Demokrasinin Temel Taşları,

   Gazetelerin Manşet Başları...

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 09/01/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Son zamanlarda muhtarlarımız ile ilgili sürekli bir kamuoyu oluşturma çabaları var. Gün geçmiyor ki, muhtarlık camiasını yıpratacak, üzecek ve aramızdan seçerek temsilci olarak atadığımız insanları rahatsız edecek bir haber çıkmasın. 54 bin kişilik bu gönüllü hizmet ordusunu hiç düşünmeden yapılan bu gelişgüzel haberlerin kaynağının ise milletvekilleri olması bir başka üzüntü kaynağı. Ben bir siyasetçi olarak olarak muhtarlarımızı her zaman birer çalışma arkadaşı olarak gördüm. Yerel yönetimlerde görevlerim olduğu için bir çok muhtarımızla iletişim halindeyim. Bugüne kadar yüzlerce sorun için muhtarlarımız beni aramıştır. Bu aramaların hiçbirisinde muhtarlarımız kendileri ile ilgili sorunları aktarmamıştır. Ya bir vatandaşın çocuğu hasta olmuştur, ya bir vatandaşımız evsiz kalmıştır.

Devletin kılcal damarları

Tabii ki her camianın içinde aykırı olan insanlar olmuştur. Beş parmağın beşi bir değildir. Ancak bugün hangi muhtarımıza giderseniz gidin, gerçekten ihtiyaç sahibi iseniz, başınız dara düşmüş ise bir çözüm yolu bulmaya çalışacaktır. Bir muhtarın kanun ile sınırları belirtilmiş 144 adet görevi vardır. Bir muhtarın yapması için 144 adet görev belirliyorsunuz. Ve bunu yapması için insiyatif vermiyorsunuz, yetki vermiyorsunuz. Cumhuriyetin gelişimindeki en önemli mihenk taşları muhtarlıklardır. Devletin vatandaşa eşitlik ilkesi içerisinde yaklaşmasını sağlayan, hızlı bir şekilde veri kaynağı oluşturan, doğumdan ölüme tüm vatandaşlık işlerinde düzeni sağlayan muhtarlık kurumu ne yazık ki gelişen yeni düzenin gerisinde kalmıştır. Herşeyden önce muhtarlarımızın bugünkü en büyük sıkıntısı bir kurumsal kimlik kazanamamış olmalarıdır. Muhtarlarımızın tanımı net olarak ortaya konmamıştır. Muhtarlık kurumu bir tüzel kişiliğe kavuşturulmalıdır. Muhtarlar kamu görevi yapan insanlardır.  Muhtarlık kurumunun bir an önce çağın gereklerine uygun olarak gerekli düzenlemelere kavuşturulması ve muhtarlarımıza yetki verilmesi sağlanmalıdır. Yerel yönetimlerin en önemli aşaması yine muhtarlıklardır. Muhtar mahallesinin en çok tercih edilen, en güvenilen ve mahalle sakinlerinin çoğunluğunun onayını alan kişidir. Muhtar demek düzen demektir. Ancak siz bu kurumu sorumluluklarına karşı ezdirirseniz tabii ki bir takım sorunların yaşanmasının önüne geçemezsiniz. Geçtiğimiz günlerde medyada yer alan bir haberde "Muhtarlardan alının belgelerin güvenilir olmadığı ve bu belgeleri verme yetkisinin nüfus memurlukları olması gerektiği" yönünde bir milletvekili iradesinden söz ediliyordu. Herşeyden önce 54 bin kişilik bir camiadan hiçbir irade "Güvenilir değil" diye söz edemez. Bu kadar önemli bir kurum hiçbir şekilde böyle bir töhmet altında bırakılamaz. Bu iradeyi ortaya koyan insanlar yıllarca muhtarlarından aldıkları evraklar ile eğitim hizmeti aldılar. Sağlık hizmeti aldılar. Bugün geldikleri noktaya yürüdükleri yol boyunca hep muhtarlardan aldıkları belgeler ile kendilerine güven duyulmasını sağladılar. Bu demecin yayınlanmasından sonra hiç kimse çıkıp haberi tekzip etmedi. Bunun "Çamur at izi kalsın" düşüncesinin ürünü olmadığını yürekten inanıyorum. Ancak bu kadar sorumluluk sahibi insanların böyle demeçler vermekten kaçınmaları gerekir. Sorumluluk sahibi insanlar konuşurken cümlelerinin, kelimelerinin nerelere gideceğini iyi düşünmeli ve düşünmeden konuşmamalıdırlar. Yıllar boyunca muhtarlarımızın oluşturduğu bir veri tabanını bu kurumun elinden hangi şartlarda alacaksınız? Ve neden alacaksınız? Münferit olayların yaşanması mümkündür. Bazı muhtarların yanlış veya sahte evrak verdiği doğru olabilir. Ancak rüşvet alan ve veren bir çok devlet memurunun olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bir kaç kişi yanlış yapıyor diye çok büyük bir kurumu "Güvensizlikle" suçlamak yanlışından dönülmelidir. Muhtarlık kurumu devletimizin yurdun en ücra köşesine kadar uzanan kılcal damarlarıdır.

Muhtarların önemini unutanlar

Ben muhtarlarımızın toplum yaşamı içinde ne kadar önemli bir yer tuttuklarını biliyorum. Ben muhtarlarımızın ne kadar zor şartlar altında, kimsenin onlara "Neden yapmadın?" diye hesabını soramayacağı bir çok hizmeti gönüllü olarak yaptıklarını biliyorum. Ben muhtarlarımızın mahalle sakinlerinin dertleri ile dertlendiklerini biliyorum.Ve ben muhtarlarımızın hemen hepsinin vatanlarını seven ve amaçları hizmet olan bir gönüllü ordusu olduğunu biliyorum. Bunu sizlerde biliyorsunuz. Demek ki bazı bilmeyenler var. Ya da unutanlar. Onlara bir kez daha hatırlatalım mı ne dersiniz?