Yüzyılın Sağduyu
Hareketi

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 13/02/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Danimarka'da kendini bilmez bir gazetenin başlattığı
süreç büyük bir öfke ve nefret hareketine dönüştü. İslam
dünyasının en kutsalına yönelik yapılan bu sorumsuz
hareket kendini bilmez gazete yöneticilerini de aşarak
tüm Dünya ülkeleri arasında bir krize dönüştü.
Küreselleşme süreci bu kötü hareketi Dünya kamuoyunun
bir numaralı gündemi haline getirdi. Şimdi tüm Islam
ülkeleri ve müslüman alemi bu kabul edilemez hareketi
algılamaya çalışıyor. Bu süreçte en büyük tepki
Danimarka Başbakanı Rasmussen üzerinde toplanıyor.
Konuyla ilgili sorumluluk almaktan kaçınan ve sorumsuz
ve kayıtsız tavırlar sergileyen Danimarka Başbakan'ı
ülkesindeki basın özgürlüğünün arkasına sığınmaya
çalışıyor.
Nefret Sarmalı Büyümesin
Danimarka'nın ardından bazı avrupa ülkelerinde
yayınlanmakta olan gazetelerde bu kötü karikatüre
sayfalarında yer ayırdılar. Bu durum müslümanların
önlenemez öfkesini daha da büyüttü. Ve bir sorumsuz
gazetecilik örneğinden ziyade küresel bir provokasyon
hareketi haline geldi. Şimdi Dünya'nın her tarafından
kitlesel tepki hareketleri geliyor. Eğer bu hareket bir
medeniyet ve dinler çatışması haline dönüşürse bunun
altından kimse kalkamayacak. Karikatürün yayınlanmasının
ertesinde Sn. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve
İspanya Başbakanı Sn. Jose Luis Rodriguez Zapatero
birlikte bir mektup yayınladı. Bu mektup Internation
Herald Tribun'de yayınlandı. Sn. Başbakanımız ve Sn.
İspanya Başbakan'ı geçen yıl birlikte "Medeniyetler
İttifakı" hareketini başlatmışlardı. Küresel bir ittifak
ve buluşma platformu amaçlayan bu hareketin öncüsü olan
iki lider kaleme aldıkları bu mektupta karikatürlerin
"etik ve siyasi açıdan" kabul edilmeyecegini ifade
ederek "nefret sarmalı"nın durdurulması gereğini
vurguladılar. Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Sn. Zapatero,
"Bu karikatürlerin yayınlanması tamamen yasal olabilir,
ancak etik ve siyasi açıdan reddedilmelidir" ifadesini
kullandılar ve gerilimin düşürülmesi gereğini
vurguladılar. İfade özgürlügünün demokratik sistemlerin
temel taşlarından biri olduğunu ve hiç bir zaman ondan
vazgeçilmeyeceğini ifade eden iki başbakan, ancak
hakların olduğu yerde yükümlülüklerin de bulunduğunu,
hassasiyetlere duyarsız kalınamayacağını belirtti. İki
başbakan, "Bunu gözardı etmek, güvensizlik, dışlanma ve
öfkeye yol açabilir ve bütün bunlar hepimizin önlememiz
gereken arzu edilmeyen sonuçları doğurabilir" uyarısında
bulundular. İşte bu mektup bizim dışişleri
politikalarımızın Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti
ile ulaştığı zirve noktasını göstermektedir. Sn.
Başbakanımızın öncü lider olarak başında bulunduğu
"Medeniyetler İttifakı" bu karışık günlerde en önemli
model olarak tüm Dünya kamuoyu tarafından kabul görüyor.
Bir müslüman ülkenin Başbakanı olarak Sn. Recep Tayyip
Erdoğan'ın karikatür krizi karşısındaki açıklamaları ve
duruşu ise yine takdir uyandırıyor. Konuyu bir siyasi
showa dönüştürmeyen, bir oy rantının peşine düşmeyen Sn.
Başbakanımız geçtiğimiz yıl öncülüğünü ettiği
"Medeniyetler İttifakı" ve sürdürdüğü Avrupa Birliği
çalışmalarında ne kadar samimi olduğunu kanıtlamıştır.
Bu tavır ve yaklaşımlar önümüzdeki dönemlerde
Türkiye'nin Dünya üzerindeki rolünün önemini gösterir
niteliktedir. Türkiye'nin coğrafyasında yönetilen değil,
yöneten ve lider ülke olduğunun ve bu liderliğini
perçinleyeceğinin göstergesidir. Türkiye her zaman için
bölgesindeki politakalarda belirleyici olmuştur. Şimdi
Müslüman alemi için önemli bir kriz yönetimi performansı
sergileyen Sn. Başbakanmız Recep Tayyip Erdoğan, İslam
alemindeki "Devlet adamı" boşluğunu doldurmaya aday
görünüyor.
Medeniyetler İttifakı
Şimdi zaman sağduyu zamanı. Bir kaç kendini bilmez
gazetecinin ateşlediği bu olayları ancak sağduyulu
davranışlar sergileyerek aşabiliriz. Tüm dinler
içerisinde hoşgörü ve anlayışı barındırır. Bugünlerde
Norveç kendi sınırları içerisindeki bir kaç gazetenin
karikatürü yayınlaması üzerine özür diledi. Belki
Danimarka'da bu özürü dileyecek. Ümid ediyorum ki, Sn.
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sn. İspanya
Başbakanı Zapatero'nun öncülüğündeki "Medeniyetler
İttifakı" küreselleşme sürecinde tüm Dünya'ya hakim
olur. Ve insanlık için çok büyük bir kazanım olur.
İhtiyacımız olan da bu değil mi? İyi bir hafta
dileğiyle.