Şimdi Sıra Esnafımızda,
Çiftcimizde, Öğrencimizde..

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 16/07/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Seçim gününe artık 6 gün kaldı. Seçim meydanlarının iyice kızıştığı günlerde en çok dikkat ettiğim noktalardan biri milletimizin kararsızlığının bu seçimde büyük oranda kaybolması. Özellikle Ak Parti’nin 4,5 yıllık iktidarı Türk milletinin uyanışına sahne olmuştur. Türkiye’nin uzun yıllardır beklediği kalkınma hamlesini kaldı ki 57. Hükümet döneminin yıkıp geçtiği bir ülkede 4,5 yıllık iktidar döneminde büyük ölçüde gerçekleştiren bir iktidar milletimizin kafasındaki soru işaretlerini alıp götürmüştür. Düşünün ki, Ak Parti’nin bu başarısı bugünkü siyasi arenayı Ak Parti ve diğerleri olarak ikiye ayırmıştır. Ak Parti 4,5 yıllık iktidarı döneminde gerekli olan ulusal ve makro ölçekli sıkıntıları çözümlemiş ve Türkiye’yi ekonomik anlamda sürdürülebilen bir iyileşme dönemine sokmuştur. Bundan sonraki süreç ise mikro ölçekli kalkınma hamlelerinin yurdumuzun dört bir yanını saracağı bir hükümet dönemi olacaktır.
Türkiye Ak Parti ile kalkınıyor
Ak Parti’nin 4,5 yıllık iktidar dönemi boyunca Türkiye’ye ne kadar önemli katkılar yaptığın son aylarda yaşananlara baktığınız zaman anlayabilirsiniz. Türkiye’yi başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere bazı çıkar odakları dibe vurdurmak istedi. Türkiye’nin içine düşeceği bir kaos ortamından siyasi ikbal bekleyenler her gün yeni bir huzursuzluğun peşine düştü, her gün yeni bir gerilimin yaşanmasına neden oldu. Ne var ki, Ak Parti’nin inşa ettiği Güçlü Türkiye bu karışıklıklar ve sıkıntılar karşısında dimdik ayakta kaldı. Hem siyasi istikrar hem ekonomik istikrar son aylarda defalarca test edildi. Ve Ak Parti iktidarı ile Türkiye bu zorlu sınavları başarı ile atlattı. Kısaca Ak Parti’nin iktidar döneminde neler olduğunu hatırlarsak;
Enflasyon sorunu kalıcı bir çözüme kavuşturuldu. Enflasyonun düşmesi demek fiyatların düşmesi demek değil, fiyatlarının artış hızının düşmesi demektir. Bu da ülkemizde nitelikli ve kalıcı bir çözüme kavuşmuş, siyasi istikrar ekonomik istikrarı beraberinde getirmiştir. Kişi başına milli gelir GSMH rakamı rekor düzeyde arttı ve büyüme hızında dünya rekoruna imza attık. Ak Parti iktidarında ihracatta rekor üzerine rekor kırdı. Tüm olumsuzluklara rağmen 2002 yılı sonunda 36 milyar dolar olan ihracatımız 2003 yılında % 31'lik bir artış ile 47 milyar dolara çıkmış, 2004 sonunda ise % 32 civarındaki artışla 63 milyar dolara ulaşmıştır. 2005 yılında yıllık ihracatımız 73 milyor dolar, 2006 yılında ihracat rakamımız 85 milyar dolar olmuştur. Yabancı sermayenin ülkemize bakışı değişmiş en önemlisi ise ülkemize yapılan yabancı yatırımların büyük bir çoğunluğu Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelmiştir. Bu Avrupa Birliği yolunda atılan dev adımların bir göstergesidir. Ayrıca bu durum Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefimizin rotasının ne kadar doğru olduğunu da göstermiştir. Avrupa Birliği yolunda bu kadar hızlı ilerlememizin nedeni ise Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Ak Parti'nin insana verdiği değerden kaynaklanmaktadı r. Sn. Başbakanımızın ve Ak Parti'nin İnsan hakları ve demokrasi konusundaki tutumu Kopenhag kriterlerini aşmıştır. Yine yabancı sermayenin ülkemize gelmesi ve yatırımların yapılması ülkemizdeki kanayan yara olan işsizlik sorununa direkt olarak çözüm sağlayacak yegane unsurdur. İstihdama yönelik yatırımların önümüzdeki dönemde çok daha artacağı görülmektedir. Yine ülkemizdeki ekonomik istikrarın bir diğer göstergesi isi 2003 yılında IMF (Uluslararası Para Fonu) nezdinde ülkemizin statüsü net borç geri ödeyen olarak değişmiştir. 2004 yılında IMF üzerinde 1.1 milyar dolarlık bir kaynak kullanırken 4.3 milyar dolarlık bir geri ödeme gerçekleştirerek bu konumumuzu daha da sağlamlaştırdık. Uluslar arası kredi kuruluşları nezdinde kredibilitemiz en yüksek rakamlara ulaştı. Başta Avusturya olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinin en saygın bankaları YTL bazlı tahvil ihracına başladı. Bütçe açığı küçüldü. Faizlerin vergiye oranı düşüyor. Eğitim konusunda tüm direnmelere rağmen çok önemli adımlar atıldı. Okullarımız gerçek birer eğitim yuvası haline dönüştürülüyor. Eğitim sistemimizin kalitesi artırılıyor. Gençlerimizin önündeki engeller bir bir kaldırılıyor. Keza sağlık ve sosyal güvence sistemlerindeki bütün aksamalar düzeltildi. Bürokrasi kirliliği azaltıldı. Sosyal güvence sahiplerinin özel hastanelerde tedavi görmelerinin önü açıldı. Devlet hastanelerinin yoğunluğu azaltıldı. Ve hasta olan vatandaşlarımızı n daha iyi koşullarda sağlık hizmeti almaları için reform niteliğinde düzenlemeler yapıldı.
Şimdi sıra halkımızda
Anlatmaya çalıştığımız bu reformların bir çoğu halkımıza yansıdı. Bu reformlarla elde edinilen kazanımlardan halkımız büyük ölçüde yararlandı. Türkiye’nin Ak Parti ile birlikte başlamış olduğu ekonomik büyüme ve kalkınma ise henüz ulusal ölçekte iyileşmeler sergiliyor. Devletin ekonomik anlamda tam olarak refah düzeyine eriştiği noktada vatandaşlarımızın da ekonomik olarak sıkıntıları bitecek ve daha müreffeh bir toplum haline gelebileceğiz. İşte önümüzdeki dönem, Ak Parti iktidarı ile birlikte devletin zenginleştiği ve vatandaşlarımızın bu zenginlikten eşit ve adil bir şekilde pay aldığı, sosyal ve kültürel alanlarda atılımların yaşandığı bir döneme şahit olacağız. 22 Temmuz’da yapılacak olan seçimler vatanımıza ve milletimize hayırlar getirecek sonuçlara vesile olur umarım. Hepinize iyi bir hafta diliyorum.