Özlenen Bayramlar

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış 15/10/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Müslüman alemi olarak bir bayramı daha kutladık. Bayramlar biz müslümanlar için nefes alma, yenilenme, toparlanma süreçleri olarak ön plana çıkmıştır.

Bayramlarda gönül kırgınlıkları giderilir, akrabalar arası diyaloglar düzeltilir.

Belki bir çoğumuz geçmiş ile muhasebesini yapar ve geçmişe ait hata, eksik ve yanlışlarımızı düzeltme yoluna gideriz.

Bu yüzden bayramlar müslümanlar için çok önemlidir.

Ve ben de bayramların bu yönünü çok önemsiyorum..

*******

Bizim milletimizin önemli hasletleri vardır..

Ve bunların hepsi milletimize münhasırdır..

Kadirşinastır, kıymet bilir..

Yardımseverdir, toplumsal dayanışma hep en üst düzeydedir..

Saygılıdır, toplumumuzun en önemli dinamiği aile olmuştur..

*******

Bunlar ve daha niceleri..

Bize böylesine özellikler katan unsurlardan biri de bayramlarımızdır..

*******

Ancak..

Daha önceki yazılarımda değinmiştim.

Artık hızla yüzeyselleşmeye doğru giden bir toplumsal yapımız var..

Gülüşlerimiz sahteleşiyor..

Bakışlarımız donuklaşıyor..

Alt kattaki komşu son nefesini verirken, üst kattaki komşu ev partisi veriyor..

*******

Ramazan ayının manevi atmosferini artık ne yazık ki yaşayamıyoruz..

İki nesil arasındaki uçurum hızla büyüyor.

Yetişen genç nüfusun bayram algısı inanılmaz değişimler yaşıyor..

Ve neresinden bakarsanız bakın..

Bu değişimler aslında toplumsal geleceğimiz için önemli ipuçları taşıyor.

*******

Bayram tatillerini içki masalarında kutlayan anne babalar..

Bir anne babası olduğunu unutarak çocuklarını mutlu etmeye çalışan orta kuşak anne, babalar..

Çocuklarını tv lere mahkum edenler..

Ya da daha da beter olanlar..

Sokağa atanlar..

*******

Çocuklarımız bumerang gibidir..

Bu işin geri dönüşü hepimiz için mutlaka olacaktır..

Bu son bayram hepimiz için birer yeniden başlangıç olsun.

Tabii ki, önce kendi çocuklarımız..

Ve sonra hepimizin çocukları..

Sokaktakiler den başlayarak..

Bizim çocuklarımız..

Eğer eski güzellikleri yaşamak istiyorsak..

Bilmeliyiz ki, bizi geçmişteki güzelliklere ancak çocuklarımız götürebilir..

*******

Yani..

Ne ekersek, onu biçeceğiz..

Yaşlılarımızı dört duvar arasına sıkıştıkları huzur evleri köşelerinden..

Eski bayramların tadını da hafızalarımızdan kurtarıp yeniden yaşamak istiyorsak..

Çocuklarımızın ellerinden sımsıkı tutmalıyız..

Geleceğimiz ellerimiz arasından kayıp gitmemeli..