Hasta Eden Hastaneler!

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 12/12/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Son
zamanlarda vatandaşlarımızdan sıklıkla devlet
hastaneleri noktasında şikayetler geliyor. Tabii ki bu
şikayetleri lokal anlamda çözmek imkansız. Bizler
elimizden geldiği kadar her vatandaşımızın sıkıntısını
çözmeye, derdine derman olmaya çalışıyor ve elimizden
geleni yapıyoruz. Ancak, özellikle sağlık ve sosyal
güvence sisteminde onyıllardır yaşanılan
vurdumduymazlık, adam kayırmacılık, yolsuzluk ülkemizi
21. yüzyılda utanılacak manzaralara sürüklemiştir. Son
dönemlerde reformsal düzenlemeler ile adeta by-pass
edilen sağlık sistemi ne yazık ki bu sancılı süreci
kolay kolay aşamayacak gibi görünüyor. Ne yazık ki,
sağlık hizmetini veren de mutsuz, sağlık hizmetini
alması gerektiği halde alamayan da. Salğık sistemi tüm
elemanlarının mutsuz olduğu bir mutsuzluk kümesi haline
gelmiş durumda.
Bir dokun bin ah işit...
Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Ve yeri geldiği
zaman hep söylemişimdir. Bizim ülkemiz tam anlamı ile
bir tezatlar ülkesi. Vatandaş geliyor, doktorların
gerektiği gibi ilgi göstermediğinden, hastayı
önemsemediğinden ve hiç bir işin yolunda gitmediğinden
bahsediyor. Maalesef doktorlarımızda hastalarla tam
ilgilenemedikleri için şikayet ediyor. Yani iki tarafta
mutsuz, iki tarafta şikayetçi. Oysa ki, iki tarafında
ortak bir isteği var. Birisi tedavi edilmek istiyor,
birisi tedavi etmek istiyor. Işte bu durum 21. yüzyıl
Türkiye'sinde çok fazla sırıtıyor. Ülkemizde eğitim
sistemindeki sancıları ve sıkıntıları düşündüğünüz zaman
bir insanın okuyarak doktor olmasının ne derece zor ve
zahmetli olduğunu anlıyorsunuz. Yani doktorluk mesleği
özellikle bizim ülkemizde siradan bir şekilde seçilecek
bir meslek değil. Ve bu hedef seçildiği zaman kolay
kolay ulaşılacak bir hedef değil. Yani bugün
doktorlarımızın hepsi idealleri olan, gençliğinin en
güzel yıllarını bu idealleri uğruna zor ve zahmetli bir
hedefin peşinde geçiren özel insanlar. Ve maalesef bu
yorucu maratonu bitirdikleri andan itibaren daha çileli,
çok daha yorucu, sınırları çok dar çizilmiş bir hayatın
içinde buluyorlar kendilerini. Işte bu noktada onların
ihtiyaç duyduğu tek şey tedavisini tamamladıkları bir
hastanın mutlu ve gülen bir yüzle ağızlarından dökülen
iki cümle. "Teşekkür ederim". Tüm istedikleri bu tabloyu
hastalarının yüzlerinde yakalamak. Izdırap dolu ve acı
yüz ifadeleri ile gelen hastaları gülen yüzle uğurlamak.
Vatandaşlarımız da yaşadıkları sıkıntıları çözüm,
dertlerine derman için geldikleri hastane kapılarında
bir güleryüz bekliyor. Dertlerini anlatabilecekleri,
derman kapısı olarak doktorlarımızı görüyorlar. Ancak ne
yazık ki, bugünkü fiziksel durum bu anlattığımız
koşulları sağlamıyor. Hastaneye gittiğiniz zaman her
tarafta perişan ve bitap düşmüş insanlar görüyorsunuz.
Hastaneye yakını için, ziyaret için ya da herhangi bir
nedenle gelen sağlıklı bir insan bile karşılaştığı
durumla alakalı olarak perişan oluyor. Baygın yatan
kimsesiz insanlar, kimsenin ilgilenemediği yaşlı amcalar
ve teyzeler, annesinin kucağında acı içinde ağlayan bir
çocuk, kuyruk sıraları, birbirini ezercesine bir
koşuşturmacanın içersine düşmüş hasta insanlar. Bu kadar
sağlıksız bir ortamda nasıl sağlıklı bir toplum tesis
edebilirsiniz. Her doktorun kapısının önünde yüzlerce
insan. Giren belli değil, çıkan belli değil. Bir
doktorun verimli olabilmesi için olması gereken
koşullardan eser yok. Ve bu koşullarda bile
doktorlarımız cansiperane bir şekilde çalışıyorlar. Ne
yazık ki, ortaya konulan tüm bu özverili çalışma yerini
bulmuyor.
Sağlıklı bir sağlık sistemi için
Bu noktada yine en büyük görev bizlere düşüyor. 59.
Hükümetin sağlık politikaları son derece tutarlı ve
sonuç veriyor. Sağlık Bakanımız Sn. Recep Akdağ
herşeyden önce yaşanan tüm sıkıntıları kendi içinde
hissediyor. Son derece bilinçli ve konuya hakim.
Inşallah Sn. Bakan ve çalışma arkadaşları tüm bu
sıkıntılraı en aza indirecektir. Sizler de bu sıkıntılı
ortamda doktorlarımıza sahip çıkın. Onlara karşı gereken
özveriyi gösterin. Başı ağrıyan hastaneye koşmamalı.
Hastanelerde suni yığılmalardan bu şekilde
kurtulabiliriz. Inşallah, bu zor günleri milletçe elele
vererek atlatacağız. Önümüzdeki dönemlerde
problemlerinden arındırılmış, dinamik bir yapıya
kavuşmuş ve tamamen sağlıklı bir sağlık sistemi
oluşacaktır. Sağlıklı ve huzur dolu günler diliyorum.