Yerel Yönetimlerde
Reform Süreci

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 08/01/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Türkiye’de yerel yönetimlerin yapılanmasının Ak Parti iktidarı ile büyük bir değişim yaşadığını görüyoruz. Yerel yönetimleri özümsemiş ve yerel yönetim noktasında çok büyük başarılara imza atmış olan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel yönetimlerle ilgili ortaya koyduğu politikalar gelecek açısından son derece önemli ve umut verici. Yerel yönetimlerle ilgili yaşanan bu süreç her ne kadar yumuşak bir geçiş sağlayacak hareket planı ile gerçekleştirilse de sancılı geçiyor. Bunun başlıca sebepleri arasında ortaya konulan değişim arzusunun mevcut sistem tarafından doğru algılanamaması ya da geç algılanması, mevcut yapının değişim arzusuna direnç göstermesi sayılabilir.
Yerel yönetimlerde büyük değişim
Türkiye’de yerel seçimlerin yapılış ve işleyişi siyasi partiler üzerinden yürütülüyor. Ve siyasi partiler yerel seçimlerde kendi içlerinden yerel yönetici adayları çıkarıyor. Vatandaşlarımız da oy kullanırken kişilerden daha ziyade parti tercihlerini ön planda tutmak durumunda kalıyor. Bu durumda bulunduğu bölgeyi kimin yöneteceğini, nasıl yöneteceğini, nasıl kadrolar kuracağını siyasi partiler karar veriyor. Siyasi partilerin yakın geçmişe kadar adaylar üzerinde aradığı en önemli vasıf popülerlik ya da bir diğer deyişle adayın taşıdığı oy potansiyeli idi. Ve bugüne kadar bir çok yerel yönetim dönemini incelediğiniz zaman oy kaygıları ile yapılan bu tercihin ülkemize çok önemli kayıplar getirdiğini görüyoruz. Tabii ki bugüne kadar yapılan bazı tercihlerde çok başarılı yerel yöneticileri ve siyasetcileri ortaya çıkardı. Yine de bu gelişigüzelliğin önüne geçilmesi ve bir dur denilmesi gerekiyordu. Ak Parti’nin bugün yapmaya çalıştığı şey hem yerel yöneticilerin vasıflarını değiştirmek hem yerel yönetimlerin yapılanmalarını değiştirmektir. Dünya sürekli değişiyor ve gelişiyor. Gelişmiş ülkeleri baktığınız zaman kurdukları sistemler ile sorun olabilecek tüm açıkları kapatmış durumdalar. Biz de ise tam tersi bir durum söz konusu. Alışkanlıklarımızdan kolay kolay vazgeçemiyoruz. Her sistem içerisinde bir takım başarılar kazanmış olan kişiler ya da gruplar bunları kazanılmış birer hak olarak algılıyor ve kazanılmış hakların ellerinden alınmasını sindiremiyor. Dolayısıyla değişime ve gelişime kapalı ve sürekli direnç gösteren muhalif yapılar haline geliyorlar. Bu da ortaya konulan yeni modellerin, değişim ve gelişim sürecinin sancılı geçmesine ya da başarısız olmasına neden oluyor. Ak Parti’nin son dönemde yapmış olduğu aday seçimlerinde çok hassas davranıldı. Tabii ki mevcut sistemin üzerinde yapılan bir seçim olduğu için geçmişten gelen bir çok konuya sadık kalındığı bir gerçek. Ancak bu geçiş sürecinin tamamlanması ile birlikte varılması hedeflenen noktanın ülkemizi çok ileri noktalara taşıyacağı da başka bir gerçek. Bugün itibariyle dile getirilen sıkıntıların başında ise yerel yöneticilerin bulundukları il, ilçe ya da merkezlere yabancı olması. Bir belediye başkanının yönetici olduğu il ya da ilçenin dışında bir yerde yaşıyor olması o bölgenin seçmenini ya da vatandaşlarını rahatsız ediyor. Çünki her yönetici yetiştiği ya da yaşadığı bölgenin şartlarını özümsemiş ve bu şartlar üzerinde yoğunlaşmış oluyor. Her bölgenin yönetim biçimi ve hizmet politikası farklılıklar gösteriyor. Gelişmiş bölgelerde yaşamını sürdürmüş bir insanın henüz gelişmekte olan bir bölgede yönetici olması beraberinde önemli sorunlarıda getiriyor. Gelişmiş bir bölgede ortaya konulacak projeleri ya da hizmetleri henüz gelişmekte olan bir bölgede gerçekleştirmeye çalışan ya da gelişmekte olan bir bölgenin ihtiyaç duyduğu hizmetleri görmezden gelerek çok daha öte projeler ya da hizmetler ortaya koyan belediye başkanı profilinin hem parti teşkilatlarında hem de seçmenlerde büyük rahatsızlıklar meydana getirdiği gerçeğini ancak bu yeni sistemle aşabiliriz. Ya da X bir bölgenin belediye başkanı olan yöneticinin o bölgenin insanının yaşam standardını, yaşam biçimini ve sosyal farklılıklarını iyi algılayamadığı ve seçmeni ile bir çok kez ters düştüğünü de yerel yönetimlerin tarihi boyunca gözlemlemişizdir.
Yeni seçim yeni dönem
Ak Parti’nin önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimini ve hemen akabindeki genel seçimleri inşallah büyük bir başarı ile tamamlayacağına inanıyoruz. Milletimizin de bu yöndeki inancı ve teveccühünün hiç azalmaksızın devam ettiğini taşıdıkları heyecandan anlıyoruz. İnşallah önümüzdeki yerel seçimlere kadar Ak Parti iktidarının yerel yönetimler noktasındaki iyileştirme ve gelişim çalışmaları tamamlanacak. Ve bir sonraki yerel seçimlerde çok daha sağlıklı, sonuç veren ve hizmetlerin büyüdüğü bir dönem başlayacak. Türk siyaset tarihine geçmiş bir sözle yazımı bitirmek istiyorum. “Ak Parti’nin yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.” İyi bir hafta dileğiyle.