Yeni Bir Dönem

                                        Başlıyor

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış 30/07/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi yoğun bir şekilde 23. Dönem hazırlıklarını devam ettiriyor. Ve bu arada 23. Dönem Milletvekili seçilenler mazbatalarını aldılar. T.B.M.M’ne kayıtlar yaptırıldı. Şu ana kadar ortaya çıkan tablo aslında son derece tatmin eden ve umut veren bir tablodur. 23. Dönem çalışmalarında “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” sözünün tüm gereklerinin yerine geleceği ve tüm siyasi partilerin ve ilgili kurumların bu konuda üzerlerine düşeni yapacağını düşünüyorum. Bir önceki dönemde Ak Parti’ye karşı sadece kuru bir inat (!) güderek Cumhurbaşkanını seçtirmediler. Dolayısıyla genel seçimler sonrası süreçte de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk yapması gereken Cumhurbaşkanı seçimini gerçekleştirmek oldu.

CHP’yi anlamak mümkün değil

CHP’yi anlamak mümkün değil. CHP Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal ve üst düzey kurmayları ne yazık ki hazin bir tükeniş senaryosunun başrol oyuncuları olarak oynadıkları rolün hakkını vermeye çalışıyor olabilirler mi? Şimdi Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan seçim sonuçlandıktan hemen sonra yapmış olduğu açıklamada bir önceki dönemin hataları, günahları ile geride kaldığını ve o dönemde yaşananları yeni döneme taşımayacağını açıkladı. Gazetecilerin ısrarları sorularına karşın ne Sn. Deniz Baykal’ı yüzerek rodosa yolladı, ne de diğer parti liderlerinin düştüğü durumla ilgili yorum yapmadı.

Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan bu tavrı ve duruşu ile bir kez daha Türk milletine ve ülkesine olan bağlılığı, inancı ve hizmet iradesini gözler önüne sermiştir. Başbakanımız bu açıklamalar ile bir kibir, gurur ve zafer sarhoşluğundan uzakta tüm siyasi parti ve liderlerini ülkemize ve milletimize hizmet etmeye çağırmış ve ulusal bir uzlaşının en önemli adımını atmıştır. Son dönemlerin en gözde konusu uzlaşı ve uzlaşma aslında herhangi bir konuda çıkarların uyuşması değildir. Uzlaşma dediğiniz zaman türlü farklılıkları olan herhangi iki bireyin, bireylerin ya da toplumların tüm bu farklılıkları ile beraber bir araya gelebilme, birlikte hareket edebilme ve bir arada yaşayabilme iradesidir. Dolayısıyla her türlü baskı, ağır tahrik, iftira ve suçlamalar ile aylar boyunca savaşmış, tek başına iktidar olmasına ve seçime gitmesine rağmen asla ekonomik politikalarından taviz vermemiş ve tüm bu sorunlara rağmen seçimlerden % 47 oranında oy almış bir siyasi parti lideri’nin böyle bir açıklama yapmış olması O’nun “Uzlaşma”yı ne kadar içine sindirebilmiş ve bu kavramı ne kadar doğru algılamış olduğunun göstergesidir.

Peki, Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın bu önemli açıklamalarından sonra geldiğimiz nokta ne?

Maalesef CHP Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal Ak Parti’nin Sn. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığında dayatmacı olmaması gerektiğini ve kendileri ile uzlaşması gerektiğini söyledi. Yine Sn. Deniz Baykal’ın en yakın kurmaylarından gelen açıklamalarda CHP’nin Sn. Gül’ün olası bir adaylığında T.B.M.M Genel kuruluna katılmayacağını ve Sn. Gül’ün adaylığını kabul etmeyecekleri şeklindeydi.

CHP’nin bu yaklaşımı ne yazık ki artık kendi parti teşkilatlarında bile bir huzursuzluk havası estirmiştir.

Bence CHP’nin Sn. Abdullah Gül’ün adaylığına karşı çıkmasının altında yatan en büyük sebep Sn. Gül’ün Ak Parti’nin adayı olmasıdır. CHP Genel Başkanı Sn. Baykal ve çalışma arkadaşlarının büyük bir hazımsızlık yaşadığını görüyoruz. Şimdi onlar kapalı kapılar ardında ne konuşuyor bilemiyorum. Ancak önümüzdeki günlerde CHP Genel Başkanı Sn. Baykal ve ekibini zor günlerin beklediği kesin.

MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli ise T.B.M.M’ne her zaman için gireceklerini, herhangi birisinin adaylığını ve bu adaylığı kabul edip etmeyeceklerini T.B.M.M’nde konuşup tartışacaklarını belirtti. Keza yine bağımsız adaylardan bir çoğu da aynı paralelde açıklamalar yaptılar.

Tüm vekiller Meclise

Ben önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde T.B.M.M’ne seçilen tüm milletvekillerinin genel kurula katılacağını ve oylarını kullanacağına inanıyorum. Buna CHP Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal ve CHP’li tüm milletvekilleri de dahildir. Türk milletinin 22 Temmuz günü vermiş olduğu mesajı hepsinin net olarak gördüğüne eminim. Bundan sonra hiçbir siyasi partinin, kaldı ki özellikle CHP’nin hükmen yenilgiye tahammülü olduğunu zannetmiyorum. Önümüzdeki dönem için iyi dilekler ve umutlarım var. İnanıyorum ki, hizmet eksenli ve uyumlu bir Meclis tablosunda Türkiye önemli kazanımlar elde edecektir. Bunun aksine davranan ve Türk milletine huzursuzluk kaynağı olanlar ise zaten yokolup gitmeye mahkumdur. İyi bir hafta dileğiyle.