Seçimlerin
sıcak bir yaz dönemine denk gelmesi
insanlarımızın kafasında 'oy mu, tatil
mi?' ikileminin oluşmasına neden
olduğunu görüyoruz. Bu sene yaz
mevsiminin normallerin üzerinde, aşırı
şekilde sıcak başlaması ve şehirde
yaşamın iyice güçleştiği bir duruma
gelmesi bu seçimi daha da zor bir hale
taşıdı. Bütün bir yılın yorgunluğunu
atmaya çalıştığımız kısa yaz tatillerini
özellikle bu sene daha fazla
önemsiyoruz. Ancak diğer tarafta da
temsil edilebilme ve seçme iradesinin
tecelli ettiği seçim sandığı da önemli
bir vatandaşlık görevi olarak 22
Temmuz'da bizleri bekliyor.
Oy kullanmak
kutsal bir görevdir
Ben birebir
sohbet edebilme imkanı bulabildiğim tüm
vatandaşlırımıza 22 Temmuz günü, şartlar
ne olursa olsun seçim sandığına
gitmeleri ve oy kullanarak bu önemli
görevi yerine getirmelerinin önemini
anlatıyorum. Yine bu satırlardan tüm
değerli okurlarımıza oy kullanmanın
bizler için çok önemli bir vatandaşlık
görevi olduğunu, kullanacağım her oyun
gelecekte nasıl bir ülkede yaşamak
istediğimiz konusunda seçme şansımız
olduğunu hatırlatırım. Oy vermek kutsal
bir görevdir. Toplumumuzun tam demokrat
bir toplum olması ve demokrasinin
ülkemiz üzerinde tam tecelli etmesi de
bizlerin vereceği oylar sayesinde
olacaktır. Bugün siyaset kurumunun içine
düşürüldüğü kaos ortamından kurtulmak
bizim elimizde. Türkiye’nin Ak Parti ile
yakalamış olduğu istikrarlı büyümeyi
sürdürülebilir hale getirmek bizlerin
elinde. Ak Parti dışında herhangi bir
partiye oy verecek olan
vatandaşlarımızın da sandığın başına
giderek oyunu atması ve inandığı siyasi
istikrarı desteklemesi de az once
bahsettiğimiz gibi demokrasinin tam
tecelli etmesi için çok önemlidir. 23
Temmuz sabahı elde edilecek her sonuç
ülkemiz ve milletimiz için yine bir
dönemin başlangıcı olacaktır. Bu
başlangıcın nasıl olmasını istediğinizi
oyunuzu atarak sizler belirleyeceksiniz.
22 Temmuzda
yapılacak olan Genel Seçimlere katılacak
olan tüm siyasi partiler gerekli seçim
hazırlıklarını yaparak sahaya indiler.
Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de
tüm siyasi partiler kendilerine özgü bir
strateji belirledi. Ancak önümüzdeki
seçim için hazırlanan kampanyaların
bugüne kadar olan seçim kampanyalarından
tek bir farkı var. O da, Ak Parti
dışındaki tüm partilerin seçim
stratejilerini Ak Parti aleyhine
çalışmak üzere kurmuş olmasıdır.
Dolayısıyla daha önce yazmış olduğumuz
bir yazıda nitelediğimiz '22 Temmuz
Genel Seçimleri Ak Parti ve diğerleri'
arasında geçecek tesbiti de doğrulanmış
oldu.
Bahsetmiş
olduğumuz bu siyasi tablonun ortaya
çıkmasının en büyük sorumlusu ana
muhalefet partisi CHP’dir. Sn. Deniz
Baykal’ın bitmek tükenmek bilmeyen hırsı
ne yazık ki ülkemizi önemli bir
ayrışmanın tam merkezine taşımıştır.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bir
idelojik travma haline getiren de Sn.
Baykal’ın kendisidir. Ak Parti’nin
iktidar döneminde ülkemizin çözüm
bekleyen onlarca sorununa yapmış olduğu
iyileştirmeler ortadadır. Ak Parti’nin
milletimizin yaşam kalitesini yükselten
ve neredeyse iflas etmiş olan tüm sosyal
sistemlerini reformsal nitelik taşıyan
projeler ile bir bir düzelten
çalışmalarının önündeki en büyük engel
yine CHP ve Sn. Baykal’ın kendisidir.
Ülkemizde temsil edilemeyen büyük bir
çoğunluk olduğu iddiasında bulunan ve Ak
Parti’nin temsil ettiği milyonlarca
vatandaşımızı bir anda sistemin dışına
iten komik iddiaların sahibi de ne yazık
ki Sn. Deniz Baykal, dolayısıyla CHP ve
siyasi bir takım endişeler ile peşlerine
düşen diğer siyasi partilerdir.
Bugün siyasi
tabloyu incelediğinizde, en sağcı benim
diyen parti ile en solcu benim
iddiasındaki parti arasında Ak Parti
korkusundan doğan bir takım endişeler
ile trajikomik yakınlıklar sağlanmış
durumda. Işte bu durum da, tamamen
birbirine zıt iki siyasi görüşün ortak
korkusu olan partinin tam merkezdeki
parti olduğunun önemli bir işaretidir.
Siyasi
partilerin seçim beyannamelerini göz
attığınız zaman neyi ne şekilde
yapacaklarından ziyade Ak Parti'nin
bugüne kadar yapmış olduğu icraatları
eleştirmekle dolu olduğunu görürsünüz.
4,5 yıllık
cevap
Ak Parti’nin
4,5 yıllık iktidar dönemi bugün
karşısına konulan her türlü iddiaya en
büyük cevaptır. Ak Parti’nin sadece
sağlık alanında gerçekleştirmiş olduğu
reformlar ve bugün gelinen nokta bile Ak
Parti’nin bu ülkede on yıllarca daha
iktidar olması için önemli bir ışıktır.
Ak Parti Türkiye’nin 57. hükümet
döneminde yitirdiği yıllarını,
umutlarını ve hedeflerini bugün yeniden
tesis etmiştir. Hem merkezi iktidar hem
de yerel yönetimlerde Ak Parti’nin
ortaya koymuş olduğu hizmet kalitesi ve
inancı milletimizin takdirini
kazanmıştır. Bu seçimlerde de bu takdir
hissi tescillenecektir. İyi bir hafta
dileğiyle.