İstismar Şövalyeleri (!)

 

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış Boyacı'nın 18/09/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

Şehit cenazaleri üzerinden siyaset yapma modasının bittiğini düşünüyorduk. Ancak son zamanlarda yaşanan olaylar Türkiye'de istismarın bitmediğini ve belki de kolay kolay bitmeyeceğini hepimize gösterdi. Terör tüm Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de çok büyük bir problem olarak varlığını sürdürüyor. Genç yaşlarda milletimizin rahat ve huzur içinde yaşaması adına dağlarda terör örgütü mensubu teröristler ile çatışmalara giren askerlerimiz içinden şehitler veriyoruz. Gün geliyor şehir merkezlerinde gerçekleştirilen kanlı eylemler ile çocuklarımızı, yaşlılarımızı ve sivil vatandaşlarımızı da kaybediyoruz.
Terör siyasetçileri yeniden sahnede
Terörü birbirinden ayrı parçalar olarak değerlendiremezsiniz. Terör varolduğu günden bugüne dek tüm yaşattıkları ve tüm gerçekleri ile ele alınarak değerlendirilmelidir. Türkiye'de bir "Terör" sorunu vardır. Terörün amaçları, hedefleri ve içeriği her ne olursa olsun terördür. Ülkemizde "terör" ne yazık ki bizim bir takım hassasiyetlerimizin üzerinden yapılıyor. Bu da maalesef yaşadığımız terörü "Terör" olmaktan bir adım öteye taşıyor ve çok daha zorlaştırıyor. Geçtiğimiz günlerde bir şehit cenazesinde askerimizin annesi ve babası "Vatan Sağolsun" demeyeceklerini ve evlatlarını ne amaçla kaybettiklerini anlayamadıklarını söyledi. İşte bu bir anda istismar canavarlarının iştahını kabarttı ve gündemi çok farklı noktalara taşıdı. Bu tepki yavrusunu kaybetmiş bir anne-babanın o anda yaşadığı acı ve üzüntü ile vermiş olduğu bir tepkidir. Bu tepki yüzünden bu insanlara kızamazsınız. Ancak "Vatan"ın her zaman sağ olacağı'nın en büyük kanıtı bu ülkenin ve milletin bugüne gelene dek verdiği onbinlerce şehididir. Dün ülkemizi işgal ederek annelerimizin başındaki türbana saldıran, beşiklerdeki bebeklerimizi katleden, özgürlüğümüze ve istiklalimize saldıran düşman askerleri ile bugün dağlarda gezinen teröristlerin hiçbir farkı yoktur. O gün nasıl şehidimizle, gazimizle, gencimizle, yaşlımızla vatanımızı ve toprağımızı savunduysak bugünde aynı inanç, azim ve kararlılıkla ülkemizi koruyacağız. Bunun aksini düşünmek, aksine yorum yapmak ve iddia etmek bir hayal bile olamaz, olmayacaktır da. Ancak içimizden birilerinin zaten güç ve zor olan bu durumu daha da güçleştirecek şahsi çıkar ve menfaat çabaları da milletimizin gözünden kaçmayacaktır. Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşma esnasında kendisine "Artık şehit cenazesi görmek istemiyoruz" diyen bir vatandaşımıza söylediği "Canım kardeşim, askerlik yan gelip yatma yeri değildir" sözünü bile siyaset aracı yaptılar. Bu ülkeye yaşayan her aklı başında insan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği bu sözün, "Şu an bir terör sorunumuz var. Ve ne yazık ki, ülkemizin sınırları içerisinde yaşanan bu terörle mücadele esnasında şehit düşecek olan askerlerimiz var. Tabii ki, bunu hiçbirimiz arzu etmeyiz. Ancak askerlik kutsal bir vatan borcudur. Ve bu yaşananlarda bu kutsal borcun bir parçasıdır" anlamına geldiğini bilir. Ve inanıyorum ki, her Türk vatandaşı bu duyguları bu şekilde hisseder ve yaşar. İşte bu sözü bile ağzına almayan siyasetci kalmadı. Herkes bunu bir muhalefet kozu olarak kullanmaya kalktı. Oysa ki, bu sözlerle muhalefet politikaları geliştirmeye çalışanların ekseriyeti bu ülkenin on yıllardır iktidarında, muhalefetinde ya da sorumluluk taşıyan noktalarında olan, görev yapan insanlardır. Düşünün ki, bugüne dek bu terör hareketi yüzünden on binlerce şehit verilmiş ve her şehit cenazesinde aynı görüntüler yaşanmıştır. Aynı cümlelerle insanlarımızı avutmaya çalışan, günü kurtarmak adına suratlarına maske takan bir takım sorumsuz (!) sorumluların yerine yaşanılan olayı tüm gerçekliği ile ortaya koyan ve ülkenin hiçbir problemini siyasi istismar haline getirmeyen bir Başbakan'ı ayakta alkışlamak yerine kendi cılız varlıklarını sürdürebilmek adına kafa karıştırmaktan geri duramıyorlar. Ve tüm bu yaptıkları geçmiş hükümetlerin ve dönemlerin on yıllardır öteleyerek daha da büyüttüğü sorunların bir çoğunu 3,5 yıl gibi kısa bir sürede çözen, gerçekleştirilemez denilen ve hayal gibi gözüken bir çok hedefe kısa bir sürede ve tüm karışıklıklara rağmen çözen Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti iktidarını yıpratma politikalarının birer dışa vurumudur.
Başbakan da bizim, şehitler de bizim
Türk milleti kendisine hizmet eden ve ülkesi için, milleti için gecesini gündüzüne katarak, canından, sevdiklerinden, yaşamlarından vazgeçerek çalışan hiç kimseyi unutmamıştır. Ve sahip çıkmasını bilmiştir. İşte bu yüzden bizler şehitlerimize de sahip çıkacağız. Ve ülkesi için gece gündüz demeden çalışan, önündeki bütün engellere rağmen ve üzerlerine düşürülmeye çalışılan tüm gölgelere rağmen varını yoğunu ortaya koyan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'a da sahip çıkacağız. İnşallah terörün olmadığı, huzur, barış ve refahın hakim olduğu bir Türkiye'de hep birlikte kardeşce yaşamak umudu ile iyi bir hafta diliyorum.