Önemli Olan

            Hizmet Bildirimi..

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 06/02/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Yine bir kısır döngü. Her ne kadar yeni olmasada bir mal varlığı tartışması aldı başını gidiyor. Şimdi ülke olarak Sn. Başbakan'ın mal varlığı ile yatıyor ve sabah yine Sn. Başbakan'ımızın mal vralığı ile kalkıyoruz. Bir takım çevreler büyük bir iştahla malvarlığı beklentisi içine girdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bir televizyon stüdyosuna çevirdiler. Ve şimdi orada rayting kaygıları ile dolu bir film izliyoruz. Sn. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tüm gayreti ile bu kısır tartışmanın tarafı olmaktan kaçınıyor. Büyük bir sabır ve kibarlık içinde birşeyler anlatmaya çalışıyor. Ancak "Öteki"lerin ağzıları sulandı bir kere. Diğerlerinin iştahı kabardı bir kere. Vay efendim neymiş, Sn. Başbakan malvarlığını açıklamaktan korkuyormuş, kaçıyormuş.
Sn. Başbakan'ın hizmet bildirimi
Acaba Sn. Başbakan mal varlığını açıklarsa ne olur? Belki ertesi gün güneş daha bir güzel doğar ve tüm ülkeyi daha çok aydınlatırdı. Belki ülkedeki ekonomik problemler biterdi. Hatta hemen ertesi gün tüm dış borçları kapatır ve dışa bağımlı ekonomik politikaları müzeye kaldırırdırk. Belki eğitimden hukuğa, sağlıktan sosyal güvenliğe ülkedeki tüm yaşam sistemleri bir anda düzelir ve kusursuz hale gelirdi. Ve hatta belki konuşacak ve yakıncak bir olumsuzluk bulamazdık. Şimdi bu mal varlığı çığırtkanlığı yapanlar tabii ki böyle düşünmüyordur herhalde. O halde neden bu konunun üzerine bu kadar düşüyorlar? Bunun tek bir sebebi var. O da yapılan büyük hizmetleri hazmedemiyorlar. Kendilerinin hayal bile edemediklerini bir bir gerçekleştiren bir Başbakan'ı hazmedemiyorlar. Şimdi onların tek bir hayali var. Türk milletinin büyük inancı ve güveni ile canla başla bu ülke için çalışan ve ülkenin her köşesini hizmetle donatan bu hükümeti ve Başbakanımızı yıkmak. Bunun için yapabilecekleri hiçbir şey yok. Bu yüzden böyle kısır çekişmeler ile "Çamur at, izi kalsın" tarzında politakalar güdüp yıkamazsak yıpratırız diyebilmenin peşinde koşuyorlar. Şimdi mal beyanını bir kenara bırakalım. Ben bu satırlardan "Sn. Başbakan mal varlığını açıkla" diye kendini yırtanları hizmet beyanında bulunmaya çağırıyorum. Kim, bu ülke için ne yapmış? Hangisi bu ülke için elini taşın altına koymuş? Bu ülkenin hangi devriminde hangisinin emeği var? Bu ülkenin en zor zamanlarında hangisi milletin kaderini kendi kaderinin arkasına bırakabilmiş? Hizmet beyanı verilsin diyorum, çünki ortada görünen hiçbir şey yok. Bildiğimiz ve görünün hiçbir şey yok. Belki bu hizmet bildiriminden sonra varsa, bizde bu hizmetlerden haberdar oluruz. Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın ise böyle bir hizmet bildiriminde bulunmaya ihtiyacı yok. Çünki tüm Türkiye ve Türk milleti Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın hizmet varlığından haberdar. İstanbul, Ankara, Adana, Şanlıurfa, Gaziantep, Konya, Giresun, Trabzon, Rize ve tüm iller. Bunun en büyük göstergesi ise önünü kesmek için kendisini hapse atanlara rağmen bugün bu büyük ülkenin ve büyük milletin Başbakanı olmasıdır. İstanbul O'nun Belediye Başkanlığı'ndan önce tamamen bitmişti. Koca bir kent kaderine terkedilmişti. Her caddenin, her sokağın çöp dağları ile geçilmez hale geldiği bir şehirdi İstanbul. Zehirli mikropların sularımızda cirit attığı musluklarla doluydu İstanbul. İstanbul'da hiçbir şey yolunda gitmiyordu. Sadece YOLSUZLUKLAR yolunda gidiyordu. Okullar leş gibiydi. İnsanca yaşayabilmenin genel geçer kurallarının izi bile yoktu kentte. Ve bir güneş gibi doğdu İstanbul'un üzerine Sn. Başbakan. Sonrasında kendisi için eziyetli bir yolculuk başladı. İktidar yolculuğu. Sn. Başbakanımızın hizmet bildirim listesi sürekli kabarıyor. Türkiye'yi yaşadığı kara günlerden hızla kurtardı. Bu milleti büyük bir bunalımın eşiğinden hızla çıkardı. Sabahın akşamı, akşamnı sabahı tutmadığı, ailelerin dağıldığı, esnafın dükkanları kapattığı kötü günler geride kaldı.
Serum niyetine..
Şimdi, nasıl yaparız da ülkedeki bu istikrar ortamını bozarız diye mi düşünüyorlar? Ne yaparsak bu dengeleri bozarız diye mi düşünüyorlar? Çünki sanırım bazı siyasetçilerimizin politikaları dengesiz ortamlardan, güven bunalımlarından, siyasi istikrarsızlıktan, kafası karışık milletten, değeri düşen paradan, çöken adaletten, kaybolan eğitimden, sağlıksız sağlık sisteminden besleniyor. Şimdi ufacık bir olumsuzluk olduğu zaman serum niyetine kullanmaktan çekinmiyorlar. Ama bilmeleri gereken bir şey var. İlerleyen günler hep daha ak, hep daha aydınlık ve hep daha adaletli olacak. Küçük bir örnek verelim. Hükümet işbaşına geldiğinde borsa endeksi 9.000'lerde sürünüyordu. Şu anda 46.000 puanla kapanıyor. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Dolayısıyla bu serumları idareli kulllanmaları gerekiyor. Benden söylemesi. İyi bir hafta dileğiyle.