Tatiliniz Mübarek Olsun!

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 24/01/2005 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
Müslümanlar için büyük anlam ifade eden bir kurban bayramı daha geride kaldı. Maddeyi manaya taşıyan önemli günleri milletçe yaşadık. Paylaşmanın esas temel olduğu kurban bayramı, zenginler ve fakirler arasında bir yol gibidir. Hayatın karmaşası içerisinde yitirdiğimiz bir çok güzel hasleti hatırladığımız anlardır kurban bayramı. Sahip olduklarımızla sorumlu olduklarımızın arasındaki hassas ilişkiyi hatırlatan güzel günlerdir. Yine islamiyetin beş şartından biri olan Hac farzının da bu bayram ile birlikte eda edilmesi de kurban bayramını Müslümanlar için önemli kılmaktadır.
Zihniyet Devrimi
Bu bayram kurbanlıkların satışı ve kesimi geçtiğimiz bayramlara nispeten daha düzenli yapıldı. Kurban kesmenin temel değerlerine ters düşen bir şekilde yapılan kesimler yapılan çalışmalar ile asgari düzeye indirildi. Hemen hemen bir çok ilçede kurbanlıkların satılacağı yerler oldukça temiz ve düzenli bir şekilde oluşturuldu. Belediyelerimiz belli standartlara sahip kesimhaneler kurdu. Ancak uygulamada bir takım sıkıntılar yaşandı. 15 milyonluk nüfusa sahip İstanbul’da herkes bayramın 1. günü dini vecibesini yerine getirmek isteyince yer yer bildik olumsuz manzaralara şahit olduk. Her şeye rağmen idrak ettiğimiz bayram ülkemizde yaşanan büyük zihniyet devrimini bir kez daha apaçık göstermiştir. Uzun yıllar milletimizi düzensizliğe mahkum edip olumsuz şartlarda dini vecibelerini yerine getirmeye iten sonra da şikayet eden yöneticilerin yerini artık “vatandaşlarımızın yaşamının her anını nasıl kolaylaştırabilirim?” diye düşünen ve bunun için çalışan insanlar iş başında. İnanıyorum ki bir sonraki bayram kesimhanelerin kapasiteleri ihtiyaca cevap verecek şekilde artırılacak ve daha düzenli mekanlar vatandaşlarımızın hizmetinde olacaktır.
Buruk Bayramlar
Dünya üzerinde ki Müslüman ülkelerin bir çoğu bu bayrama acı ve hüzünle girdi. Irak yaşadığı savaştan sonra bir türlü istikrarı yakalayamadı. Savaş yorgunu Irak, kurban bayramına da buruk girdi. G. Asya’da yaşanan deprem ve Tsunami felaketi başta Endonezya olmak üzere bir çok ülkede çok büyük yaralar açtı. Yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği Endonezya’da din kardeşlerimiz bayram namazlarını yıkık camiler içinde kılmak zorunda kaldılar. Hindistan’da ağıtlar dualara karıştı. Yine bir çok Müslüman ülkede açlık ve sefaletin eşiğinde kavrulmakta. İnanıyorum ki, kurban bayramı bu ülkelerde Müslümanların rahat bir nefes almasını sağlayacaktır. Bu kurban bayramı bir çok yaranın sarılmasına vesile olacaktır. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar aynı anda bir bayramı paylaştılar. İnanıyorum ki Müslümanlar sorumlu olduklarını unutmadılar. Sorumluluklarından vazgeçmediler.
Kurban Tatili
Çok şükür, ülkemiz bayramı huzur ve bereket içerisinde yaşadı. Ancak dikkatimi çeken önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizde bayramlar artık birer tatil vesilesine dönüşmüş durumda. Özellikle yeni yetişen genç nesile bayramları doğru anlatamadığımızı düşünüyorum. Gazeteleri açın. Sayfa sayfa bayram programları ilanları. Şu sanatçı şurda, bir başka sanatçı burada. Limitsiz yerli içkiler, oryantal gösterilerin bini bir para. “Mubarek bayramınızı tesislerimizde zevk-ü sefa içinde kutlayın” tarzı pazarlama organizasyonları her tarafı çepe çevre sarmış durumda. Artık bayramlar da bir rant kapısına dönüştürülmeye çalışılıyor. Ticari dehalarımız manevi duyguları ellerinin tersiyle bir kenara itmekten, manaya inat maddeyi satmaktan gocunmuyorlar. Her zaman yeniliklerden yana olmuşumdur. Toplum olarak gelişen teknolojinin kullanımını savunmuşumdur. Ancak eğer yenilendikçe değişiyorsanız ve değiştikce unutuyorsanız kaybediyorsunuz demektir.
Tadı hala damağımızdadır. Biz öyle güzel bayramlar yaşadık ki. Bayramı öylesine güzel yaşayanlardan öğrendik ki. O bayramlarda mezarlar ziyaret edilirdi, dualar okunurdu. O bayramlarda büyüklerin elleri öpülürdü. Yaşlı amcaların nur yüzlü ninelerin elleri öpülür, hayır duaları alınırdı. O bayramlarda komşuluklar vardı. Birbirini tanıyan, birbirinden emin olan komşular vardı. Gülen gözlerin birbiriyle buluştuğu şen şakrak sohbetlerin yapıldığı komşular ziyaret edilirdi. O bayramda bütün akrabalar bir araya toplanırdı. O bayramlarda fakir fukara gözetilirdi, dertlilere derman olunurdu. O bayramlarda kurbanlar kesilir, etler kapılara dağıtılırdı. O bayramlarda camiler dolardı. O bayramlarda huzurevleri sessiz ve kimsesiz bırakılmazdı.
Artık gördüğümüz o ki, herkes kendi evinin içinde bir takım değerlere sahip çıkmanın gayretinde. Artık fakir fukara dilenci muamelesi görmekte. Elinde poşeti ile bir parça et bekleyen ihtiyar nine horlanıyor ve kovuluyor. İşte dünyanın bir çok yerinde Müslümanlar acı ve ıstırab içindeyken biz elimizdeki nimetleri paylaşmaktan kaçıyoruz. Ülke olarak yaptığımız yardımlar maalesef arzulanan düzeyde değil. Yapılan tüm kampanyaların milletçe desteklenmesi gerekiyor. Damlaya damlaya göl olur. Lütfen damla damla da olsa bu kampanyalara katılalım. Ve maalesef insanlarımızın bir çoğu bayramı bir tatil fırsatı görüyor. Ve tatil beldelerine koşuyor. Çocuklarımız bayramların manevi lezzetinden uzak tatillerini yapıyorlar. Lütfen manevi değerlerimize, bayramlarımıza sahip çıkalım. Çocuklarımızla akraba ziyaretlerine gidelim. Durumumuz elverdiğince fakirleri gözetelim. Ramazan bayramını şeker bayramı olarak öğreniyor çocuklar. Bari kurban bayramını tatil bayramı olarak öğrenmesinler. Biz güzel bayramlar yaşadık, onlara da yaşatalım. Tatillerde değil, bayramlarda görüşmek dileğiyle.