Oyunu Kullan

Geleceğini Sen Belirle

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış 02/07/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

Seçimlerin sıcak bir yaz dönemine denk gelmesi insanlarımızın kafasında 'oy mu, tatil mi?' ikileminin oluşmasına neden olduğunu görüyoruz. Bu sene yaz mevsiminin normallerin üzerinde, aşırı şekilde sıcak başlaması ve şehirde yaşamın iyice güçleştiği bir duruma gelmesi bu seçimi daha da zor bir hale taşıdı. Bütün bir yılın yorgunluğunu atmaya çalıştığımız kısa yaz tatillerini özellikle bu sene daha fazla önemsiyoruz. Ancak diğer tarafta da temsil edilebilme ve seçme iradesinin tecelli ettiği seçim sandığı da önemli bir vatandaşlık görevi olarak 22 Temmuz'da bizleri bekliyor.

Oy kullanmak kutsal bir görevdir

Ben birebir sohbet edebilme imkanı bulabildiğim tüm vatandaşlırımıza 22 Temmuz günü, şartlar ne olursa olsun seçim sandığına gitmeleri ve oy kullanarak bu önemli görevi yerine getirmelerinin önemini anlatıyorum. Yine bu satırlardan tüm değerli okurlarımıza oy kullanmanın bizler için çok önemli bir vatandaşlık görevi olduğunu, kullanacağım her oyun gelecekte nasıl bir ülkede yaşamak istediğimiz konusunda seçme şansımız olduğunu hatırlatırım. Oy vermek kutsal bir görevdir. Toplumumuzun tam demokrat bir toplum olması ve demokrasinin ülkemiz üzerinde tam tecelli etmesi de bizlerin vereceği oylar sayesinde olacaktır. Bugün siyaset kurumunun içine düşürüldüğü kaos ortamından kurtulmak bizim elimizde. Türkiye’nin Ak Parti ile yakalamış olduğu istikrarlı büyümeyi sürdürülebilir hale getirmek bizlerin elinde. Ak Parti dışında herhangi bir partiye oy verecek olan vatandaşlarımızın da sandığın başına giderek oyunu atması ve inandığı siyasi istikrarı desteklemesi de az once bahsettiğimiz gibi demokrasinin tam tecelli etmesi için çok önemlidir. 23 Temmuz sabahı elde edilecek her sonuç ülkemiz ve milletimiz için yine bir dönemin başlangıcı olacaktır. Bu başlangıcın nasıl olmasını istediğinizi oyunuzu atarak sizler belirleyeceksiniz.

22 Temmuzda yapılacak olan Genel Seçimlere katılacak olan tüm siyasi partiler gerekli seçim hazırlıklarını yaparak sahaya indiler. Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de tüm siyasi partiler kendilerine özgü bir strateji belirledi. Ancak önümüzdeki seçim için hazırlanan kampanyaların bugüne kadar olan seçim kampanyalarından tek bir farkı var. O da, Ak Parti dışındaki tüm partilerin seçim stratejilerini Ak Parti aleyhine çalışmak üzere kurmuş olmasıdır. Dolayısıyla daha önce yazmış olduğumuz bir yazıda nitelediğimiz '22 Temmuz Genel Seçimleri Ak Parti ve diğerleri' arasında geçecek tesbiti de doğrulanmış oldu.

Bahsetmiş olduğumuz bu siyasi tablonun ortaya çıkmasının en büyük sorumlusu ana muhalefet partisi CHP’dir. Sn. Deniz Baykal’ın bitmek tükenmek bilmeyen hırsı ne yazık ki ülkemizi önemli bir ayrışmanın tam merkezine taşımıştır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bir idelojik travma haline getiren de Sn. Baykal’ın kendisidir. Ak Parti’nin iktidar döneminde ülkemizin çözüm bekleyen onlarca sorununa yapmış olduğu iyileştirmeler ortadadır. Ak Parti’nin milletimizin yaşam kalitesini yükselten ve neredeyse iflas etmiş olan tüm sosyal sistemlerini reformsal nitelik taşıyan projeler ile bir bir düzelten çalışmalarının önündeki en büyük engel yine CHP ve Sn. Baykal’ın kendisidir. Ülkemizde temsil edilemeyen büyük bir çoğunluk olduğu iddiasında bulunan ve Ak Parti’nin temsil ettiği milyonlarca vatandaşımızı bir anda sistemin dışına iten komik iddiaların sahibi de ne yazık ki Sn. Deniz Baykal, dolayısıyla CHP ve siyasi bir takım endişeler ile peşlerine düşen diğer siyasi partilerdir.

Bugün siyasi tabloyu incelediğinizde, en sağcı benim diyen parti ile en solcu benim iddiasındaki parti arasında Ak Parti korkusundan doğan bir takım endişeler ile trajikomik yakınlıklar sağlanmış durumda. Işte bu durum da, tamamen birbirine zıt iki siyasi görüşün ortak korkusu olan partinin tam merkezdeki parti olduğunun önemli bir işaretidir.

Siyasi partilerin seçim beyannamelerini göz attığınız zaman neyi ne şekilde yapacaklarından ziyade Ak Parti'nin bugüne kadar yapmış olduğu icraatları eleştirmekle dolu olduğunu görürsünüz.

4,5 yıllık cevap

Ak Parti’nin 4,5 yıllık iktidar dönemi bugün karşısına konulan her türlü iddiaya en büyük cevaptır. Ak Parti’nin sadece sağlık alanında gerçekleştirmiş olduğu reformlar ve bugün gelinen nokta bile Ak Parti’nin bu ülkede on yıllarca daha iktidar olması için önemli bir ışıktır. Ak Parti Türkiye’nin 57. hükümet döneminde yitirdiği yıllarını, umutlarını ve hedeflerini bugün yeniden tesis etmiştir. Hem merkezi iktidar hem de yerel yönetimlerde Ak Parti’nin ortaya koymuş olduğu hizmet kalitesi ve inancı milletimizin takdirini kazanmıştır. Bu seçimlerde de bu takdir hissi tescillenecektir. İyi bir hafta dileğiyle.