Makam Odaları!

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 08/05/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Sn. Ali Müfit Gürtuna’nın kıymetli anneleri vefat etti. Buradan bir kez daha kendisine rahmet kederli ailesine de başsağlığı diliyorum. Şehir dışında olduğum için katılamadığım cenaze ile ilgili yakın bir dostum çok önemli şeyler anlattı. Bizim her zaman dikkat çektiğimiz önemli bir konuyu dile getirdi. Bir insan makam ve mevki sahibi iken çevresinde görünür, görünmez bir çok insan vardır. Gerekli gereksiz, faydalı faydasız, tanıdık ya da tanımadık binlerce insan. Ve bu kalabalık insanı hayatın önemli taraflarının dışına iten en büyük etkendir. Ne kadar isteseniz de, kalp kıran adam olursunuz. Görmeyen adam olursunuz. Bilmeyen ve ilgilenmeyen adam olursunuz. Bu sıkıntıları aşmak çok zordur. Ve özenli bir hareket tarzı ister. Önemli bir ekip ister.

Gönlümüzdeki Başkan’a yapılan vefasızlık

İşte Sn. Ali Müfit Gürtuna’da böyle sıkıntılar yaşayan önemli bir makam sahibi idi. Ancak o her zaman için özenle hareket eden, çevresine duyarlı, hassas bir belediye başkanı profili çizerek sorumlu ve iletişim halinde olduğu herkese kendini sevdirmiş bir insandı. İstanbul’da çok önemli hizmetleri olan ve İstanbul’a bir çok noktada çok önemli adımlar attıran Sn. Ali Müfit Gürtuna’yı gördüğünüz zaman çevresine yaydığı o pozitif enerjiden nasibinizi alıyorsunuz. Sn. Başkan’ın her simayı muhakkak hatırladığını bilirim. Sn. Gürtuna yaşamının büyük bir kısmını hizmet için harcayan, zamanını, enerjisini, aklını, sıhhatini bu uğurda planlı ve programlı bir şekilde ortaya koyan önemli bir siyasetçimizdir. Sn. Başkan’ın annelerinin cenaze töreninde yakın bir arkadaşım hem benim adıma hem de kendi adına bulundu. Şehir dışından döndüğümde ise bana anlattıkları gerçekten düşündürücü idi. Sn. Gürtuna’nın bu acı gününde yanında olan insanlar gerçekten sayılı idi. Tabii ki sevenleri orada kalabalık bir cenaze namazı kılınmasına yol açmıştı. Ancak dün Sn. Ali Müfit Gürtüna’nın yanında olmak için can atanlar, 1 dakika olsa görüşmek için birbirlerini ezenler, araya hatırlı insanlar koyanlar, kapı aşındıranlar, telefon açanlar, daire başkanları, müdürler o gün neredeydi acaba? Ben çok iyi biliyorum. Eğer bugün Sn. Ali Müfit Gürtuna İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş olsaydı, o gün camii de adım atacak yer bulamazdı kimse. Sn. Başkan’a başsağlığı dilemeyi bırakın uzaktan göremezdiniz. Herkes sabah 10’da camii avlusunda toplanır ve beklemeye başlardı. Nitekim bunun örneklerini çok günler yaşadık ve gördük. Ne var ki, İstanbul’u yöneten hiç kimsenin orada olmayışı çok üzücü bir durumu ortaya koydu. İstanbul’u Sn. Ali Müfit Gürtuna zamanında Sn. Başkan ile beraber yöneten koca bir ordudan o acı günde orada 3 – 5 kişinin olması çok daha üzücü. Ben Sn. Başkan’ı iyi tanırım ve bilirim. O’nun kocaman bir yüreği vardır. Kin tutmayan ve sevgi çağlayan. Sn. Ali Müfit Gürtuna bugün belki dinleniyor. Ancak yarın siyaset sahnesindeki yerini aldığında bugün yanında olmayan herkes çevresine dolacak. Bunu kendiside çok iyi biliyor. Çünki Sn. Gürtuna makamların ve mevkilerin gelip geçici olduğunu çok iyi bilen ve bu noktada makam ve mevkilerin halkımıza ve insana hizmet götürme aracı olduğuna olan inancını net bir şekilde ortaya koymuş bir siyasetcimizdir. Makam ve mevki ile ilgili bir kaç yazı yazdık. Ve her yazımızda makam ve mevkileri işgal eden herkese seslendik. Buralara oturduğunuz zaman çevrenize doluşan yağcıdan, iş bitiriciden, arabulucudan uzak durun. Makam ve mevkilerin hoş sedalarına ve boş sefalarına aldanmayın. Buralar gelip geçicidir. Hep birlikte insanımıza hizmet etmenin şerefini ve onurunu yaşayalım. Ve bu makam ve mevkileri kişilerin çıkarlarına değil milletin ve devletin çıkar ve menfaatlerine hizmet eder hale getirelim. Bugün oturduğunuz koltuklar yarın olmayacak. Ve işte bunun örneğini yaşadık.

Hedef hizmet beklenti sevgi ve dua

Bir gazete ile yaptığımız röportajda bana konu ile ilgili bir soru yönelttiler. “Siyasetten ve politikadan beklentiniz nedir? Yerel anlamda yaptığınız bu kadar hizmet ve yorgunluğun karşılığında neler bekliyorsunuz?” diye sorduklarında onlara şunu söyledim. “Dünya ile ilgili hiçbir makam ya da mevki beklentisi ile bu işleri yapmıyorum. Ben bugün oturduğumuz koltukların çok daha ötesinde hizmetleri başarıyorsam bunun nedeni bir ötesindeki makam değildir. Milletimin omuzlarında dua ve tekbirlerle yolcu edileceğim bir cenaze namazı nasip olması tek hayalim ve hedefimdir. Eğer halka hizmetin hakka hizmet olduğuna inanıyorsak zaten başka beklentilerimiz yok demektir.” İnşallah makam ve mevkilerin önemini yitirdiği hizmetlerin ve hizmet edenlerin önemsenir hale geldiği daha samimi bir dünyada yaşamak dileğiyle. İyi bir hafta dilerim.