Şampiyon Ülkede

Küme Düşenler

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 04/04/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

 

 

Son günlerde TBMM’nde ardı ardına istifalar yaşanıyor. Türk milletinin güçlü iradesi ile yine milletin meclisine taşınan vekiller sorumlu oldukları mercileri unutup sorumluluk adına, ilkeler adına tüm ilkeleri çiğneyip partilerinden istifa ediyorlar. Koltuk peşinde, makam ve mevkii peşinde, gelecek adına kurdukları hayaller peşinde bir takım oyunlara girişen milletvekilleri meclis aritmetiğini kendi lehlerine çevirmek için her türlü yolu deniyorlar. Bu tabloyu dışardan izlediğinizde ülkede bir istikrarsızlık, bir kaos ortamı olduğu izlenimine kapılıyorsunuz. Erken seçim yaygaraları almış başını gidiyor. Milleti temsil eden vekillerin huzursuz ve mutsuz olduğunu görüp milletin mutsuz olduğunu sanıyorsunuz. Milletin büyük teveccühü ve iradesi ile büyük bir çoğunlukla iktidar olmuş partinin en önemli makamlardan birisine oturttuğu siyasetcimiz “Hayır, ben burada aradığımı bulamadım. Burada işler yürümüyor.” Tarzından açıklama yaparak kendine başka çıkış yolları arıyor. Bu arada anamuhalefet partisinden de istifalar ardı ardına yaşanıyor. Bir kişi ile savaşma adına yine büyük bir partinin teşkilatına, tabanına ve en önemlisi seçmenine sırtını dönenler daha önce denenmiş partilerde şansını denemeye kalkıyor. Ancak geçtiğimiz günlerde açıklanan bir takım ekonomik rakamlara baktığınız zaman sormanız gereken tek bir soru kalıyor. “Bu insanlar neyin peşinde?”

Beklentinin üzerinde büyüme: % 9.9

Türkiye 2004'te kaydedilen yüzde 9.9 büyüme hızı ile hem dünya rekoru kırdı, hem de Cumhuriyet tarihinin en yüksek kişi başına milli gelirini yakaladı. Türkiye bu rakamlar ile Çin'in yüzde 9.1'lik büyüme rakamını da geçmiş oldu. Açıklanan bu son rakamlar ile Türk ekonomisinin büyüklüğü 301 milyar dolara yükseldi. Cumhuriyet tarihinde ilk kez kişi başına milli gelir 4 bin 172 dolara çıkmış oldu. Bu rakamlar Türk halkının bir yıl içerisinde 789 dolar zenginleştiğini gösteriyor. Ayrıca 1966'dan bu yana Türkiye 39 yılın en yüksek yıllık büyüme artışını da göstermiş oldu.

2001 krizinin ardından sırasıyla, 2002 yılında yüzde 7.8, 2003'te yüzde 5.9 büyüme hızı yakalayan Türkiye 2004'te yüzde 9.8 rakamını özellikle son çeyrekte kamu harcamalarının artması ve tarım sektörünün yüzde 9.1'lik büyümesiyle yakaladı. Geçen yılın ilk üç çeyreğinde özel tüketim harcamaları ortalama yüzde 12.7 artarken, son çeyrekte bu rakam yüzde 3'e geriledi. Buna karşın kamu harcamaları 2004'ün ikinci ve üçüncü çeyreğinde yüzde 7 gerilemesine rağmen son çeyrekte yüzde 11 arttı. 2004'ün rekor büyümesini ana başlıkları ile şöyle sıralayabiliriz.

- Tarım sektörünün son çeyrekte yüzde 9.1’lik bir büyüme kaydetti.

- İnşaat sektörü bu yılın sonunda yüzde 4,6 büyüyerek 1999'dan bu yana ilk kez artıya geçti.
- Sanayi üretimi ise frene bastı. Yılın tamamında yüzde 9.4 büyüyen sanayi sektörü son çeyrekte yüzde 4'lük büyüme artışı sağladı.
- 2001 yılı ile birlikte büyük krizlerle sarsılan bankacılık sektörünün de içinde bulunduğu mali hizmetler sektörü yüzde 1.1 büyüdü.
- Özel sektör ise yatırım rekoru kırdı. Özel sektörde yatırım harcamaları yüzde 45.5 artarak yatırım rekoru kırıldı.

Devlet Bakanı Sn. Ali Babacan “Özel sektör odaklı bir büyümeyi hemen görüyoruz. Artık kamunun harcamalar ya da yatırımlar olarak büyümeye katkısı son derece düşük durumda. Büyümenin kaynağı tamamen özel sektör. Bu büyüme ne parasal bir genişlemeye dayanan bir büyüme ne de bütçe açıklarına dayanan bir büyüme. Bu büyüme, çok sıhhatli, sürdürülebilir ve özel sektörün öncülüğünde meydana gelmiş bir büyüme.'' Diye açıklama yaparak rakamların önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Beğenemediler!

Bu gelişmeler yaşanırken, ülke böyle bir büyümenin içindeyken ve vatandaşların sıkıntıya düştüğü her noktada büyük reformlar yapılıyorken gemilerini terk edenler, millete sırtını dönenlerin nasıl bir açıklaması olacak? Ülkedeki istikrar ortamını, huzur ve refah ortamını dolaylı yollardan bile olsa bozacak hareketlerin içinde olanlar geçmişte olduğu gibi bugünde hak ettikleri cevabı yine milletten alacaklardır. Sn. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve milletimizin güçlü iradesi ülkenin önünü açmıştır. Ülkemiz için bir fırsat doğmuştur. Bu ortamı kendi lehine değiştirmek isteyen, kendi önceliklerini ülkenin önceliklerinin önüne almaya çalışanlar başarılı olamayacaklar. Bu güzel rakamlar, milletimizin bitmek bilmeyen sabrının, tevazusunun, inancının bir ürünü. Bu başarı milletimizin. Bu güzellikler hepimizin. Durmak yok Türkiye. Yol mutluluğun, huzurun, barışın, refah dolu bir yaşamın yolu. Her birlikte yürüyeceğiz. Elele, esen kalın.