İstanbul'u Yönetenler

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 24/07/2006 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
İstanbul’da müthiş bir çalışma var. Kentin her tarafında bu çalışmaları görüyorsunuz. İstanbul’un trafik sorunu için başlatılan müthiş bir çalışma var. İstanbul’un denizi için başlatılan çok önemli projeler var. İstanbul’da artık eskisi gibi gelişigüzel değil her şey. Kentimizdeki yaşam kalitesi giderek artıyor. Marmara’da artık yunus balıkları ile birlikte deniz yolculuğu yapıyor ve hatta sahilde yürürken yunus balıklarının dansını seyredebiliyorsunuz. İstanbul’daki tüm eğitim yuvaları tertemiz boyandı. Hemen hemen spor salonu olmayan okulumuz kalmadı. İstanbul’un caddeleri ve sokakları değnekçi olarak tabir edilen otopark mafyalarından arındırıldı.
Gelişen şehir
İstanbul’un bu yeni yüzü ile ilgili söylenecek o kadar çok şey var ki. Yılların kirlenmişliği ve birikimi olan sorunlar bir bir çözüme kavuşuyor. İstanbul’un trafikten sonra en büyük ve önemli sorunu hale gelen kaçak yapılaşma konusunda önemli adımlar atılıyor. Yapılan gecekondu ve kaçak binalar yıkılıyor ancak eskisi gibi kavgalarla, taş ve sopalarla değil. Bunun son örneğini geçtiğimiz Çarşamba günü Üsküdar’da yaşadık. Üsküdar Nato yolunda yapılan gecekondularda yaşayan vatandaşlar yaşadıkları bu kaçak yapıları davullar ve zurnalar eşliğinde halay çekerek yıkılmak üzere terk etti. Çünki İstanbul Büyükşehir Belediyesi buradaki gecekondu sahipleri ile anlaşarak hepsine Alibeyköy Sosyal Konutlarında ev verdi. Ve yine bu vatandaşlarımızın tüm eşyalarının taşınmasını da üstlendi. Hal böyle olunca yıkım zabıta, polis ve panzer eşliğinde değil davul ve zurna eşliğinde halay çekilerek yapıldı. İstanbul’luların günlük yaşamlarına güzellik ve değer katacak bir diğer organizasyon ise sahilleri işgal altına alan çay bahçelerinin ve kaçak tesislerin yıkılmasıydı. Tuzla’dan Florya’ya kadar olan sahil kesimindeki tüm engelleri ortadan kaldıran ve kentin sahillerini vatandaşların yaşam alanı haline getiren yıkımlar tamamlandı. Tüm sahil şeridi ferah ve nefes alınabilecek yaşam alanlarına dönüştürüldü. Ve yine geçtiğimiz hafta içerisinde İstanbul’un sahil kesiminde hizmet vermek üzere 6 adet mobil büfe hizmete konuldu. Bu mobil büfeler son derece modern bir şekilde dizayn edilerek İstanbul’lulara kaliteli ve hijyenik yiyeceklerin ucuz bir şekilde sunulması için hayata geçirildi. Olası bir afet durumunda yine önemli işlev sağlayacak bu mobil büfelerin yakın bir gelecekte stadlar ve piknik alanları gibi bir çok noktada hizmete geçirilmesi planlanıyor. Bu başarı dolu sürecin en önemli kahramanlarından biri de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mesut Pektaş’tır. Mesut Pektaş Genel Sekreterlik görevini devraldığı günden beri şehrin her tarafında bu değişim fark edilmektedir. Mesut Pektaş’ın belediyecilik ve yerel yönetim noktasındaki önemli birikimi ve dinamizmi az önce yukarıda bahsettiğimiz o büyük hamlenin ateşleyicisi olmuştur. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Ekonomi - İstatistik Bölümü'nden mezun olan Pektaş, eğitimini ABD’de Boston’da Northheastern Üniversitesi'nde para, bankacılık ve finans alanında yüksek lisans yaparak tamalamıştır. Özel sektörde ve değişik kamu kurumlarında hizmet veren Pektaş, Hazine Genel Sekreterliği’nde çalıştı ve Maliye Bakanlığı’nda Başmüfettişlik görevinde bulundu. Başarılarla dolu iş yaşamı onu 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mali İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığı görevine taşıdı. Afetler şehri İstanbul’da kurulanAfet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Başkanlığını da üstlenen Mesut Pektaş bu kurumun kısa sürede teşkilatlanmasını ve İstanbul için hazır hale gelmesini sağlamıştır. Bugün AKOM gerçekten kendi alanında sayılı merkezlerden biri haline gelmiştir. Yerel yönetimlerde sergilediği bu başarılı performans Mesut Pektaş’ı bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliğine taşıdı. Mesut Pektaş’ın geldiği nokta ile birlikte İstanbul’un geldiği nokta da ortada. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sn. Kadir Topbaş’ın ne kadar doğru bir tercih yaptığı ortada. Mesut Pektaş Sn. Kadir Topbaş’ın da yüzünü ağartmıştır.
İstanbul’u geziyorum, yollarım açık
Artık İstanbul ile ilgili kahır dolu cümleler kurma zamanları geride kaldı. İstanbul’un havası temiz. Suyu temiz. Denizi temiz. Yeşil alanları hızla artıyor. Çarpık yapılaşmanın önüne geçiliyor. Geçmişe dönük yıkımlar sürüyor. Yeni yapılacak yapıların hepsi kentsel tasarım projeleri çerçevesinde yapılandırılıyor. Okullarımız tertemiz. Çocuklarımız artık okul bahçelerinde değil kapalı spor salonlarında beden eğitimlerini alıyor. İnşallah kısa zamanda trafik için başlatılan hamleler sona erecek. Ve biz İstanbul’lular akan trafikte İstanbul’u dolaşmanın keyfini yaşayacağız. İyi bir hafta dileğiyle.