|
Seçim süreci büyük bir
hızla ilerliyor.
Türkiye’nin en
istikrarlı yürütme
dönemini binbir oyunla
ve hırsla bozmaya
çalışan ve bunda da
kısmi olarak başarılı
olan muhalefet ve çevre
kuvvetlerinin zorladığı
erken seçim yaz dönemine
denk geldi. Aşırı
sıcakların şimdiden
kendini gösterdiği zorlu
bir yaz mevsiminin tam
ortasına denk gelen
seçimler
vatandaşlarımızı
sıkıntıya soktu. Bu bile
muhalefetin ve çevre
kuvvetlerinin
milletimize yaşattığı
bir eziyet olarak
tarihteki yerini
alacaktır. Krizlerle ve
karışık ortamlarla
beslenmeye ve yaşamaya
alışmış olan muhalefet
organizasyonları
ülkemizin Ak Parti ile
yakaladığı istikrar
ortamında yaşayamaz hale
gelmiş ve son
çırpınışlarını ortaya
koymuştur.
22 Temmuz’da Ak
Parti’nin başarısı
tescillenecek
Genel seçimler ile
ilgili olarak artık
hemen hemen her yerde
anketler yapılıyor.
Yapılan anketlerin bir
çoğu tarafsız olmaktan
uzak olduğu için kabul
görmüyor. Güncel ve
tarafsız yapılan hemen
hemen tüm anketlerin
ortaya koyduğu sonuç ise
çelişkisiz ve net olarak
Ak Parti’nin bu ülkenin
tam merkezindeki parti
olduğunu gösteriyor.
Bugüne kadar Türkiye’de
hiçbir zaman görev
süresini tamamlayan
hükümet olmadı. Ak Parti
Türkiye’ye böyle bir
tablo yaşatmıştır. Eğer
Ak Parti 4. yılının
ortalarında ya da
sonlarına doğru
taktiksel bir erken
seçim kararı almış
olsaydı ezici bir
üstünlükle tekrar iş
başına gelecekti. Eğer
Ak Parti Türkiye’nin
milli çıkarlarını ve
hassasiyetlerini
gözetmeyen bir parti
olmuş olsaydı, ülkenin
içine düşürüldüğü bir
kriz ortamını kullanarak
çok daha büyük bir
çoğunluk ile tekrar iş
başına gelirdi. Ancak Ak
Parti her zaman için
Türkiye’nin milli ve
manevi çıkarlarını,
ulusal ve küresel
hassasiyetlerini en
büyük öncelik olarak
tanımlamış ve buna göre
hareket etmiştir.
Özellikle belirtmek
isterim ki, Ak Parti’nin
seçim sürecine girmiş
bir Türkiye’de bile
makro ekonomik
politikaları bir takım
seçim oyunlarına feda
etmemiş, milli iradenin
dışına asla çıkmayarak
oy kaybı yaşama riskini
göze almıştır. Ak
Parti’yi seçim kararı
almak zorunda bırakarak
umut yeşerten muhalefet
partileri şimdi büyük
bir hırs, kin ve intikam
duygusu ile seçim
meydanlarına indi.
Hepsinin seçim
stratejileri Ak Parti’yi
yıpratmak üzerine kurulu
ve bunu yaparken de
tamamen gerçek dışı ve
yanıltıcı söylemler
seçerek Türk milletinin
kafasını karıştırmayı
hedefliyor. Oysa ki Türk
milleti her şeyin
farkında olarak sandığa
gidecek.
Bugün seçim
meydanlarında mazotun
fiyatını düşürenler
Türkiye’de borsayı ve
ekonomiyi manüpülasyon
yaparak haksız kazanç
elde edenler değil mi?
Bankalar kurarak
milletimizin cebindeki
paraya göz dikenler
değil mi?
Bugün ÖSS’yi
kaldıracağız diyerek
gençlerimizin umutlarına
ipotek koymaya
çalışanlar, inancı için
başını örterek bir dini
vecibeyi yerine
getirmekten başka hiçbir
amacı olmayan gencecik
kızlarımızı eğitim
yuvalarından polis
zoruyla dışarıya atanlar
değil mi? Bu
gençlerimizi eğiterek
topluma ve ülkeye
yararlı bir birey haline
getirmek yerine onları
sokağa atarak sistemin
dışına iten ve düşman
haline getirenler değil
mi?
Bugün dokunulmazlığı
kaldıracağız diyerek
milletimizi aldatmaya
çalışanlar, on yıllardır
Türk siyasetinin
içerisinde olup ta,
dokunulmazlık kalkanı
altında keyfe keder bu
ülkeyi krizlerden
krizlere sürükleyenler
değil mi? Onlar değil
mi, on yıllardır bu
ülkenin en önemli
makamlarını işgal ederek
dokunulmazlığı
keyiflerine ve
rahatlarına göre
kullananlar? Dün
kendilerine
dokundurmayanlar, şimdi
hangi yüzle yüce
milletimizi istismara
soyunuyorlar?
Kimisi türban sorununu
çözüyor, sanki bu ülkede
türban sorununu (!)
çıkartanlar kendileri
değilmiş gibi..
Ben özellikle tarafsız
ve ilkeli kurumların
gerçekleştirdiği
anketleri takip
ediyorum. Sevgili
dostlar, Ak Parti hak
ettiği şekilde yeniden
tek başına iktidar olmak
için gün sayıyor. Bu
seçim milletimizin Ak
Parti’ye taç takma
seçimi olacaktır. Ak
Parti’nin iktidar olması
ile birlikte ülkenin
iflas etmiş olan bütün
sistemleri reformsal
uygulamalar ile
düzeltilmiştir. Ak Parti
Türk milletinin en kötü
günlerini yaşadığı bir
dönemde iş başına
gelmiş, ve 4,5 yıl gibi
kısa bir sürede üstelik
on yıllarca geriye
düşürülmüş bir ülkeyi
yeniden güçlü ve
hedeflerine yürüyen bir
ülke haline getirmiştir.
Gölge etmeyin..
Bugün gelinen noktada
bir önceki koalisyon
döneminin kara
tablolarından eser
kalmamıştır. Ak Parti
Türkiye’de kirlenen ve
yozlaşan siyasi sisteme
de son vermiştir. Yandaş
siyaseti bitmiş, hizmet
devri başlamıştır. İddia
ediyorum. Ak Parti’nin
4,5 yıllık iktidarı
dönemini inceleyen her
vicdan sahibi Ak
Parti’nin başarısını ve
bu ülkeye olan inancını
kabul etmek durumunda
kalacaktır. Ak Parti
2002 Seçimleri öncesi
verdiği sözlerin çok
önemli bir kısmını
yerine getirmiştir. Eğer
ilgili ilgisiz bir sürü
kişi, kurum ve
organizasyon bırakın
destek vermeyi, köstek
olmasalardı, hileler,
yalanlar ve iftiralar
ile engel olmasalardı
ülkemiz bugün bulunduğu
konumdan çok daha iyi
durumda olacaktı.
İnşallah, 22 Temmuz
seçimleri bu
köstekcilere ve köstekci
destekcilerine de iyi
bir cevap olacaktır. İyi
bir hafta dileğiyle. |