Rant Siyasetcileri

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 13/11/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır
|
![]() |
Geçtiğimiz haftaya iki önemli olay damgasını vurdu. Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit 172 gün tedavi gördüğü GATA’da verdiği yaşam savaşına yenik düştü. Bir önceki Pazar gecesi hayata gözlerini yuman Eski Başbakan Bülent Ecevit’in cenaze töreni, defnedileceği mezarın yeri, cenaze namazı ile ilgili hafta boyunca gelişmeler yaşandı. Rahmetli Bülent Ecevit’in eşi Sn. Rahşan Ecevit’in memurlar katılamaz endişesi taşıyarak cenaze törenini ve namazını cumartesi gününe ertelemesi ve büyük ısrarı sonucu 6 gün sonra namazı ve defin işlemleri yapılabildi. Cumartesi günü ilginç kılan bir diğer gelişme ise Ak Parti’nin ASKİ Spor Salonunda yapılan 2. Büyük Olağan Kongresiydi. Geçtiğimiz hafta boyunca cenaze ve kongre konusu çok fazlasıyla speküle edildi. Ak Parti’nin aylar öncesinden kesinleştirilmiş kongre programını ertelemesini isteyenler bile çıktı. Ve herkesin üzerinde konuştuğu bir diğer konu Eski Başbakan Bülent Ecevit’in cenaze töreninin provoke edilebileceği ve bir protesto gösterisine dönüşebileceği idi. Böyle karışık bir gelişimin içerisinde hem cenaze töreni gerçekleşti hem de Ak Parti’nin 2. Olağan Büyük Kongresi.
Laiklik oyunu
Eski Başbakan Sn. Bülent Ecevit’in cenazesine onbinlerce vatandaşımız katıldı. her şeyden önce ülkemizde halen daha ölümler üzerinden siyaset yapma hevesinde olanlar var. Sn. Ecevit’in ölümü üzerine yazılan tüm bu senaryolarda işte bu tabut siyasetinin bir parçasıydı. Bir cenaze merasimine bile saygı göstermeyi beceremeyenler ve önlerindeki tabutu seçim sandığı gibi algılayanların ortaya koymaya çalıştığı oyun çok şükür başarısız oldu. Cenaze törenine Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte TBMM Başkanı Bülent Arınç, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Mehmet Aydın hükümeti ve Ak Parti’yi temsilen katıldılar. Törene gelişleri ve gidişleri esnasında bir takım grupların “Laiklik” üzerine yaptığı sloganlar haricinde herhangi bir karışıklık yaşanmadı. Kaldı ki böyle bir karışıklığın yaşanmasının ne kadar anlamsız olduğu da bir gerçektir. Daha öncede belirttiğimiz gibi vatandaşımızı olmayan sanal bir kavganın içine çekmeye çalışanlara Başbakanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan fırsat vermiyor. Başbakanımız böylesine yanlış bir tutuma taraf olmadığı gibi ekibini ve çalışma arkadaşlarını da taraf olmaktan alıkoyuyor. Bakıldığı zaman ortada anlamsız bir saldırı var. Ama zaten onların istediği Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’dan olumsuz bir cevap almak. Başbakanımızı kızdırarak onu yanlışa sürüklemek. Onların istediği Başbakanımıza “Laiklik buysa ben laik değilim kardeşim” dedirtebilmek. Nasıl ki daha önce “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” cümlesini söylettiler daha sonra da tepe tepe kullandılar. Her normal insan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın bu cümle ile “Tabii ki hiç birimiz şehit cenazesi görmek istemiyoruz. Ancak askerlik bir vatan borcudur. Tabii ki bu yolda şehitler vereceğiz. Vatanımıza, sınırlarımıza, bölünmezliğimize ve vatandaşlarımıza yöneltilen bu saldırıları durdurmak için bu kayıplar olacak. “ anlamına geldiğini bilir. Biz hepimiz biliyoruz ki, Laik olmak din düşmanı olmak değildir. Ve Müslüman olmakta laiklik karşıtı olmak değildir. Ancak birileri planlı bir şekilde bu iki kavramı karşı karşıya getirme gayreti içerisinde. İnşallah bu oyun bozulacak ve hevesleri kursaklarında kalacak. Ben özellikle Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a karşı oluşturulan bu havanın Sn. Başbakanımızın ülkedeki rant siyasetine karşı olan tutumunun bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Bizim ülkemiz seçim atmosferine girilen bir durumda bol keseden atmayan, gerçekleştirilmeyecek hayaller vaad etmeyen ve verdiği sözleri tutan bir Başbakanı ilk defa görüyor. Dolayısıyla Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti iktidarını yıpratmaya yönelik bu oyunlar yine vatandaşımız tarafından bozulacaktır.
Kongrenin ardından
Ak Parti’nin 2. Olağan Büyük Kongre’si de önemli bir katılımla tamamlandı. Ak Parti’ye yöneltilen demokratiklikten uzak ve lider etrafında büyüyor eleştirilerinin tam tersine son derece güzel bir havada gerçekleşti. Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan kongreye tek aday olarak girdi. Şimdi bu tabloyu demokratik olmaktan uzak diye yorumlarsanız zaten yanlış yaparsanız. Ak Parti Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye’nin çok zora düştüğü bir dönemde kurulmuştur. Ve Başbakanımız Ak Parti’yi katıldığı ilk seçimde Türkiye’nin 1.ci partisi yapmıştır. Ve yine Başbakanımız 4 senelik hükümet döneminde çok sıkıntılı dönemlerden geçmesine rağmen hem ülkemizi hem partisini başarı ile yönetmiştir. Şimdi böyle bir durumda zaten yeni bir Genel Başkan adayına ihtiyaç yoktur. Ve tek adayla seçime gidilmesi de tamamen bu durumun sonucudur. İnşallah önümüzdeki seçim döneminde de farklı bir Başbakan’a ve farklı bir hükümete ihtiyaç olmadığı da ortaya çıkacaktır. İyi bir hafta dileğiyle.