Durmak Yok

                                        Yola Devam

Ana Sayfa | Biyografi | Projeler | Yazılar | Basından | Galeri | Linkler | İletişim
Design by Behaeddin Gül
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Barış 25/06/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden alınmıştır.

 

Seçim süreci büyük bir hızla ilerliyor. Türkiye’nin en istikrarlı yürütme dönemini binbir oyunla ve hırsla bozmaya çalışan ve bunda da kısmi olarak başarılı olan muhalefet ve çevre kuvvetlerinin zorladığı erken seçim yaz dönemine denk geldi. Aşırı sıcakların şimdiden kendini gösterdiği zorlu bir yaz mevsiminin tam ortasına denk gelen seçimler vatandaşlarımızı sıkıntıya soktu. Bu bile muhalefetin ve çevre kuvvetlerinin milletimize yaşattığı bir eziyet olarak tarihteki yerini alacaktır. Krizlerle ve karışık ortamlarla beslenmeye ve yaşamaya alışmış olan muhalefet organizasyonları ülkemizin Ak Parti ile yakaladığı istikrar ortamında yaşayamaz hale gelmiş ve son çırpınışlarını ortaya koymuştur.

22 Temmuz’da Ak Parti’nin başarısı tescillenecek

Genel seçimler ile ilgili olarak artık hemen hemen her yerde anketler yapılıyor. Yapılan anketlerin bir çoğu tarafsız olmaktan uzak olduğu için kabul görmüyor. Güncel ve tarafsız yapılan hemen hemen tüm anketlerin ortaya koyduğu sonuç ise çelişkisiz ve net olarak Ak Parti’nin bu ülkenin tam merkezindeki parti olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar Türkiye’de hiçbir zaman görev süresini tamamlayan hükümet olmadı. Ak Parti Türkiye’ye böyle bir tablo yaşatmıştır. Eğer Ak Parti 4. yılının ortalarında ya da sonlarına doğru taktiksel bir erken seçim kararı almış olsaydı ezici bir üstünlükle tekrar iş başına gelecekti. Eğer Ak Parti Türkiye’nin milli çıkarlarını ve hassasiyetlerini gözetmeyen bir parti olmuş olsaydı, ülkenin içine düşürüldüğü bir kriz ortamını kullanarak çok daha büyük bir çoğunluk ile tekrar iş başına gelirdi. Ancak Ak Parti her zaman için Türkiye’nin milli ve manevi çıkarlarını, ulusal ve küresel hassasiyetlerini en büyük öncelik olarak tanımlamış ve buna göre hareket etmiştir. Özellikle belirtmek isterim ki, Ak Parti’nin seçim sürecine girmiş bir Türkiye’de bile makro ekonomik politikaları bir takım seçim oyunlarına feda etmemiş, milli iradenin dışına asla çıkmayarak oy kaybı yaşama riskini göze almıştır. Ak Parti’yi seçim kararı almak zorunda bırakarak umut yeşerten muhalefet partileri şimdi büyük bir hırs, kin ve intikam duygusu ile seçim meydanlarına indi. Hepsinin seçim stratejileri Ak Parti’yi yıpratmak üzerine kurulu ve bunu yaparken de tamamen gerçek dışı ve yanıltıcı söylemler seçerek Türk milletinin kafasını karıştırmayı hedefliyor. Oysa ki Türk milleti her şeyin farkında olarak sandığa gidecek.

Bugün seçim meydanlarında mazotun fiyatını düşürenler Türkiye’de borsayı ve ekonomiyi manüpülasyon yaparak haksız kazanç elde edenler değil mi? Bankalar kurarak milletimizin cebindeki paraya göz dikenler değil mi?

Bugün ÖSS’yi kaldıracağız diyerek gençlerimizin umutlarına ipotek koymaya çalışanlar, inancı için başını örterek bir dini vecibeyi yerine getirmekten başka hiçbir amacı olmayan gencecik kızlarımızı eğitim yuvalarından polis zoruyla dışarıya atanlar değil mi? Bu gençlerimizi eğiterek topluma ve ülkeye yararlı bir birey haline getirmek yerine onları sokağa atarak sistemin dışına iten ve düşman haline getirenler değil mi?

Bugün dokunulmazlığı kaldıracağız diyerek milletimizi aldatmaya çalışanlar, on yıllardır Türk siyasetinin içerisinde olup ta, dokunulmazlık kalkanı altında keyfe keder bu ülkeyi krizlerden krizlere sürükleyenler değil mi? Onlar değil mi, on yıllardır bu ülkenin en önemli makamlarını işgal ederek dokunulmazlığı keyiflerine ve rahatlarına göre kullananlar? Dün kendilerine dokundurmayanlar, şimdi hangi yüzle yüce milletimizi istismara soyunuyorlar?

Kimisi türban sorununu çözüyor, sanki bu ülkede türban sorununu (!) çıkartanlar kendileri değilmiş gibi..

Ben özellikle tarafsız ve ilkeli kurumların gerçekleştirdiği anketleri takip ediyorum. Sevgili dostlar, Ak Parti hak ettiği şekilde yeniden tek başına iktidar olmak için gün sayıyor. Bu seçim milletimizin Ak Parti’ye taç takma seçimi olacaktır. Ak Parti’nin iktidar olması ile birlikte ülkenin iflas etmiş olan bütün sistemleri reformsal uygulamalar ile düzeltilmiştir. Ak Parti Türk milletinin en kötü günlerini yaşadığı bir dönemde iş başına gelmiş, ve 4,5 yıl gibi kısa bir sürede üstelik on yıllarca geriye düşürülmüş bir ülkeyi yeniden güçlü ve hedeflerine yürüyen bir ülke haline getirmiştir.

Gölge etmeyin..

Bugün gelinen noktada bir önceki koalisyon döneminin kara tablolarından eser kalmamıştır. Ak Parti Türkiye’de kirlenen ve yozlaşan siyasi sisteme de son vermiştir. Yandaş siyaseti bitmiş, hizmet devri başlamıştır. İddia ediyorum. Ak Parti’nin 4,5 yıllık iktidarı dönemini inceleyen her vicdan sahibi Ak Parti’nin başarısını ve bu ülkeye olan inancını kabul etmek durumunda kalacaktır. Ak Parti 2002 Seçimleri öncesi verdiği sözlerin çok önemli bir kısmını yerine getirmiştir. Eğer ilgili ilgisiz bir sürü kişi, kurum ve organizasyon bırakın destek vermeyi, köstek olmasalardı, hileler, yalanlar ve iftiralar ile engel olmasalardı ülkemiz bugün bulunduğu konumdan çok daha iyi durumda olacaktı. İnşallah, 22 Temmuz seçimleri bu köstekcilere ve köstekci destekcilerine de iyi bir cevap olacaktır. İyi bir hafta dileğiyle.