![]() |
||||||||||
![]() |
Röportaj / İstanbul Renk Gazetesi
|
|||||||||
|
Editör> 28 Mart seçim sürecini değerlendirir misiniz?
Barış Boyacı> Tabii ki. 3 Kasım 2002 deki genel seçimde AK Partinin yakalamış olduğu büyük başarı 28 Mart yerel seçimlerini tüm partiler için rövanş havasına soktu. Ancak AK Parti gerek 3 Kasım genel seçimlerindeki başarısı gerekse seçim sonrası başarılı icraatları ile kendi kendisinin rakibi oldu. Yerel seçimlerde partilerin belirlediği adayların rolü de buna eklenince son yerel seçimler tarihin en heyecanlı seçimleri haline dönüştü. Bence partilerin aday belirleme süreci sürprizleri, beklenenleri, hayal kırıklıkları ile seçimlere damga vuran bölüm oldu. Adayların açıklanması ile birlikte bir çok şeyinde şekillenmiş olduğunu düşünüyorum. Zaten seçim sonunda çok büyük sürprizler yaşanmadı. Bir de ben bu seçimleri Türkiye’de gittikçe yozlaşan siyasetin yavaş yavaş kendini bulduğu, daha genç isimlerin görev aldığı ve gelecek için umut veren seçimler olarak değerlendiriyorum. Editör> Seçimden beklentileriniz neydi, bulunduğunuz noktayı değerlendirir misiniz? Barış Boyacı> Benim her zaman hedefim halkımıza daha fazla hizmet edebilmek, daha fazla insana iş, aş, eğitim sağlamak, daha çok sorun çözmek ve sağlık, eğitim, adalet hizmetlerinin topluma eşit dağıldığı, gelir dağılımının adil olduğu bir ülke haline gelebilmemiz olmuştur. Dolayısıyla benimde bu seçimlerden en büyük beklentilerim bunlar oldu. Bu ülkede yıllarca seçmen olarak siyasetçilere oy verdim. Şimdi ise siyasetin içindeyim. Ve bir seçmen olarak geçmişte hangi duygu ve beklentiler ile sandığın başına oy atmaya gitmişsem, şu anda halktan oy isteyen bir siyasetçi olarak tüm bu duygu ve beklentilerin hepsine sahip çıkıyorum. Ancak bu hedef, hayal ve beklentiler bizleri de siyasetçi olarak siyasi bir beklenti içine sokuyor. Çünki bu hizmetlerin bir çoğu makam ve mevkiiler vasıtası ile yapılıyor. Yani siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, mevkiiler, makamlar ismi ve yeri ne olursa olsun sadece hizmet araçlarıdır. 28 Mart yerel seçimleri öncesinde AK Parti Fatih İlçe Kurucu Başkan Yardımcısı ve Sağlık komisyon başkanı olarak halkımıza hizmet ediyordum. Aslında bunları kendim dile getirmeyi de hiç sevmiyorum. Ancak özellikle Fatih’te yıllardır tüm vatandaşlarımızın hizmetindeyim. Doğumdan ölüme, küçük bir cam kesiğinden kalp ameliyatına, bir tencere çorbadan düğün yemeğine, hemen hemen herkesin derdine derman olmaya çalıştık. En büyük gururumdur ve hep bahsederim. Doğumuna yardımcı olduğum bir çok çift çocuğuna BARIŞ ismini verdi. 28 Mart yerel seçimlerine kadar büyük bir aşk ve şevkle çalışmalarımızı sürdürdük. 28 Mart yerel seçimlerinde de partimin teveccühü Fatih Belediye Başkan Yardımcısı olmam yönünde gelişti. Fatih Belediye Başkanı Sn. Mustafa Demir ile beraber çok yoğun ve yorucu bir seçim öncesi süreci yaşadık. İlçemiz sınırları içerisinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza ulaştık. Partimizin vizyonundan, misyonundan bahsettik. Hedeflerimizden bahsettik. Fatih içinde yıllardır yaptığım hizmetlerle vatandaşlarımızın çoğu bizi tanıyor. Bir çok istekler oldu ve biz de bir çok hizmet vaadinde bulunduk. Elhamdülillah bu seçimlerden de alnımızın AK ıyla çıktık. Fakat seçim sonrasında Fatih Belediyesi Meclis 2. Başkan Vekilliği görevi bize tevdi edildi. Tabii bana göre her görev kutsaldır ancak bugüne kadar yaptığımız hizmetler dolayısıyla halkımızın şahsımdan beklentileri gerçekten büyük. İsmimiz artık Fatih sınırlarını aşmış vaziyette. Diğer ilçelerden ve İstanbul dışından arayanlar ‘Başkanım yetiş’ diyor. Ve ne yazık ki Meclis 2. Başkanvekilliği görevim dolayısı ile elim kolum bağlanmış durumda. Halka hizmet götürebilmek için talip olduğumuz makamdan çok uzak kaldık. Şu anda Fatih Belediyesi ile ilgili hiçbir çalışma yapamıyorum. Şimdilerde yine kendi imkanlarımız doğrultusunda halkımıza kendi ofisimizde hizmet ediyoruz. Kişiler, makamlar, mevkiler geçicidir. Ben hizmetlerimle kalıcı olmak istiyorum. Önemli olanda bu aslında. Editör> Herkes sizi yardımsever yanınızla tanıyor bunu neye bağlıyorsunuz? Barış Boyacı> Bunun sebebi çok açık. Ben siyasete girmeden önce de elimden geldiği kadarı ile herkesin yardımına koşan bir insandım. Aslına bakarsanız beni siyasete taşıyan da bu olmuştur. Siyaset kurumunun yapması gereken bir çok şeyi ben kişi olarak yapmışımdır. Ben imkanım olduğu müddetçe kimseye ‘hayır’ demedim, demem de. Enerjimi, yardımına koştuğum insanların deva bulan gülen yüzlerinden ve hayır dualarından almaktayım.Ben paylaşmayı çok severim. Acılar ve zahmetler paylaştıkça azalır. Sevinç ve mutluluklar paylaştıkça çoğalır. O yüzden acını, kederini, sevincini, mutluluğunu, duygularını, paranı, pulunu paylaş. Ben hep paylaştım. Zaten bizim tarihimiz, geçmişimiz toplum olarak yaşayabilmenin en güzel örneklerini sergilemiştir. ‘Komşusu aç iken, kendisi tok yatan bizden değildir’ diyen bizim peygamberimiz değil mi? Fatih Sultan Mehmet’e ‘Ben siftahımı yaptım, balı da karşı komşumdan alın’ diyenler de, Kurtuluş Savaşı’nda vatan ve millet sevgisini, bir kuru ekmeği ve şehadeti paylaşanlarda bizim geçmişimiz de değil mi? Editör> Fatih’in yarınlarını nasıl görüyorsunuz? Barış Boyacı> ‘Yarın’ dediğimiz zaman aklıma o kadar güzel şeyler geliyor ki. Bugünün karanlığını, yokluklarını, ümitsizliklerini, eğitimsizliğini, adaletsizliğini kısacası her bir olumsuzluğu unutuyorum. Çünki ben yarınlar için bugünü değiştiren ve geliştiren Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a çok güveniyorum. Tabii ki bu bir kişiyle olacak bir olay değil. Ancak ‘Lider’in ne kadar büyük önemi olduğunu unutmamalıyız ki tarihi değiştiren bir çok lider olmuştur. Fatih Sultan Mehmet bir çağı kapatıp bir çağı başlatmamış mıydı? Buradan ne sonuç çıkıyor, bizler de ‘Fatihin askerleri’ gibi kararlı, dürüst, cesur ve ilkeli olmalı, Sn. Başbakanımızı bu yolda yalnız bırakmamalıyız. Tabiri yerindeyse savaşmalı ve bu ülkeyi hakettiği güzel yarınlara, coğrafyasında yönetilen değil yöneten, vizyonuyla misyonuyla lider bir ülke haline getiren orduda madalya sahibi olmalıyız. İşte bana beklenti sormuştunuz, bundan güzel beklenti mi olur, bundan güzel hedef mi olur? Bugün ülkemizde hayal bile edemediğimiz sevindirici gelişmeler yaşıyoruz. Tabii ki ilçemizin yarınları ülkemizin yarınları ile birebir orantılı. Ben ülkemizin geleceğini çok parlak görüyorum inşallah. Dolayısıyla Fatih’imizde ülkemizin yaşayacağı bu olumlu gelişmelerle, atacağı dev adımlarla büyüyecek ve gelişecektir. Editör> Siyasetten beklentileriniz nelerdir? Barış Boyacı> Siyasetten beklentilerim hizmet etmek, hizmet etmek ve yine hizmet etmek. Artık yerleşmiş bu duygu bende. Benim yaşamımı güzelleştiren tek şey hizmet. Ne kadar çok insana ulaşırsam, ne kadar çok sorun çözersem bir o kadar mutlu oluyorum. Hepimizin amacı mutlu bir hayat yaşamak değil mi? Geçmiş ismi anılmayan nice ünlülerle dolu. Ve yine geçmiş ismi saygıyla anılan, hayırla anılan nice gariplerle dolu. İsmimle değil, paylaştıklarımla, yapabildiklerimle, hayırlarla anılmak isterim. Ve son olarak, bu siyaset yaşamı, bir gün binlerce insanımızın hep bir ağızdan amin dediği, dualarla uğurladığı bir cenaze yaşatacaksa bana, işte o gün, benim en büyük beklentimdir. Savaş ve gözyaşının olmadığı, yok ve yokluğun unutulduğu, adalet, huzur, barış, refah ve mutluluğun egemen olduğu bir evrende güzel olanları paylaşmak dileğiyle. Teşekkür ediyorum. Editör> Bizde bize zaman ayırdığınız ve okuyucularımızla paylaştığınız için teşekkür ediyoruz.
|
||||||||||
|
Bu röportaj İstanbul Renk Gazetesinde yayınlanmıştır. |
||||||||||
|
|
||||||||||
|
|
||||||||||
![]() |
||||||||||
|
Design by Bahattin GÜL 2004-2008 |
||||||||||