Yönetilen Değil, Yöneten Lider Ülke

![]() |
|
Bu yazı Barış
Boyacı'nın 09/04/2007 tarihli Kent Yasam Gazetesindeki Barışa Doğru köşesinden
alınmıştır.
|
![]() |
İran ve İngiltere arasındaki rehine krizi geçtiğimiz hafta olaysız bir şekilde sonuçlandı. İran’ın esir aldığı 15 İngiliz askerini serbest bırakmasıyla kriz sona erdi. Ortadoğu zaten içinde onlarca sıkıntıyı barındıran bir coğrafya olması nedeniyle bu krizi tüm bölge ülkelerini endişelendirdi. İngiliz askerlerinin 13 gün süren esaret dönemi tüm Dünya’nın gündemini oluşturdu. Taraflar arasında kimi zaman kızışan kimi zaman ise tüm Dünya’yı endişelendiren diyaloglar arasında izleri ilgilendiren önemli konu başlıkları vardı.
İçeri ile Dışarı Arasındaki Fark
Ülkemiz haftalardır gereksiz bir Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmasının içerisine sokuldu. Taraflı tarafsız herkes bu işin içine çekilmeye çalışılıyor. Geçtiğimiz günlerde beklenen oldu(!). Ve meşhur YÖK toplantısını yaparak bu konuyla ilgili önemli tespitlerde bulundu. Ve bunu medya aracılığı ile kamuoyuyla paylaştılar. Tanıdık, bildik ve tahminlerin dışına taşmayan bu açıklamalar zaten gereksiz olan gündemin içinde eriyip gitti. Ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Sn. Deniz Baykal artık kendi partisinin mensuplarını bile bıktıran bir tavır içine girdi. Çankaya’nın tek mirascısı olarak kendini gören Sn. Baykal “Çıkartmam arkadaş” diyerek Türk siyaset tarihine yeni bir slogan armağan etti. Atatürkcü Düşünce Dernegi önderliğinde öğrencilerinde içine çekilmek istendiği bir Cumhurbaşkanlığı mitingi (!) düzenleneceğini öğrendik. Ve nihayet Demokratik Sol Parti’de Ankarada “Oraya Gidemezsin” (!) mitingi düzenleyeceğini duyurdu. Anavatan Partisi Genel Başkanı Sn. Erkan Mumcu’da geçtiğimiz günlerde bir kitapta yayınlanarak medyaya düşen “Rahmetli Turgut Özal, o zamanlar Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olarak görev yapan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ı Özel Kalem Müdürü yapmak istiyordu” açıklamasını okumuş. Ve bunun üzerine şu talihsiz açıklamayı yapmak zafiyetinde bulunmuş. Mumcu’ya göre, Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan, Rahmetli Turgut Özal ile alaka kurup kendisine meşruiyet aramaya çalışıyormuş. Bir yazarın kitabında bahsettiği bu konuyu Başbakanımız ile ilintilendirmek nasıl bir hezeyanın ürünüdür anlayabilmek çok zor.
İşte çok kısa bir şekilde özetlemeye çalıştığımız geçtiğimiz günlerde Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan ülkemizinde bulunduğu Ortadoğu’da önemli ve aktif bir rol daha oynadı. İran ve İngiltere arasındaki krizin çözülmesi için önemli adımlar atan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan krizin aktif çözümünün önemli kahramanlarından biridir. Krizin çözülmesinin ardından İngiliz basınında yer alan haberlerde “Ankaraya teşekkür borçluyuz” başlıkları vardı. İran ile olayın başından beri sürekli temas halinde olan Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasında adeta bir köprü olmuştur. Ve bu olayın çözümünün herkesin istediği şekilde olması için ortaya koyduğu çabalar sonuçsuz kalmamıştır. Bu arada Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik vasfının ülkemizin sınırlarının çok daha ötesine geçtiğide ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin dış politikada adeta yok olmuş olan temsil gücünün bugün Ak Parti iktidarı ile geldiği durum da ortada. Dün Amerika Birleşik Devletleri Başkanı önünde titreyerek oturan Başbakan fotoğrafı hepimizin hafızalarından çıkmıyor. Ve dünde kalan bu kötü fotoğraf bugünkü temsil gücümüzün önemini anlatmaya yetiyor.
Ak Parti’nin 4,5 yıla dayanan iktidarında dış eksenli çok önemli sorunlar yaşadık. Ancak yaşanan tüm bu sorunlarda Ak Parti’nin ortaya koymuş olduğu akıllı ve dirayetli dış politikalar ile başarılı bir kriz yönetimi oluşturuldu. Ülkemiz içine düştüğü bir çok sıkıntılı durumdan kazasız, belasız çıkmayı başardı.
Lider Ülke Hedefine Yakınız
Türkiye’nin Ak Parti iktidarı ile ortaya koyduğu gelişme sürecini daha onceki yazılarımızda uzun uzun yazdık. Ak Parti ile yakaladığı istikrarlı gelişme süreci Türkiye’yi Ortadoğu’nun en önemli ülkelerinden biri haline getirmiştir. Ülkemiz Ak Parti ile “Bölgesinde yönetilen değil, yöneten lider ülke olma” hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Ak Parti’nin bu başarılarını hazmedemeyenler on yılların sorunlarının faturasını Ak Parti iktidarına kesme gayretine girse de kervan yürüyecek. İyi bir hafta dileğiyle.