Geçmişten Geleceğe Uzanan Köprülere Yeni İmaj

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 24/10/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
İstanbul büyüleyici güzelliği ile tüm insanlık için bir
cazibe merkezi olmuştur. Ancak güzel şehrimizin turizm
potansiyeli her geçen yıl daha da artması gerekirken
maalesef yerinde saymaktadır. Oysa ki sahip olduğumuz
değerler günümüz dünyasında hiçbir bedel ile
alınamayacak, sahip olunamayacak değerlerdir. İstanbul
kadar güzel silüeti olan bir şehir daha var mı acaba?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sn. Kadir
Topbaş'ın İstanbul'un bir turizm, finans, kültür ve
kongre merkezi haline gelmesi için gecesine gündüzüne
katarak çalıştığını görüyoruz. Sn. Topbaş'ın şehrimiz
için koyduğu hedefler çok büyük. Bununla ilgili
görebileceğimiz bir çok örnek var.
Büyük hedeflere büyük yatırımlar
Şu anda İstanbul'umuzun her köşesi bağlantı yolları, alt
geçitler, kavşaklar ve köprüler ile bezeniyor. Bu
yatırımlar birer birer hayata geçecek ve yıllardır
çektiğimiz trafik çilesi önümüzdeki birkaç sene
içerisinde yerini modern ve sürekli akan, keyif veren
bir hale bırakacak. Aslında bizim trafik problemimiz çok
yapay bir problem. Bu şehirde trafiğin yoğun ve düzensiz
olmasının en büyük nedeni insanların araçlarını yasak
olan yerlere ve trafiği engelleyecek şekilde parketmesi.
Bir diğer sorun ise araçlarını trafikte bilinçli bir
bilinçsizlikle kullanan sürücüler. Ve son olarak ta
dikkatsiz yayalar. Tabii toplu taşıma sistemimiz sadece
otobüs ve minibüslere gebe kaldığı müddetçe bu trafik
problemini halledemeyeceğimiz de bir gerçek. İşte bunun
için yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir eğitim ve
kültür hamlesi hazırlığı içerisinde. Yani hedef sadece
yol yapmak, köprü yapmak değil yapılan bütün eserleri
doğru kullanacak, koruyacak ve geliştirecek nesiller
yetiştirmek.
Bir diğer güzel haber ise Formula 1 Turkish Grand Prix
için yapılan, büyük fedakarlıklarla hızlı bir şekilde
tamamlanan ve büyük fırtınalar koparan İstanbul Park
pistinin organizasyon sonrası kaderine terk edilmemiş
olması. Dünya Motosiklet Şampiyonası'nın 16. yarışı
geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Park'ta koşuldu. Dünyanın
en iyi motosiklet yarışcıları farklı kategorilerde
kozlarını paylaştı. Dünyaca ünlü motosiklet yarışcılar
Valentino Rossi, Max Biaggi, Daniel Pedrosa gibi isimler
İstanbul Park'ta vitrine çıktılar. Türk motor yarışı
tutkunlarının keyifle izlediği Türkiye Grand Prix'si
için İETT otobüsleri süslendi. Metro ve İDO
istasyonlarına 2 bin adet afiş asıldı. 800 Billboard
yapıldı. Yarış öncesi Taksim Meydanı'nda 15 Ekim'de
başlayan küçük çaplı organizasyonlar düzenlendi. Burada
düzenlenen organizasyonlara katılanlar yarış bileti
kazanma şansı yakaladı. Velhasıl bu organizasyon ile
birlikte kentimiz başarı hanesine bir puan daha eklemiş
oldu.
Önümüzdeki dönemlerde bir çok uluslarası organizasyonu
ülkemizde ve şehrimizde göreceğiz. İstanbul Türkiye'nin
Avrupa'ya ve Dünyaya açılan penceresidir. Yine
önümüzdeki dönemlerde kentimizde turizm rakamlarında çok
önemli gelişmeler göreceğiz. Çünki turistlerin geçmişe
duyduğu hayranlık ve saygı bir meraka dönüşüyor.
İstanbul artık senenin her günü ve her mevsim turist
ağırlayan bir kent haline gelmiştir. Bu konuda da acilen
bir toplum bilinci oluşturmalı ve şehrimize gelen
turistlere Türk misafirperverliğini, geçmişimizde
barındırdığımız o ihtişamı yaşatmalıyız. Tarihi ve
turistik mekanlarımız işportacı işgalinden bir an önce
kurtarılmalı. Tarihi mekanlarımızda yetişmiş elemanlar
istihdam edilmeli. Turistlerin yaşayabileceği muhtemel
sorunlar düşünülerek çözüm önlemleri alınmalı.
Galata ve Haliç Köprüleri Restore Edilmeli
İstanbul'un göbeğinde olan Galata ve Haliç köprüleri de
hem modernlikten hem de tarihten uzak birer demir yığını
haline dönüşmüş durumda. Oysa ki bu köprülerin birbirine
bağladığı her iki tepe de eşsiz tarihi eserlerle dolu.
Bir yanda Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Ayasofya
müzesi, Yeni Camii, Tarihi Mısır Çarşısı diğer tarafta
Galata Kulesi, Dolmabahçe Camii ve Sarayı... Bu eşsiz
tarihi görüntüyü birbirine bağlayan Galata ve Haliç
köprüleri bu dokuya uymayan ve sırıtan bir görüntü
oluşturmaktadır. Önceki aylarda tamamlanan proje ile
Galata Köprüsü üzerinden tramvay geçmiş ve nostaljik bir
hava oluşturulmuştu.
Ülkemizin çeşitli mekanlarında uygulanmış olan köprü ve
bina restorasyonu ile bu köprülerimize yapılacak
fiberglass giydirme restorasyon çalışması her iki
köprümüze de tarihi ve estetik bir görünüm kazandırıp
çevresindeki tarihi dokuya uygun bir görüntüye
kavuşturacaktır. Fiberglass malzemelerin her türlü hava
koşuluna uygun olması, oluşturduğu görüntünün
gerçeğinden ayırd edilememesi ve çok özel bakımlar
gerektirmemesi bu işin bir diğer güzel tarafı. Eğer
uygulanırsa yakın bir gelecekte Eminönü ve Haliç
sahillerinde çayınızı yudumlarken sizleri alıp şöyle bir
geçmişe götürecek manzaralara kavuşacağız. Ayrıca iki
kıtayı birleştiren gerek Boğaz Köprüsü gerek Fatih
Sultan Mehmet Köprüsü ışıklı giydirme çalışması ile
muhteşem boğaz manzarasını bir gerdanlık gibi
süsleyecektir. Özellikle gece manzarası İstanbul'u yerli
ve yabancı turistlerin zihinlerine işleyecektir. İyi bir
hafta dileğiyle.