Türkiye Sevdalısı Deyince...

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 29/08/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Ülkemizde siyaset kurumu yıllar boyunca bir takım kısır
döngülerin esiri olarak büyük yaralar almıştır. Siyasete
ve siyasetçiye duyulan güven kaybolmuştur. Yıllar
boyunca başbakanlar değişmiş, hükümetler değişmiş,
siyasi partiler değişmiş, siyasetçiler değişmiş ama
siyaset kurumunun yapısı hep aynı kalmıştır. Siyaset bir
rant merkezi haline getirilmiş ve ülkenin merkezinde
imtiyazlı bir sınıf oluşmuştur. Siyaset bürokrasiyi bir
alt mekanizma olarak görmüş ve ülkede bürokrasi işlevini
yerine getiremez bir hantal yapı haline gelmiştir. Ancak
bugün küreselleşme olarak nitelediğimiz daralma artık
yerel ve bölgesel siyaseti tüm kusurları ile açığa
çıkarmıştır. Türkiye'deki bu yozlaşma sürecine
milletimiz dur demiş ve Ak Parti'yi tek başına iktidara
taşımıştır. Ak Parti iktidarı ile birlikte siyaset tüm
bu kısırlıklarından arındırılmış, kişilerin değil
ülkenin çıkar ve öncelikleri göz önüne alınmış ve
siyaset kurumuna olan güven yeniden tesis edilmiştir.
3 Yılda Neler Oldu?
İlk kez bir Türkiye Başbakanı 2,5 yılda 55 ülkeye 99
ziyaret gerçekleştirdi.
Türkiye'de son 3 yılda duble yol yapımında rekor
kırıldı. Çiftcimizin birikmiş 1.9 katrilyonluk borcu
yeniden yapılandırıldı. 1 Katrilyonu silindi.
Enflasyon 35 yıl aradan sonra tek haneli rakama
indirildi. 1987 yılından bu yana ilk kez nefatif
enflasyon rakamları açıklandı.
2004 yılında Türkiye Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi
olarak rekor kırdı. Kişi başına düşen millir gelir 4.172
dolara çıktı ve tarihimizin en yüksek rakamına ulaşıldı.
Bütçe açığımızn sürekli azalan bir grafik sergiledi.
2003 ve 2004 yıllarında bütçe açıklarımız tahmini bütçe
açık rakamlarının altında oluştu. Ve bütçe
harcamalarında en büyük tasarruf Ak Parti iktidarı ile
sağlandı.
Bakanlık sayıları düşürüldü. Milletvekili lojmanları
boşaltıldı.
İhracat rakamlarımız rekor seviyelerde ve rekor
düzeylerde gerçekleşti. Faizin vergiye oranı düşürüldü.
Faiz baskısı azaldı. Vergi kaybı asgari düzeye çekildi.
Faizden tasarruf sağlandı.
Kurum kazancı üzerinde % 65'lere varan vergi yüküsü %
45'e çekildi. Kurumlar vergisi oranı yüzde 30'a
indirildi.
Tarımsal girdilerde vergi oranı % 18'den % 1'e çekildi.
Kan ve kan ürünlerinde ve bazı tıbbi malzemelerin KDV
oranları % 1'e çekildi.
Bol sıfırlı paradan altı sıfır atıldı. Türk lirasının
dünya vizyonundaki itibarı arttı.
Yıllar boyunca Tasarruf Teşvik Fonu'nda toplanan ve
nereye harcandığı bilinmeyen katrilyonlarca NEMA ödeme
planına bağlandı ve ödemeler yapıldı.
Ülkemizde ilk kez öngörülen tüm makro hedefler
gerçekleşti. 2003 yılı sonunda hedeflenen % 20 enflasyon
rakamı % 18.4'e geriledi. 2003 yılındaki büyümü
hedefimiz % 5 olarak açıklandı. Türkiye'nin 2003
yılındaki büyüme hızı % 5.9 oldu. Faiz dışı fazla hedefi
% 6,5 olarak açıklandı ve % 6,5 olarak gerçekleşti.
KOBİ'lere sıfır faizle ihracat kredileri sağlandı. Esnaf
kredi faizlerinde % 52 olan oran % 18'e çekildi.
Üniversite mezunu genç girişimcilerimizin sermaye
şirketlerine vergi muafiyeti sağlandı.
Yıllardır ülkemizde kağıt üzerinde kalan özürlü
istihdamına büyük önem verildi. Ve yapılan düzenlemeler
ile 17 bin 295 özürlü vatandaşımızın ilk kez işe
girmeleri sağlandı.
Bürokrasi siyasetin etkilerinden arındırıldı. Daha önce
19 aşamadan oluşan şirket kuruluş işlemleri 3 aşamaya
düşürüldü.
Turizm yeniden yapılandırıldı. 2004 yılında 17,5 milyon
turist ile ülke rekoru kırıldı. Ülkemize giren yabancı
sermaye % 48 oranında arttı.
Bağ-kur, Bağ-kurlu çiftçi ve SSK maaşları artış oranı en
yüksek seviyeye ulaştı. 5,5 milyon emeklimiz en yüksek
maaş artışını yine bu dönem içinde yaşadı. Asgari ücret
yine rekor bir artış yaşadı.
Sağlık alanında reform niteliğinde düzenlemeler yapıldı.
İlaçta % 30 indirim oranı sağlandı. Yeşil kart sistemi
iyileştirildi. Yeşil kart sahiplerine ücretsiz ilaç
alabilmenin yolu açıldı. Yeşil kartı olmayan
vatandaşlarımıza ücretsiz tedavi imkanı sağlandı.
Ak Parti iktidarı döneminde dış politikamızdaki başarılı
yönetim sayesinde ülkemiz bölgenin en etkin ve güçlü
devleti konumuna ulaşmıştır. Ülkemiz uzun yıllar sonra
çok önemli küresel organizasyonlara büyük bir başarı ile
ev sahipliği yapmıştır.
Ve daha yazamadığımız bir çok olumlu gelişme
Tüm bunlar Ak Parti Genel Merkezi tarafından
açıklanmadı. Sn. Başbakanımız ve çalışma arkadaşları
tarafından uydurulmadı. Tüm bunlar ülkemizde yaşanan ve
Ak Parti iktidarının yaşatmış olduğu olumlu dinamikler.
Tüm bunlar yıllar boyunca ülkede kanayan bir yara haline
gelmiş bir çok sorunun çözüldüğü, çözülmeye başlandığını
gösteren rakamlar, sonuçlar. Bugün eleştiri noktasında
da bir kısır döngü yaşıyoruz. Muhakkak ki yolunda
gitmeyen bir takım şeyler olacaktır. Ama unutulmaması
gereken bir husus var ki, bu ülkede başbakan öksürdüğü
için tüm dengelerin alt üstü olduğu, faizlerin
çıldırdığı günleri yaşadık. Ak Parti iktidarı döneminde
çok hassas bir Irak savaşı yaşandı. Tüm Dünyayı
etkileyen terör saldırıları yaşandı. Zaten yılların
getirdiği ve ülkenin bağrından söküp atılamayacak kadar
kemikleşmiş bir sorunlar ve problemler yığını değil
miydi yaşadığımız? İşte, bu yüzden benim aklıma Türkiye
Sevdalıları deyince tüm bu olumsuz gelişmelerin
yaşandığı günlerde ve kaygan, kaypak bir siyaset
ortamında, ümitlerin kaybolduğu noktada milletten aldığı
güç ile bu milleti ayağa kaldıran, tüm Dünya çevresinde
yüzümüzü ak eden bu iktidar geliyor. Bilmem yanılıyor
muyum? Sağlıcakla kalın.