Cepzede.. Kartzede..
Artık Hepsi Mazide...

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 27/02/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Kredi kartları ile ilgili düzenlemeler son haline getirildi. Ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşüldükten sonra yasalaşacak. Geçtiğimiz haftaya ise kredi kartları yüzünden intihar eden kartzedeler damgasını vurdu. Türk toplumu tüketime açık bir toplum. Ancak yıllardan beri tüketici bilinci oluşturmaya yönelik elle tutulur bir çalışma yapılmadı. Bu yüzden bilinçsiz bir tüketici toplum profili oluştu. Tüketimi tetikleyen ve bilinçsiz tüketimin önünü açan ticari faaliyetler büyük reklam destekleri ile kitlelere sunuldu. Kendi sosyal yaşamı içerisinde sıkışıp kalan tüketici ise önüne açılan bu karanlık yolda atacağı her adımın kendi aleyhine sonuçlar doğuracağını bilerek ya da bilmeyerek savunmasız bir şekilde yürümek zorunda kaldı.
Neler yaşadık...
Çok fazla geçmişe gitmeye gerek yok. Tüketici hakları için hiçbir denetim mekanizmasının olmadığı bir ülkenin vatandaşları olarak kapıdan satış denilen bir toplumsal sendromu yaşadık. Sabah işe giderken evde bıraktığımız hanımlarımız, çocuklarımız gün içinde kapıya gelen nitelikli dolandırıcılar! tarafından kendisine imzalatılan senetleri akşam önümüze getirdiler. Süslü laflarla ve nizami görünen yapıları ile bizim içimizdeki insanlar yine bizleri dolandırdılar. Bugün bile daha hiç aydınlatılamamış, gün ışığına çıkmamış bir çok karanlık yönü bulunan bu sistem ne yazık ki uzun bir süre bu ülkede kanunlar tarafından korundu. Ve ne yazık ki, bileyerek ya da bilmeyerek ancak kandırıldığı kesin olarak bilinen tüketici ise ayak üzerinde attığı imzalar yüzünden büyük bedeller ödemek zorunda bırakıldı. Büyük bedeller ödendikten sonra, bu işin kurbanları bir araya gelerek seslerini duyurduktan sonra ancak bu işin önüne geçilebildi. Aynı durum Türkiye'de büyük bir pazar oluşturan GSM sektörü içinde de benzeri bir şekilde yaşandı. Cep telefonu sektörünün kendi içinde bile önlem alamadığı bu durum yüzlerce insanımızın canına maloldu. Bu sektör maddi kayıpların da ötesinde toplum içinde adeta bir manevi tahribat konusu oldu. Tamamen denetim dışı bırakılan cep telefonu satışları yüzünden hırsızlık, gasp ve cinayet olayları büyük bir artış gösterdi. Tabiri yerindeyse yükte hafif pahada ağır çalmanın tek hedefi cep telefonları oldu. Ve gaspların ardı arkası kesilmedi. Yine cep telefonları yüzünden adeta kap-kaç dönemi başladı. Daha önceden içinde ne olduğunu bilemediğimiz bayan çantalraınnı genelde en az bir cep telefonu barındırdığını bilen sokak çeteleri çanta avına başladı. Ve ne acıdır ki, birilerimizin eşlerinin yerlerde sürüklenerek ağır yaralandığı kap-kaç sonucu çalınan telefonları bir başkamız sahibi olduğu dükkanda satın aldı. Ve bu telefonu bir başkamıza satarak evine ekmek götürdü. Ve yine bir başkamız bu telefonu alarak eşine hediye etti ve eşini sevindirdi. Ve ne yazık ki, kap-kaç mağduru vatandaş hakkını aramaya çalışdığında "Dikkat etseydin kardeşim, bilmiyorsun ortalığın halini" denilerek adeta cezalandırıldı. Yine cep telefonu için gencecik bir insan hareket halindeki trenden atılarak feci şekilde can verdi. Ve cep telefonu ülkemizde toplumsal sendrom haline getirildi. Işte bu da tam olarak bir denetimsizliğin sonucudur. Ülkemizde devletine ve milletine bağlı, vergisin ödeyen, her türlü toplumsal gerekliliği karşılayan sorumlu vatandaşlar adeta cezalandırılırken çalan, çırpan, gasp eden, öldüren her zamanki gibi elini kolunu sallayarak başka mağdurların peşine düştü. Kredi kartlarında ise benzeri yönleri olan ama tamamen yasal prosedürler çerçevesinde işleyen ve ne yazık ki tüketici haklarının ihlal edildiği sistem oluşturuldu. Çok küçük puntolarla hazırlanan sözleşmeler ile, denetimlerden uzak dağıtılan ve büyük reklam kampanyaları ile son derece cazip algılanması sağlanan kredi kartları ne yazık ki milyonlarca mağdur ortaya çıkardı. Kapı kapı dolaşarak tencere tava ile milleti dolandıran insanlar gibi dolaşan banka mensupları borçlu avına çıktılar. Kredi kartı almanın hiçbir şartı aranmaksızın dağıtılan kredi kartları direkt ya da dolaylı olarak milyonlarca insanımızın canını yaktı.
Problemler çözülüyor...
Gelinen noktada yine her konuda olduğu gibi Ak Parti hükümeti zamanında bir çok yasal düzenleme yapıldı. Öncelikle tüketici bilinci oluşturmaya yönelik eğitsel çalışmalar yapıldı. Sivil toplum kuruluşlarına destek verildi. Ve en önemlisi tüketicinin hakları kaleme alındı ve bu hakları koruyacak, savunacak yasal kurumlar oluşturuldu. Cep telefonlarının kullanımı ile ilgili her adım kayıt altına alındı ve gerekli yasal düzenlemeler yapıldı. Kredi kartları ile ilgili yasal düzenlemeler en ince ayrıntılarına kadar çalışılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirildi. Geçmişe dönük ve en önemlisi geleceğe dönük tüm problemler yeni yasa ile çözülüyor. Ak Parti iktidarı ülkemizin ve milletimizin dertlerine yönelik çözüm iradesini bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Iyi bir hafta dileğiyle.