Oy Vermek Kutsal Bir Görevdir

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 05/03/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Seçmen listelerinin güncellenmesi amacı ile muhtarlıklarda 2 ay süreyle askıda kalması geçtiğimiz hafta tamamlandı. Seçmen kayıtlarında vatandaşlık numaralarının esas alındığı bir zemin oluşturma ve  “Artık seçimlerde insanlarımızın parmaklarına mürekkep sürülmeyecek, bu çağdışı uygulamadan kurtulacağız” anonsu ile başlayan çalışmanın sonunda ülkemizdeki seçmen veritabanı yenilendi. Geçmiş yıllarda yaşanan seçim hareketlerinin de önüne geçmeye yönelik hedefleri olan güncelleme çalışmalarının bazı eksikleri olduğunu gördük.

Ak Parti Farkı

Ülkemizde her seçimden sonra temsil edilemeyen bir kitlenin varlığından bahsedilir. Bununla ilgili olarak seçim sisteminden tutun da, siyasi partiler yasasına kadar bir çok suçlu gösterilir. Oysa ki, bu problemin temelinde yatan sorun ne seçim sistemi ne de başka bir kanun ya da düzenlemedir. Ülkemizde temsil edilemeyen o kitlenin varlığı eğitilemeyen kitlenin varlığı ve oranı ile paraleldir. Türkiye’de ne yazık ki, “Oy” kullanmanın en kutsal vazifelerimizden biri olduğunu ve “Vatandaş” olabilmenin ya da “Aidiyet” duygusunun birebir göstergesi olduğunu algılayamayan binlerce insanımız var. Özellikle son seçim güncellemeleri esnasında İstanbul’umuzun her bölgesinde muhtarlarımızla ve seçim kurullarımızla sohbet ettik. Seçmen güncellemeleri esnasında en sık sorulan sorular çok ilginç. “Oy kullanmazsam cezası var mı?” ya da “Oy kullanmamanın cezası ne kadar?” diye soranların sayısı bir çok muhtarımızı hayrete düşürmüş. Yine bir başka garip anekdot 50 yaşına geldiği halde oy kullanmamış insanlarımızın “Ceza” fısıltısını duyarak muhtarlıklara seçmen listesi güncellemesi için gelmeleri. Bu gelişmelerin ardından sohbet etme imkanı bulduğumuz vatandaşlarımızın hiç birisi ne seçim sisteminden yakındı ne de herhangi başka bir etkenden. Bugüne kadar oy kullanma görevini ihmal eden ya da bilerek oy kullanmaktan imtina eden vatandaşlarımızın ortak söylemleri Türkiye’nin bugüne kadar iyi yönetilemediği noktasında birleşiyor. Hemen hemen hepsi siyaset sahnesinde bir türlü değişmek bilmeyen yüzlerden umutlarını kestiklerini söylüyor. Ya da mevcut siyasi partilerin ülkemizi bir yönetim boşluğuna sürüklediğinin altını çiziyorlar. Türk siyaseti ile ilgili olarak geriye doğru hafızalarımızı tazelediğimizde on yıllar boyunca aynı isimlerin aynı partilerle ya da değişik partilerde gidip geldiğini görüyoruz. Vatandaşlarımız ülkemizi bu kısır döngünün içerisinde mahkum olmuş bir halde görmekten duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar. Bunun üzerine bir de eğitim noktasında devletten bir alacağı olduğunu düşünen vatandaşlarımızın sayısı çok fazla. Vatandaşlarımızın geçmişle ilgili en büyük sıkıntıları, eksikliğini hissettikleri en büyük olgu eğitim. Türk eğitim sisteminin yıllar boyunca mahkum olduğu yoksulluğun en büyük sebebi olarak da yine geçmişte yaşanan siyasi kısırlığı gösteriyorlar. Türk milletine yıllar boyu yönetim zaafı yaşatanların insanımızı getirdiği durumların sonucu ortaya çıkan bu tabloların yanında Ak Parti’nin ülkemize getirmiş olduğu büyük dinamizm bir kez daha kendini gösterdi. Bir muhtarımızın yanına gelen ve on yıllardır oy kullanmamış bir vatandaşımız az önce yukarıda saymış olduğumuz nedenlerden dolayı hiçbir zaman oy kullanmadığını ancak Ak Parti’nin kurulmasıyla ve Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olması ile birlikte Türkide’de güzel şeylerin olduğunu ve Sn. Başbakanımız için ailesi ile birlikte oy kullanmak istediğini belirtmiş. Son seçmen güncelleme çalışmalarında insanlarımızın “Doğru yönetim”i görmelerinin etkisini de görebiliyorsunuz. Vatandaşlarımızın Ak Parti’nin varlığıyla yeni bir soluk getirdiği Türk siyasetine olan bakışının değiştiğini görebiliyorsunuz. Özellikle gençlerimizin siyasete olan ilgisinin daha da arttığı ortaya çıktı. Ben bu yüzden bu son çalışmayı çok önemsiyorum. Ancak bu çalışmanın ardından bir büyük eksiklik ortaya çıktı. Bunun önümüzdeki günlerde düzeltilmesi yoluna gidileceğini düşünüyorum.

Gençler Sandık Başına

Seçmen olma yaşına gelmiş gençlerimizin otomatik olarak seçmen vasfı kazanmadığı ve kayıt yaptıramayan gençlerimizin “Oy kullanma” haklarını kaybedecekleri önemli bir sıkıntıyı beraberinde getirecek. Bu yüzden seçmen olma yaşını doldurmuş her Türk gencinin otomatik olarak seçmen kayıtlarının yapılması yoluna gidilmelidir. Ak Parti’nin gençlerimizi siyasetin içine çekmek ve Türk siyasetini üreten, geliştiren bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen politikalarının bu çalışma ile desteklenmesi gerekmektedir. Gençlerimizi seçimlerde sandık başında görmek istiyoruz. İyi bir hafta dileğiyle.