yok. Böyle bir ortamda hangi turist
gelip burayı gezebilir, resim çekebilir.
Biçoğu uğramadan, biraz daha meraklı
olanlar ise uzaktan şöyle bir bakar
şehrimizden ayrılıyor. Oysa ki,
değerinin büyüklüğüne nazaran yapılacak
olan küçük çalışmalar bile çok büyük bir
katma değer oluşturacaktır.
Belgrad ve
Edirnekapı surları ve çevresinde
fiberglastan yapılan heykel ve
figürlerle yeniçeriler, kağnı arabaları,
top arabaları ile oluşturulacak
mizansenler ile Fatih Sultan mehmet’in
İstanbul’a girişi, Ulubatlı Hasan’ın
surlar üzerindeki şehadeti ve sancağı
dikmesi aslına uygun olarak
canlandırılacaktır. Surların diplerine
tarihi dokuya uygun mekanlar yapılarak
burada sosyal ve kültürel etkinlikler
düzenlenecektir. Ve yine bu mekanlarda
Osmanlı ve Türk mutfağının en güzel
örnekleri tarihi kıyafetler içindeki
çalışanlar ile yerli ve yabancı
turistlerin beğenisine sunulmalı. Proje
içerisinde bu topraklarda yaşamış tüm
kültürlerin ayrı ayrı temsil edileceği
bölümler oluşturulacak ve Dünya
üzerindeki tüm milletlerin inanç, kültür
ve gelenek görenekleri ile kendisine ait
bir şeyler bulabileceği bir kompleks
haline gelmesi sağlanacaktır. Belirli
aralıklar kurulacak anfi tiyatrolar ile
kültür ve sanat gösterileri sürekli hale
getirilecektir. Bu anfi tiyatrolarda
mehteran takımı belirli aralıkla
gösteriler sergileyecektir. Yine sur
bandı projesi ile çok önemli bir
EVRENSEL BARIŞ vurgusu yapılacak,
Dünya’nın savaşlar, terör ve acılarla
boğuştuğu günümüzde önemli bir barış
misyonu kazanmamız sağlanacaktır. Sur
bandında hayata geçirilecek olan Osmanlı
köyünde herkes tüm mekanlar tarihi
özellikler taşıyacak ve projenin
içerisinde yer alan herkes patronundan
temizlik işcisine kadar tarihi
özellikler taşıyan kıyafetler
giyecektir. Örneğin proje çerçevesinde
tüm güvenlik görevlilerin yeniçeri
kıyafetleri ile görev yapması
planlanmaktadır. Fiberglas mizansenler
ile birlikte ortaya çıkacak olan görsel
şölen ise tüm Dünya’da yankı bulacaktır.
Sur bandını
dolaşan turistler kendilerini tarihin
derinliklerinde dolaşıyormuş gibi
hissedecek ve ülkesine döndüğünde
edindiği bu güzel izlenimleri tanıdığı
herkesle paylaşacak. İnanıyorum ki,
insanı özler gibi bu tarihsel güzelliği
herkese özleteceğiz. Burası tam bir
çekim merkezi haline gelecek.
Yine bu
projemizle Türkiye’nin turizm gelirleri
katlanarak büyüyecek ve ülkemizin döviz
girdisi artacaktır. Sur bandı projesinin
destekleyici ve tamamlayıcı projelir ile
İstanbul’u turizm alanında Dünyanın en
önemli şehirlerinden biri haline
getireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Sur bandı boyunca kurulacak olan Osmanlı
Köyü Türkiye’nin tanıtımına da çok büyük
katkılar sağlayacak, hatta Türkiye’nin
turizm lokomotifi olabilecek kapasiteye
gelecektir.
Sur bandında
yapılacak olan bu projenin bir başka
önemli kazanımı ise şehrimizde işsizlik
sıkıntısına büyük ölçüde getireceği
çözümlerdir.
5 bin kişiye
iş, 15 bin kişiye aş
Fatih
ilçemizin sınırları içerisinde hayata
geçirilecek bu proje ile hem sur bandı
muhteşem bir güzelliğe kavuşacak hem de
reel olarak 5000 kişiye istihdam
sağlanacak. Kağıt üzerinde yapılan basit
bir hesapla sur bandı projesinin
içerisinde 1000 adet işletmenin yer
alması planlanmaktadır. 1000 adet
işletmenin sahipleri ve çalışanları ile
birlikte toplamda sağlayacağı istihdam
rakamı minimum 3000 olmaktadır. Yine
böylesine bir kompleksin temizlik,
güvenlik ve işletme nüfusu ile bu rakam
rahatlıkla 5000 kişiye ulaşacaktır.
Dünya’nın ve Avrupa’nın en büyük turizm
kompleksi haline gelecek sur bandı
projesi hem ülkemizi, hem şehrimizi hem
de Fatih ilçemizi Dünya vitrinine
taşıyacaktır. İyi bir hafta geçirmeniz
dileğiyle.