![]() |
||||||||||
![]() |
Röportaj / Kent Yaşam Gazetesi
|
|||||||||
|
Editör> Sayin baskanım, öncelikle okurlarımız sizi tanıyabilirler mi?
Barış Boyacı> Tabii ki, yaklaşık 8 yıldır siyasetin içindeyim. Yaşamım boyunca her zaman insanlara hizmet etmek en büyük hayalimdi. Aslında zaman olarak biraz şanslı sayılabilecek ve belki de şanssızlık denebilecek bir zamanda siyasete atıldım. Kentin sosyal dokusu adeta tanınamayacak hale gelmiş, “Ev alma, komşu al” diyen, yardım seven, dayanışmacı toplumumuz sinirli, huzursuz ve birbirinden bi haber yaşamaya başlamıştı. Özellikle İstanbul’un hizmetsizliğin pençesinde kıvrandığı, sokakların çöp yığınları ile dolduğu, suların akmadığı, sık sık elektrik kesintilerinin yaşandığı bu dönemde Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmişti. Ve insana hizmet götüren, karanlık günleri sona erdirmeye yeminli bu kervana bende katıldım. O günden beri insanların derdi ile dertleniyor ve elimizden geldiği kadar tüm vatandaşlarımızın yanında, hizmetinde olmaya çalışıyoruz. Şu an Fatih Belediyesi Meclis II. Başkanvekili ve Sağlık Komisyon Başkanıyım. Ayrıca Vefaspor Asbaşkanlığı, Türkiye Ortopedik Özürlüler Federasyonu Genel Danışmanlığı görevlerini sürdürüyorum. İTO ve ASKON üyesiyim. Ayrıca İstanbul Muhtarlar Derneği bünyesinde çıkan Demokratik Rota ve Tüketiyorum dergilerinin hem danışmanlığını yapıyorum ve her iki dergide de köşe yazıları yazıyorum.
Editör> Efendim, geçen hafta gazetemizde bir haber olarakta yer almıştınız. Başlarken sormak istiyorum, şu an bulunduğunuz konumdan memnun musunuz? Bir kırgınlığınız var mı, varsa kime ve neden acaba bunu açıklayabilir misiniz?
Barış Boyacı> Aslında kendimle ilgili bir kırgınlık veya kızgınlık değil sözkonusu olan. Yani bu kişisel bir olay değil. Ben yıllar boyunca özellikle Fatih semti sınırları içerisinde tüm ihtiyaç sahiplerinin hizmetinde olan bir insanım. Halkımızın yiyeceği, giyeceği, sağlığı, eğitimi ile ilgili çalışmalarım senelerdir aralıksız sürüyor. Barış Boyacı ismi artık Fatih’te bir marka olmuş durumda. Bahsi geçen konu da 28 Mart yerel seçimleri öncesinde hizmetlerimizi sürdürmek ve daha da büyütmek için Belediye Başkan yardımcılığına talip olduk. Zaten makamlar ve mevkiler insanlara hizmet için birer vesiledir. Makamınız yükseldikçe hizmet alanınız genişler. Biz de halkımıza başkan yardımcısı olacağımız inancı ile sözler verdik, vaatlerde bulunduk. Yapacağımız hizmetleri anlattık. Ancak seçim süreci sonrası yaşanılanlar bizi dolayısıyla bizim nezdimizde tüm halkımızı üzdü ve hayal kırıklığına uğrattı. Her şeye rağmen şu an ben “Hizmetin yücelttiği makamda yani halkımın gönlünde” hizmetlerime devam ediyorum. Ve insanları mutlu ettikçe, irili-ufaklı sorunlarını çözdükçe hem daha çok mutlu oluyorum hem de şükrediyorum.
Editör> Başkanım, az önce sohbet ederken bize yıllardır var olan bir hayalinizden bahsetmiştiniz. Bize “Projeler ve Fikirler Bankası” hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Barış Boyacı> Evet, bu benim için çok özel bir fikirdir. Şunu o kadar iyi biliyorum ki, ülkemizde düşünen ve üreten insanlarımız var. Ancak tüm bu düşünceler, fikirler ve projeler günlük yaşamın içinde kaybolup gidiyor. Ya unutuyoruz, ya da “asla olmayacak” düşüncesi ile önemsemiyoruz. Aslında yaşamın en önemli bölümlerini oluşturan bir çok buluş anlık düşüncelerin değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. İşte benim nihai hedefim devlet bünyesinde kurulacak bir Projeler ve Fikirler Bankası ile tüm vatandaşlarımızın siyasi, iktisadi, idari, sosyal ve teknolojik fikir ve projesinin patentli olarak ortak bir zeminde toplanması, desteklenmesi ve değerlendirilmesidir. Bu konuyu bir toplantı esnasında Sn. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da arzettim. Ve önümüzdeki dönemde bu konuyla ilgili çalışmalarımız hızlanacaktır. İnanıyorum ki, toplumun her kesimine yayacağımız bu proje ile hedefimiz bilim ve teknoloji alanından tutun da sosyal ve kültürel bir çok proje oluşturulması, bunların profesyonel ortamlarda değerlendirilmesi sonucunda ülkemiz bir çok ilklere imza atacaktır. Ayrıca hepimizin yaşadığımız çevre ile ilgili aklında olan, çekmecemizde duran ‘Ah bi olsaydı’ dediğimiz tüm hizmet ve çözüm önerilerini büyükşehir belediyesi bünyesinde oluşturacağımız bir mini ‘PROJELER VE FİKİRLER BANKASI’na ulaştırabilmemizi ve ulusal projenin bir prototipini oluşturabilmeyi amaçlıyorum. Ve konuyla ilgili son olarak “Üretiyorsun. Aklında Kalmaz. Bankaya Yatır” diyebileceğimiz günlerin uzak olmadığını müjdelemek istiyorum.
Editör> Efendim, sizin sosyal ve kültürel alanda çok önemli çalışmalar yaptığınız bilinmekte. Sosyal alandaki projelerinizden bize bahseder misiniz?
Barış Boyacı> Nazlı hanım, bizde herşeyden çok önemli olan tek bir şey var. O da “ÇALIŞMA VE HİZMET AŞKI”. Ülkemizde yıllardır “sosyal belediyecilik, sosyal doku projesi” sloganları ile bu konuda çalışmalar yapılıyor. Ancak yıllardır kanayan bir yaradır bu. Bizim milletimizin en önemli hasletlerinden birisi “Paylaşmayı bilmektir”. Yani bizim zenginimizden istemek, almak çok kolaydır. Fakat toplanan onca nakdi ve ayni yardımın dağıtılması konusu hiçbir zaman bir sistematiğe kavuşturulamadığı için hala kanayan yara olmaktan kurtulamamıştır. Benim bu konuyla ilgili fizibilitesini hazırladığım ve kesin çözüm oluşturacak bir projem var. Herşeyden önce sosyal kriterlerin iyi tespit edilmesi ve kentin sosyal dokusunu apaçık ortaya koyacak bir envanter çalışması acilen yapılmalıdır. Bu envanter sonuçları ile ihtiyaç sahipleri tespit edilip gruplandırmalıdır. İhtiyaç ve aciliyet durumlarına göre üç farklı renkte toplanacak olan gruplara “Sosyal Kart”lar çıkartılmalıdır. Büyükşehir belediyesi bünyesinde oluşturulacak bilgi bankası barkod sistemi ile elektronik bir yapıya kavuşturulmalı ve bu kartlar bu merkeze bağlı olmalı. Ve ihtiyaç sahibi vatandaşın bu kartlar ile her türlü alanda hizmet alması sağlanmalı ve aldığı her türlü mal ve hizmet takip edilmelidir. İlçe belediyelerinin bünyesinde kurulacak olan Halk Butikleri, Halk Lokantaları vatandaşlarımıza kaliteli ve ucuz hizmet vermeli. Böylece hem bir gelir kaynağı oluşturulacak hem de kart sahiplerine ücretsiz hizmet vermeli. Keza bu kartlar özel müesseselerle yapılacak anlaşmalar ile değerlendirilerek müessese sahibinin insayitifinde mal ve hizmet gereksinimleri bila bedel karşılanabilmelidir.
Editör> Efendim, ülkemizde neredeyse kilitlenmiş bir sosyal güvenlik ve sağlık sistemi var. Bu konu ile ilgili lokal projeleriniz nelerdir?
Barış Boyacı> Sağlık ve Sosyal Güvence sistemi her alanda olduğu gibi 59. hükümetimizin yaptığı başarılı çalışmalarla inanıyorum ki önümüzdeki dönemde çok daha hızlı çalışan, insanların daha rahat hizmet aldığı bir sistem haline gelecektir. Ancak yerel anlamda bu konuyla ilgili çalışmaya başladığım bir proje var. Size acı bir örnek vermek istiyorum. Fatih ilçemizde bir çok hastahane var. Bu konuda gerçekten çok şanslıyız. Ancak ne acıdır ki, bu hastahanelerimiz halen daha ihtiyaca cevap veremez haldedir. Akşamları her hastahanenin Acil bölümünün önünde birbirinden acil yüzlerce hasta birikiyor. Bunun sebebi çok açık ve net. İnsanlar en küçüğünden en büyüğüne sağlıkla ilgili hizmet almak istiyor. Ben diyorum ki, ilçenin çeşitli noktalarına yerleştirilecek “Seyyar Poliklinikler” ile hem bu hastanelerimizin yükünü hafifleteceğiz, hem de vatandaşlarımızın yerinde ve hızlı sağlık hizmeti almasını sağlayacağız. Bu meyanda İ.E.T.T. bünyesindeki atıl kapasitede bulunan eski otobüslerin sponsor şirketler marifeti ile restore edilerek sponsor şirketin isimlerini alarak poliklinik haline getirilmesi ve özellikle varoş bölgeler ağırlıklı olmak üzere belirlenen noktalara yerleştirilmesi hedeflenmektedir. Seyyar polikliniklerdeki sağlık hizmetleri ise İl Sağlık Müdürlüğü ve üniversiteler bünyesindeki stajyer ve asistan hekimlerden kurulacak bir ekip tarafından yürütülecektir. Sembolik rakamlarla dar gelirli vatandaşlarımızın ayakta teşhis ve tedavisi sağlanarak sağlık konusunda vatandaşlarımızın devleti ile barışını sağlamış olacağız. Keza ilaç konusunda üretici firmalar ile anlaşmak sureti ile numunelik ve miadı dolmaya yakın ilaçlar hızlı ve sistematik bir şekilde ihtiyacı olan vatandaşlarımıza bu seyyar poliklinikler vasıtası ile dağıtacağız.
Editör> Efendim, İstanbul’la ilgili söylemek istedikleriniz neler?
Barış Boyacı> Ben İstanbul’a aşığım. Avrupa’da görmediğim yer kalmadı. İstanbul kadar güzel silüeti olan bir şehir daha yok. Dolayısıyla bu emanete gözümüz gibi bakmalı ve korumalıyız. Buyrun bakın, İstanbul’un göbeğinde olan Galata Köprüsü bir demir yığını haline dönüşmüş durumda. Galata Köprüsü’nün tarihi bir görünüme kavuşmasını sağlayacak projemiz var. Yapılacak olan giydirme restorasyon ile bu köprüye tarihi ve estetik bir görünüm kazandırıp çevresindeki tarihi dokuya uygun bir görüntüye kavuşturabileceğiz. Tarihi yarımada’yı çevreleyen surlara gidin. Surların dibinde soğan tarlası, marul fidanı. Ve her bir köşede ayrı bir tinerci başka bir balici. Böyle bir şey olabilir mi? Tabii ki turist gelmez. Bu surlarda fiberglas’tan yapılan tasarımlarla fetih ve tarih mizansenleri oluşturularak buralar turizme açılmalı. Surların diplerine tarihi dokuya uygun mekanlar yapılarak burada sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlenmeli. Ve yine bu mekanlarda Osmanlı ve Türk mutfağının en güzel örnekleri tarihi kıyafetler içindeki çalışanlar ile turistlerin beğenisine sunulmalı. Bu mekanları gezen turistler kendisini tarih sayfasında dolaşıyormuş gibi hissedecek ve muhakkak ülkesine döndüğünde yaşadıklarını anlatacaktır. Siz turisti ülkesine özel tasarımlarla ağırlarsanız bunun ne gibi bir önemi olabilir? Önemli olan özel olandır. Buralarda oluşacak turistik sirkülasyon ticari sirkülasyonu beraberinde getirecektir. Ve yine ülkemizde yaşanılan bunca işsizliğe karşı önemli bir istihdam alanı açacaktır. Ben inanıyorum ki, İstanbul gerçekten çok iyi bir seçim yaptı. Mimar başkanımız Sn. Kadir Topbaş ile önümüzdeki dönem çok güzel atılımlar yakalayacağız. Kendisinin bu konularla ilgili bir çok çalışması olduğuna eminim. Ve İstanbul’un Sn. Topbaş’ın yönetiminde bir turizm, kongre, finans ve fuar başkenti olacağına şüphem yok. Bizlerde bu konularda üzerimize düşeni yapmalı ve elimizden geldiğince yardımcı olmalıyız. Bu konularla ilgili sn. başkanımıza bir ziyaret gerçekleştireceğiz.
Editör> Efendim, çok teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
Barış Boyacı> Ben de çok teşekkür ediyor, bu vesile ile tüm okuyucularınız ve vatandaşlarımızın geçmiş kandillerini kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir yaşam diliyorum.
|
||||||||||
|
Bu röportaj Kent Yaşam Gazetesinde yayınlanmıştır. |
||||||||||
|
|
||||||||||
|
|
||||||||||
![]() |
||||||||||
|
Design by Bahattin GÜL 2004-2008 |
||||||||||