Genç Değerler

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 10/07/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

 

 

 

Ülkemizde her alanda kendini yenileyemeyen kurumların varlığını biliyoruz. Bunlardan en çok öne çıkanı ise siyaset kurumudur. Bu yüzden siyaset kurumu çok yıpranmış ve kısırlaşmıştır. Aynı yüzlerin, aynı misyon ve vizyonların gidip geldiği bir siyasi arenanın varlığı neredeyse kronikleşmişti. Yeni nesilin bir türlü yer bulamadığı ve eriyip gittiği ülkemizde son dönemde gençler artık ön plana çıkmaya başladı. Bu sevindirici gelişme hem ülkemize yeni isimler kazandırdı, hem de ülke siyasetinin ufkunu açtı.

İTO’da büyük değişim

Bu isimler arasında İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş var. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Murat Yalçıntaş’ın parlak bir iş yaşamı var. İslam Kalkınma Bankası’nda üç yıl boyunca proje uzmanı olarak görev yaptıktan sonra çeşitli kuruluşların genel müdürlüğünü ve yönetim kurulu üyeliğini yaptı. Bu arada İstanbul Ticaret Odası’nın Meclis Üyeliği ve MÜSİAD’ın yönetim kurulu üyeliğinide başarı ile devam ettirdi. Murat Yalçıntaş Ak Parti’de kurucu üye olarak görev yaptı ve İstanbul İl Başkan Yardımcısı olarak Ak Parti’nin kurumsal gelişiminde ve İstanbul’da çok önemli hizmetlerde bulundu. Onun bu başarısı kendisini bugün İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına taşıdı. İstanbul Ticaret Odası, dünyanın üçüncü büyük ticaret odası. 350 bin üyesiyle Türk ekonomisinin yaklaşık yüzde 45'ini oluşturuyor. Vergilerin yüzde 44'ü, ihracatın yüzde 46'sı, gayri safi milli hasılanın yüzde 22'i İTO üyeleri tarafından karşılanıyor. Böyle bir kurumun başında olup İstanbullu iş adamlarına hizmet etmek genç bir insan için gerçekten çok büyük bir başarı. İstanbul Ticaret Odası böylesine önemli bir kurum. Üyelerine yılda ortalama 1,4 milyon belge veren İstanbul Ticaret Odası’nın günlük ticaret sicil tasdiki ortalama 750 bin adettir. Murat Yalçıntaş İstanbul Ticaret Odası Başkanı olduktan sonra kurumun o ana kadar yapmış olduğu tüm hizmetleri “rutin hizmetler” olarak niteleyerek farkını ortaya koyuyor. Başkan seçildiği günlerin hemen ertesinde önünde duran Formula 1 organizasyonunu çok büyük bir hızla tamamladı. Ve İstanbul’un yüzünün akı ile bu uluslar arası organizasyonu bitirmesini sağladı. Formula 1 pistinin öngörülen tarihten daha önce ve çok büyük bir özenle hazırlanmasındaki payı çok büyüktür. Ve bu çok önemli organizasyonun en küçük ayrıntısını bile çok büyük bir özenle ve önemli planlayarak başarıya ulaşmıştır. Murat Yalçıntaş önümüzdeki dönem içinde çok önemli ve güzel hedefler koymuş kendine. E-İTO adını verdiği proje ile tüm üyelerini özel bir platforma taşıyacak. İstanbul Ticaret Odası üyeleri için zamanın ne kadar önemli olduğu gerçeğini göz önüne aldığınızda bu projenin önemi ortaya çıkıyor. Ak Parti iktidarının çıkartığı e-imza uygulaması ile birleştirilecek bu proje ile üyeler artık yollarda, trafikte zaman kaybetmeyecek. İTO ile ilgili tüm işlemlerini ofisinde masasında oturarak bilgisayardan yapacak. Bu proje İTO üyelerine çok önemli avantajlar sağlayacak bir proje. Yine İTO olarak kurulacak bir teknopark’dan söz ediyor Murat Yalçıntaş. Bu teknopark projesini sunuşuda çok önemli bir ayrıntıyı içeriyor. Murat Yalçıntaş bir işadamı olarak ülkemizin önemli bir eksiğine dikkat çekiyor. Türkiye'deki en büyük sıkıntılardan biri iş dünyasının üniversitelerde üretilen bilgiden yeterince yararlanamaması. Ve kuracağı teknopark’ın en önemli özelliğinin bilim-sanayi veya bilim-iş dünyası işbirliğini sağlamak olduğunu vurguluyor. Bu konuyla ilgili veriler Türkiye'de üretilen bilimsel makaleyle alınan patent sayısının yüzdesi binde 15. Amerika'da bu oran yüzde 30. Fransa'da yüzde 17. Yani bir diğer deyişle Türkiye'de bin makale yazılıyor 15 patent alınıyor. İşte tüm bunlar genç bir insanın Türkiye’de ilişkili olduğu bir kuruma ya da kuruluşa getirdiği misyon ve vizyonun özetidir. Genç bir insanın ortaya koyduğu farktır. Murat Yalçıntaş’ın ülke adına getirdiği bir diğer kazanım ise genç nesile olan bakışıdır. Kendini yetiştiren ve bilgiye önem veren bir nesil yetişmesi hedefini ortaya koyması da ülkemizin hızlı bir şekilde bilgi toplumuna geçişine çok büyük katkılar sağlayacaktır. Ülkenin belli başlı kurumlarında kopan fırtınalardan uzak ve kendisinin de çekilmeye çalışıldığı kısır tartışmalardan kaçınarak hedeflerine yürüyen Murat Yalçıntaş gençlerimiz adına hem iyi bir örnek hem de önemli bir kazanımdır.

Bu görev hepimizin

Bizlerinde üzerine düşen vazife geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ve gençlerimizi iyi yönlendirerek onlara iyi bir eğitim sağlamayı hedef koymamız olacaktır. Hangi şartta olursa olsun çocuklarımızın iyi yetişmesi için elimizden geleni değil muhakkak bir fazlasını ortaya koymamız gerekiyor. “Elimden gelen bu, ne yapabilirim ki” diyerek kestirip atmak bizleri aşıp ülkemizi kaderine terk etmemiz anlamına geliyor. Unutmayalım, bugün yaşadığımız bir çok sıkıntı için geçmişte problemler arıyoruz ve geçmişte yapılan hataların sahiplerini suçluyoruz. Yarın hatalarla anılan değil, sevgi ve takdirle anılan birileri olmak bizim elimizde. İyi bir hafta dileğiyle.