Özelleştirme, Özerkleştir

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 25/07/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

Bu sözler TÜPRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Kahraman Emmioğlu'na ait. Kahraman Bey, lideri olduğu TÜPRAŞ (Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.) hakkında çok akılcı ve nitelikli bir çözümü son derece pratif bir ifade ile dile getiriyor. Türkiye'de son 10 yılda başlayan özelleştirme süresinde en çok konuşulan kurum olan TÜPRAŞ gerçekten dev bir kuruluş. Amerikan finans çevrelerinin popüler dergisi Forbes'te yayınlanan dünyanın 400 mükemmel kuruluşu listesine giren TÜPRAŞ dünyanın en büyük rafinerileri arasında yer alıyor. Özelleştirmenin devlete sağladığı faydalar ortada. Devlet ticaret yapmakla uğraşmamalı. Ancak stratejik önem içeren bir takım kurum ve kuruluşlarında özelleştirme yerine özerkleştirilmesi sağlanırsa çok daha etkili çözümler oluşacağı muhakkak.
Neden Özerkleştirme?
TÜPRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Kahraman Emmioğlu'na göre özelleştirme süreci zaten sancılı başlıyor. TÜPRAŞ'ın sadece arsa değerinin piyasa fiyatının çok üzerinde olduğunu belirten Sn. Emmioğlu bu şekilde özelleştirmenin yarar değil zarar sağlayacağı görüşünde. Kahraman Emmioğlu en büyük tehlikenin TÜPRAŞ'ın özelleştirme süreci tamamlandıktan sonra mevcut durumu ile kullanılarak (ATAŞ özelleştirildi. Fakat sonra yatırım yetersizliğinden işletilemedi ve tekrar satılığa çıkarıldı.) bir atıl kapasiteye dönüşmesi. Böyle bir şey yaşanması durumunda Türkiye 10 yıl sonra dışardan 30-35 milyon ton petrol ithal etmek zorunda kalacak. Sn. Emmioğlu'nun mevcut durum ve yapılması gerekenlerle ilgili görüşlerine sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Bir kere kendi paramızı kendimiz idare etmiyoruz. Diğer anonim şirketlerde olduğu gibi olsa, iyi bir organizasyon ile mevcut paramı daha iyi yönetirim. Ama şu anda ne yapıyoruz, Ankara bana devlet bankaları ile çalışacaksın diyor. Dolayısıyla bir başka banka ile iş yapamıyoruz. Bu bankalar kendi aralarında zımni olarak anlaşmışlar, aynı faizi, aynı nemayı veriyorlar. Özel banka ile çalışma durum olsa ben kendi paramı daha iyi kullanırım ve faaliyet dışı gelirlerimi artırırım. Bu şekilde karlılık oranımız yüzde 10 artar. TÜPRAŞ ham petrolu 1 ay vade ile alıyor. Elimiz kolumuz bağlı olmasa bunu 1 yıllık kredi ile alırız. Böyle yatırımların önünü açar ve kendi kendimizi finanse ederiz. Özel sektör mantığı budur. Bunu biz de yapabiliriz. Ancak şu an elimiz kolumuz bağlı. Ve bu yüzden bir takım çevreler TÜPRAŞ'ın başarılı olamadığını iddia ediyor olabilir. Ancak eleman bile alamıyorum. Burada göstermelik bir yönetim söz konusu. Bir eleman için bile Ankara ile bir sürü yazışma yapılıyor. Bu hem bizler için hem Ankara için büyük bir sıkıntı oluşturuyor."
Tüm bunlar ülkenin en başarılı bürokratlarından biri olan Sn. Kahraman Emmioğlu'nun yine ülkenin en büyük kuruluşlarından biri olan TÜPRAŞ ile ilgili tespitleri.
Sn. Emmioğlu çok iyi tanıdığı ve bildiği TÜPRAŞ'ın özerkleşmesi durumunda ise ülkenin likit para sıkıntısına ilaç olacağını söylüyor. Aslında ülkemizin içinde bulunduğu borç batağını kurutmaya hatta zaman ve süreç içerisinde likit para anlamında iç ve dış borçları abzorbe edebilecek bir sistem geliştirebileceklerini ve bunu ham petrolü uzun vadeli alıp bayilere ve kurumlara kısa vadeler ile satarak gerçekleştirebileceğini ifade ediyor. Bunu bir iddia olarak değil kağıt üzerinde ispat edilmiş bir gerçek olarak herkesin önüne koyuyor.
Sat-Kurtul mu?
Ülkemizde yerel yönetimlerin önemi son yıllarda anlaşılmaya başladı. Özellikle 59. Hükümetimiz bu konuyla ilgili çok nitelikli ve ciddi çalışmalar yaptı. Şimdi yetkiler devrediliyor. Tek bir merkezden yönetim yerine yerinden ve bölgesel yönetim sistemine geçiliyor. Devletin iyice hantallaşan idari yapısı baştan aşağı yenileniyor. Bu sürecin verimliliği ne kadar artırdığı ise ortada. Aynı durum bu çok özel ve önemli şirketler içinde geçerli. Sat, kurtul zihniyeti gütmeden bu kurumlar baştan aşağı ele alınmalı. Bu kurumlarımız birilerine peşkeş çekilmemeli. Bugün böyle bir tesis kurmaya kalksanız altından kalkamazsınız. Elinizde hazır kurulmuş ve tıkır tıkır işleyen bir kurum var. Ancak atadığınız yönetime hiçbir yetki vermiyorsunuz. Yıllardır kağıt üzerinde kalmış yönetmeliklere göre bu kurumları yönetmeye çalışıyorsunuz. Oysa ki şirket kağıt üzerinde yönetmeliklerin çok daha ilersine geçmiş. Verilecek doğru kararlar ve yapılacak olan yatırımlar ile bu şirketler ülkenin can damarı olabilecek durumda. Bir Türk Hava Yolları bu ülkenin gözbebeğidir. Bu ülkenin sırtına yük değil bu ülkenin gururudur. Ancak ne var ki bir takım bürokratik engeller ve yanlış yönetim yapısı yüzünden zarar ediyordu. Bugün kar eden bir kuruluş haline geldi. Yine Telekom, doğru yönetim yapısıyla yıllardır kar eden bir kuruluş. Ben Sn. Kahraman Emmioğlu'nun tüm söylediklerine yürekten inanıyorum. Ve biliyorum ki, TÜPRAŞ özelleştirilme yerine özerk bir yapıya kavuşturulursa ve bu kurumun önünde ki engeller kalkarsa TÜPRAŞ ülkenin lokomotifi olacaktır. Ülkenin bir gerçeğide olsa, IMF'siz bir gelecek temennisiyle.