Bu Oyunlara Dikkat!!!

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 22/01/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

 

Herşey çok açık ortada. Türkiye’nin siyasi istikrar ile birlikte gelen gelişme trendinin önüne geçmek için ortaya konulan oyunların ardı arkası kesilmiyor. Geçtiğimiz hafta bu oyunlardan bir başkası daha sahnelendi. Ermeni asıllı Türk gazeteci Hrant Dink yönetmenliğini yaptığı Agos gazetesinin önünde kimliği belirsiz bir kişi tarafından vuruldu. Olayın ardından hızlı bir süreç başladı. Bir çok açıklama yapıldı. Herkesin kabul ettiği tek bir ortak görüş ise bu kurşunun Hrant Dink’e değil Türkiye’ye ve tüm ulusumuza sıkıldığıydı.

Herşey üstüste

Geçtiğimiz hafta içerisinde bir süredir ortalarda görünmeyen “Sözde ermeni soykırımı” iddiaları tekrar ortaya atılmaya başlamıştı. Hatta ABD Kongresi’nin üstü kapalı görünse de "Türkler 1915’te Ermenilere karşı soykırım uygulamıştır" anlamına gelebilecek bir yasa önerisi hazırladığını ve bunu Kongre’den oylamaya sunacakları netlik kazanmıştı. Bu yasa önerisinin geçtiğimiz günlerde yapılan seçimle ABD Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu kazanan Demokratlar tarafından desteklendiğini düşünürseniz Konre’den geçeceğine kesin gözle bakabilirsiniz. Bu kararla birlikte diğer büyük ülkelerin ve bir çok batılı ülkenin de aynı yasalarla ortaya çıkacağı ihtimali kuvvetleniyor. Yine geçtiğimiz hafta Dünyaca ünlü actor Silvester Stallone’un “Sözde ermeni soykırımı” iddiaları üzerine bir film çekeceğini ve “Sözde soykırım” iddialarını beyaz perdelere yansıtacağını açıkladığı gazetelerde yer aldı. İşte tüm bunların üzerine alçak bir el, hain bir el Hrant Dink’e yönelik menfur saldırıyı gerçekleştirdi. Bu cinayet herşeyden once “Sözde ermeni soykırımı” iddiaları noktasında elimizdeki tüm güçlü argümanlarımıza darbe vurdu. Yine bu cinayet “sözde soykırım” iddialarına karşı sürdürdüğümüz mücadelemize vurulan en büyük darbedir. Bu menfur cinayet “sözde soykırım” iddiaları ile Türkiye’yi Dünya nezdinde suçlu duruma düşürmeye çalışan Ermeni diasporasının ekmeğine yağ sürmüştür. Onlar dün ile ilgili kendilerinin bile inanmadıkları sahte iddialarını bugün işlenen ve kim tarafından hangi amaçla işlendiği bile belli olmayan bu menfur cinayetle desteklemeye çalışacaktır. Bu cinayet Emreni diasporasının ırkcı, faşist ve aşırı hareket tarzını daha da keskinleştirecek ve heryerde önümüze çıkartılacaktır. Hrank Dink kimine gore Ermeni asıllı olmasına rağmen Türkiye’yi savunan bir insandı. Ve bu yüzden Ermeni diasporasının hedefinde olan adamdı. Ve Ermeni diasporasının büyük tehditlerine mazur kalıyordu. Kimine gore ise Türkiye’de yaşamasına ve Türk kimliği taşımasına rağmen “Sözde ermeni soykırımı” iddialarını her platformda destekleyen ve ülkemizin aleyhine çalışan bir insandı.  Tüm bu tartışmaların arasında olan ülkemize oldu. Türkiye bu cinayetle büyük yaralar almıştır. Ancak Türkiye demokratik bir ülkedir. Bu cinayetin ülkemizde demokrasiye vurulan bir darbe olduğu görüşlerine kesinlikle katılmıyorum. Ben inanıyorum ki, aziz milletimiz ve Osmanlı zamanında “Milleti sadıka” olarak adlandırılan ermeni kardeşlerimiz bu menfur saldırının etkilerini birlikte aşacaktır. Türkiye’de yaşayan tüm ermeni kardeşlerimizin bu konuyu özenle ve hassasiyetle değerlendireceğini ve tetiği çeken hainin arkasında olan fikir, düşünce ya da hareket yapısına gereken cevabı vereceğine inanıyorum. Bu hain saldırının planlayıcılarının hedeflerine ulaşamayacaklarını ve tüm Türk milletinden gerekli cevabı alacaklarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın İçişleri Bakanı Sn. Abdülkadir Aksu ve Adalet Bakanı Sn. Cemil Çiçek’i bu menfur cinayetin en kısa sürede en ince noktasına kadar aydınlatılması için görevlendirdiğini biliyoruz. İçimize su serpen bir diğer gerçek ise Türkiye’nin Ak Parti ile yakalamış olduğu güçlü siyasi yapı ve istikrar ile bu kara günlerin en kısa sürede ve mümkün olduğu kadar hasarsız atlatılacağıdır.

İlk İnsan Hakları Bildirgesi

Türk milleti bu menfur cinayete karşı ulusca bir tavır ortaya koyacaktır. Bu tavır tüm Dünya’ya “sözde ermeni soykırımı” iddialarının ev sahibi olmadığımızı gösterecektir. Bu tür oyunlar yüzyıllar boyunca milletimiz üzerinde oynanmış ancak her seferinde sahiplerinin üzerine dönmüştür. Türkiye tüm geçmişi ile yüzyıllar boyu Dünya’ya demokrasi dersi vermiş hatta İstanbul’un Fatihi Fatih Sultan Mehmed Han’ın yayınladığı Fetih ilk “İnsan Hakları Bildirgesi” olarak tarihe geçmiştir. İyi bir hafta dileğiyle.