Huzurevi...
Huzur mu?
Hüzün mü?
Hiç düşündünüz mü?
Kimine huzur..
Kimine hüzün..
Ama gerçek şu ki..
Varlığı da acıtıyor..
Yokluğu da..
*********
Orada öyle hikayeler var ki..
Kimine devran döner..
Kimi der ki kader..
Yine de..
Büyük yalnızlıkların evidir orası..
Anne ve babalar vardır orada...
Bir eve sığamayan..
Bir odaya sığamayan..
Nice zorlukla büyütülen çocuklarının..
Gönlünde küçük bir yer bulamayan..
Anne ve babalar..
*********
Söylemek ne derece uygun düşer, bilemem..
Yaşadığımı söylemek isterim..
Huzurevlerine çok sık giderim..
Oradaki yanlızlığı paylaşmak için..
Hüznü paylaşmak için..
Borcumu ödemek için..
Ve bu ziyaretlerin bana öğrettiği tek bir şey var..
Anne ve babalara sahip çıkmalıyız..
*********
Çünki..
En ihtişamlı yerlerde de olsa..
Onlar evlatlarının yanında kuru ekmeğe razı..
Ve insan hayatında belli sevgiler vardır..
Yeri asla doldurulamayan..
Yaşlılarımız için torun sevgisi böyledir...
Sürekli dinliyorum..
Özlemlerini..
Hasretlerini..
*********
Onlara özlem çektirmeyin..
Onlara hasret çektirmeyin..
Unutmayın ki..
Yaşlanmaya sadece bir var..
Her şey bir an kadar..
Hayırlı olun..
Hayır bulun..
Sahip çıkın..
Sahipsiz kalmayın...
*********
İyi bir hafta dileğiyle..
Bu yazı Barış
Boyacı'nın Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.